<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779</id><updated>2012-01-18T02:33:19.467+02:00</updated><category term='Daum'/><category term='Pellegrini'/><category term='Mario Balotelli'/><category term='ŞL'/><category term='Kültür-Sanat'/><category term='Ramos'/><category term='Daniel Güiza'/><category term='Türk Teknik Direktörler'/><category term='Mourinho'/><category term='Zico'/><category term='Fotomaç'/><category term='Miralem Pjanic'/><category term='Deutschland'/><category term='La Liga'/><category term='Arda Turan'/><category term='Aziz Yıldırım'/><category term='Necip Uysal'/><category term='Bank Asya 1.Lig'/><category term='Fair Play'/><category term='Beşiktaş'/><category term='Bursaspor'/><category term='Galatasaray'/><category term='Deniz Barış'/><category term='Genç Yıldız Futbolcular'/><category term='Respect'/><category term='Mesut Özil'/><category term='Fenerbahçe'/><category term='Türkiye'/><category term='FM'/><category term='AC Milan'/><category term='MHK'/><category term='Real Madrid'/><category term='Bucaspor'/><category term='Selçuk Şahin'/><category term='Röportaj'/><category term='Transfer'/><category term='Cüneyt Çakır'/><category term='Fotogol'/><category term='TSL'/><category term='Ertuğrul Sağlam'/><category term='Turkcell Süper Lig'/><category term='Inter'/><category term='İzmir'/><category term='Serie A'/><category term='Özhan Canaydın'/><category term='Milliyetçilik'/><category term='Büyük Derbi'/><category term='Olympique Lyonnais'/><category term='Dünya Kupası'/><title type='text'>BASIN TRiBÜNÜ</title><subtitle type='html'>EŞIT AĞIRLIKLI SPOR YAZILARI</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>47</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-1228007444364305803</id><published>2010-10-19T06:17:00.003+03:00</published><updated>2010-10-19T06:28:55.565+03:00</updated><title type='text'>Köprüden Karşıya Geçenler #4</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TL0QAv3eZ4I/AAAAAAAAAW0/mXrC2G4aUps/s1600/224020090614085641726.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 243px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TL0QAv3eZ4I/AAAAAAAAAW0/mXrC2G4aUps/s320/224020090614085641726.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5529593522516027266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasan Vezir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'nin 3-0'dan 4-3 kazandığı unutulmaz Galatasaray maçının kahramanı,aynı senenin sonunda kiralık sözleşmesi bitince Galatasaray'ın yolunu tuttu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-1228007444364305803?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/1228007444364305803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=1228007444364305803&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/1228007444364305803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/1228007444364305803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/10/kopruden-karsya-gecenler-4.html' title='Köprüden Karşıya Geçenler #4'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TL0QAv3eZ4I/AAAAAAAAAW0/mXrC2G4aUps/s72-c/224020090614085641726.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6842074430478740672</id><published>2010-10-09T14:03:00.010+03:00</published><updated>2010-10-09T17:23:19.673+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mesut Özil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür-Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Milliyetçilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deutschland'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Mesut'u Nasıl Kaybettik?</title><content type='html'>Maç ve maçlarla ilgili yazıları maçtan bir gün sonra yazmayı daha çok seviyorum.Nereden bakarsanız bakın,hangi tarafı tutarsanız tutun veya takım tutmayın; maçın harareti hislerinizi ve mantığınızı çok etkiliyor.Dün akşam bunu bir kez daha deneyimledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman söylerim,ülkemizin ''başarı'' kriteri ve vizyonu,yarışmakta olduğu diğer Avrupa ülkelerinden çok farklı.Bizim için başarı sadece Avrupa Şampiyonasında,Dünya Kupası'nda ve benzeri turnuvalarda galibiyetler almak.Oysa bence şunu bilmeliyiz ki,bu turnuvalar eleme gruplarından başlar.Takımlarımız eleme maçlarında o kadar pervasız oynuyor ki,günden güne başarı elde etmemiz zorlaşıyor.Dolayısıyla bir Avrupa Şampiyonası'na ''katılma hakkı'' kazanınca bile çılgın gibi seviniyoruz.Bunun değişmesi lazım artık.Eğer kendinizi İngiltere,Fransa ve Almanya gibi ülkelerle denk göüyorsanız bunu aşmalısınız.Başarı kriteri değişmeli.Buradan başta Mesut Özil'i tercihini irdeleyerek gurbetçi oyuncuların tercihine değinmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TLBby-XL9rI/AAAAAAAAAWc/1S0NjvqtmkA/s1600/32106432.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 243px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TLBby-XL9rI/AAAAAAAAAWc/1S0NjvqtmkA/s320/32106432.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526017674075436722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aslında hepimiz biliyoruz ki Mesut'un tercihini tartışmak hiçbirşeyi değiştirmez,zaten çok da fazla tartışılacağını sanmıyorum artık.Fakat dün akşamki maçtan sonra değinmek istediğim bir konu var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç sırasında top Mesut'un ayağına geldiğinde Almanya'daki gurbetçi Türkler -biraz da maçın heyecanıyla-Mesut'a büyük bir tepki gösterdiler.Bunu çeşitli açılardan ele almalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Özil'in Habitatı&lt;br /&gt;Evet,biraz abartılı bir benzetme oldu ama futbolcuları köle olarak görmekten yeğdir bence.Durum şudur ki;Mesut,Almanya'da doğdu,Almanya'da yetişti.Ana dili belki Türkçe olabilir ama unutmayalım Mesut'un düşünme dili Almanca.Almanya'nın kültürüyle büyüdü,en iyi arkadaşları belki de Alman.Burada da Nuri Şahin'in sözleri giriyor devreye ve diyor ki ''Ben alt gruplarda birlikte olduğum arkadaşlarımla yola devam etmek için Türk Milli takımını seçtim.'' Bence çok doğru bir tespit.Biz daha alt yaş gruplarından beri Millitakım'da olan Hamit ve Halil'e bile uyum sorunu yaşatırken Mesut gibi alt yaş gruplarında Nazionalmannschaft'ı seçen bir ''Alman''ı nasıl aramıza alıp ondan verimli performans bekleyebiliriz ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Mesut'un Kariyer Planlaması&lt;br /&gt;Belki çoğumuz bilmeyiz ama Mesut Özil'in Bundesliga'da yıldız adayı olarak nitelendirilmesi Schalke'de 16-17 yaşında profesyonel takımla maçlara çıkmasına dayanır.Ben bilmiyorum ama daha eskiye de dayanıyor olabilir,ayıntılı olarak Borges Blog'tan öğrenebilirsiniz.Yine Borges diyor ki; ''Mesut'un babası Lincoln Galatasaray'a gittikten sonra Schalke yönetimiyle anlaştı.Ancak Rakitic alınıp,bir de kendisine 10 numaranın verilmesi işleri bozdu.'' Bu cümle de çok kritik.Mesut 16-17 yaşından beri bir kariyer planlaması yapıyor ki bunun içinde Dünya Kupası'nda başarı elde etmek de olabilir.Siz ne yaparsanız yapın başarı vizyonu ''Turnuvalara Katılmak'' olan bir takıma bu kalibrede bir oyuncuyu kazandıramazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Aidiyet&lt;br /&gt;Bu belki ilk maddeyle biraz bağlantılı ama farklı bir faktör bence.Yine Borges'te okuduğum bir yazıdan yola çıkarak yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TLBcGrUvlII/AAAAAAAAAWk/fIEfqp5KmXI/s1600/l3e869c205fd59838fc720ajn5.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TLBcGrUvlII/AAAAAAAAAWk/fIEfqp5KmXI/s320/l3e869c205fd59838fc720ajn5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526018012562297986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Almanya'ya göç eden ilk Türk işçiler Alman halkından soyutlanmış bir şekilde gettolarda yaşayan,Almanlar'ın yapmak istemediği işleri yapan,onların dilinden anlamayan,kendini de onlara anlatamayan,tamamen Almanya'nın üst ve orta sınıf şişkinliği nedeniyle ihtiyaç duyulan alt tabakayı şişkinleştirmek amaçlı Almanya'da yaşayan insanlardı.Yıllar geçtikçe ve nesiller değiştikçe bu algı ve olgu değişti.Bugün Almanya'nın siyasi partilerinde başkanlık yapan,parlemontada Alman vatandaşlarını temsil eden Türkler var.Yine Almanya'nın en iyi hiphop sanatçılarından birkaçı Türk asıllı.Fatih Akın bugün Avrupa'nın en iyi yönetmenlerinden biri olarak nitelendiriliyor ve filmleri Alman yapımı.Yani bu insanlar artık bir ''Alamancı'' değil ''Alman''.Biz ülkemizdeki Ermeni asıllı,Kürt asıllı,Yahudi asıllı vatandaşlarımıza çok farklı muamele yaptığımızdan bunu anlamamız zor ama Alman Devleti ve halkı bunu başarmışlar.Yani hep diyorlar ya ''Deutschland Deutschland über alles'' diye,Almanya artık tabir-i caizse ''über nazions'',yani ırklar üstü,milletler üstü.Bunun getirisi olarak da azınlıklardan siyaset,kültür,sanat,spor gibi alanlarda tam verim alıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TLBcVklWITI/AAAAAAAAAWs/MTRECNXBnaw/s1600/fatih-akin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 260px; height: 270px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TLBcVklWITI/AAAAAAAAAWs/MTRECNXBnaw/s320/fatih-akin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526018268450922802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son olarak ''Mesut'u nasıl keybettik?''derseniz size tek bir cevabım olur;bizim Mesut Özil'imiz olmadı ki hiç kaybedelim.Ortada sadece bir ''Özil'' vardı ve biz sadece spor değil siyaset alanında da doğru bir politika izlemediğimiz için onu ''kazanamadık''.Dediğim gibi,Türkiye'de ırkçı-faşist algı ve uygulamalar devam ettikçe Mesut'u neden kazanamadığımızı anlamayacağız,ancak belki anlarsak,bilin ki Mesut Özil'lerimiz,Ömer Toprak'larımız değil Etvart'larımız,Etyen'lerimiz,Aleks'lerimiz,Haim'lerimiz olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TLBbewljjlI/AAAAAAAAAWU/jkWb8QdsSIw/s1600/deutschland-suedafrika-system-514.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 185px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TLBbewljjlI/AAAAAAAAAWU/jkWb8QdsSIw/s320/deutschland-suedafrika-system-514.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526017326780223058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi günler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6842074430478740672?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6842074430478740672/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6842074430478740672&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6842074430478740672'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6842074430478740672'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/10/mesutu-nasl-kaybettik.html' title='Mesut&apos;u Nasıl Kaybettik?'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TLBby-XL9rI/AAAAAAAAAWc/1S0NjvqtmkA/s72-c/32106432.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-4081632213023209775</id><published>2010-08-06T02:08:00.007+03:00</published><updated>2010-10-09T17:25:39.609+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Necip Uysal'/><title type='text'>Farklı Bir Zihniyet, Farklı Bir Futbolcu</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-IjTKVh4cr4/TFPdqishKuI/AAAAAAAACnQ/Zd4RlMm9cf0/s1600/necip_project.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 343px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-IjTKVh4cr4/TFPdqishKuI/AAAAAAAACnQ/Zd4RlMm9cf0/s1600/necip_project.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hayır hayır bu başlıktan sonra quaresma ile başlamayacağım. Büyük takımlarda şans verilmiş, farklı yetenekleri olan quaresma değil, bu oyuncumuz beşiktaş'ın altyapısından çıkan daha henüz 19 yaşında temiz yüzlü necip uysal. onu farklı yapan özelliği ise diğer altyapıdan çıkan oyunculara nazaran (pek çıkmasa da) ne adam eksiltebilme özelliği, ne fiziği, ne de golcülüğü. onu farklı yapan özellik bir hamle önceden oyunu görebilmesi,kısacası futbol zekası. bir türk oyuncuyla kıyaslamak gerekirse valencia gibi büyük bir takıma transfer olan mehmet topal buna en güzel örnektir. mehmet topal top ayağına geldiği zaman kafasını kaldıran, top ayağındayken düşünen bir futbolcudur ki bu yüzden de defanstan çıkarken bir çok top kaybına neden olmaktadır. zaten türk futbolunun kanayan yarası da defanstan oyunu yönlendirememek, defansla orta saha arasındaki bağlantıyı kuramamak değil midir? o yüzden aurelio türk futbolu için önemli bir oyuncu olmamış mıdır? işte bu açıkları kapatacak ve üstüne her gün yeni bir şeyler ekleyen bir adam necip uysal. kendini geliştirdiğini görmek içinse geçen sene çektiği şutlara ve bu sene viktoria plzen maçında çektiği şutlar arasındaki farkı incelemek yeterlidir. bu saatden sonra kendini daha çok geliştirecektir ki ona çok şey kazandıracak olan bir yanında guti bir yanında ernst vardır. -ve resimlerden de gördüğümüz gibi yanlarından ayrılmamaktadır-  kanayan yaramıza çare olarak gümbür gümbür geliyor necip uysal. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://resim.haber1903.com/Galeri/bjk_viktoriaplzen_uefa_sevinc_1_05082010.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 600px; height: 474px;" src="http://resim.haber1903.com/Galeri/bjk_viktoriaplzen_uefa_sevinc_1_05082010.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Maça gelecek olursak...Öncelikle kırmızı karta kadar takımın üstünde büyük bir stres vardı. sadece takımda değil,o stres tribünlerde bile hakimdi. normale nazaran çok daha sessiz bir seyirci vardı. bu stresteki en büyük etken ise tabiki daha şimdiden büyük hedefler konulmuş olması. pek alışık olmadığımız şekilde bobo'nun yaptığı pres sonrası kazandırdığı kırmızı kart ise beşiktaş'ımıza güvenini biraz olsun geri getirdi. o zamana kadar aldığı topları ezen, ezdiği toplara gidip kazanıp tekrardan ezen bir quaresma olmasına rağmen akıl dolu trivelası ile beşiktaş ve tribünler şahlandı. arkasından ise yine quaresma'nın müthiş ortası ve delgado'nun golü ile iyice rahatlayan beşiktaş, holosko'nun golüyle 3. golü bularak adını 4. tura yazdırdı. sezon başı olması nedeniyle oyuncuları bir iki cümle ile değerlendirecek olursak;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;hakan arıkan&lt;/em&gt;: kendine olan güvenini iyiden iyiye arttırdı, rüştü'ye formayı bırakmayacak gibi duruyor.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;erhan güven&lt;/em&gt;: ne savunması çok iyi ne hücumu. elinden geleni yapıyor ama beşiktaş'ın futbolcusu değil. ekrem ileriki zamanlarda düşünülebilir.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;zapotocny&lt;/em&gt;: schuster'in sistemine en uygun yabancı stoper eldeki. ancak bir şekilde beşiktaş taraftarına kendini affettirmeli, bursa maçındaki gol sevincini unutturmalı.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;ibrahim toraman&lt;/em&gt;: bildiğimiz gibi, yine her zamanki kalitesinde. 3 haftalık sakatlığı, formunu düşürmezse ilk 11'deki yeri yabancı sayılarını da düşünürsek garanti.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;ibrahim üzülmez&lt;/em&gt;: koştu, savaştı, ileriye yardım etti. ancak arkasına çok adam kaçırdı. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;fabian ernst&lt;/em&gt;: maçta yine ayak basmadık yer bırakmadı. geçen sezona nazaran daha iyi pas dağıtımı yaptı. lakin üzerine bu sistemde çok yük biniyor, ilerleyen haftalarda form düşüklüğü yaşaması kuvvetle muhtemel.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;necip uysal&lt;/em&gt;: söylenecek tek şey; aferin çocuk, aferin !&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;delgado&lt;/em&gt;: takımın dikine oynayan sayılı oyuncularından ancak maçın başlarında çok sayıda basit pas hatası yaptı (klasik hastalığı). dikine oynaması onu ön plana çıkartırken, pas hataları ise onu gönderilecekler listesinde ön sıralara taşıyor.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;holosko&lt;/em&gt;: maç boyunca saha da gezdi durdu. schuster'in onu seçmesindeki en büyük neden pres yapmasıydı bu maç için. golü ise alkışlanmaya değerdi. (bilen bilir barcelona'dayken eto'o'nun panathinakios'a atığı golün çok benzeriydi)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;quaresma&lt;/em&gt;: üzerindeki gol atamama stresini bu maçla birlikte atmış oldu. o stres yüzünden maçın başlarında topu rahatça çekip vurabileceği pozisyonda, doğrudan şutu denedi ve top kornere çıktı. onun haricinde spikerin de dediği gibi ''bir gol attı, bir asist yaptı, bir adam attırdı.'' daha ne yapsın ki?&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;bobo&lt;/em&gt;: her sezonki gibi sene başı formsuzluğu yaşıyor. ilerleyen haftalarda eski formuna kavuşacaktır. aldırdığı kırmızı kart ise tek yararlı hareketiydi.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p&gt;oyuna sonradan giren nihat, ferrari ve tabata hakkında da kısa birşeyler söylemek gerekirse...nihat yine gol sevdası peşinde her topa vurma hevesindeydi. ferrari'ye pek iş düşmedi, ''gönderilecek'' söylentilerine rağmen çıkıp,profesyonelce topunu oynadı. tabata ise bu takım için yararlı bir yedek olabilir sadece.&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://resim.haber1903.com/Galeri/bjk_viktoriaplzen_uefa_schuster_1_05082010.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 480px; height: 320px;" src="http://resim.haber1903.com/Galeri/bjk_viktoriaplzen_uefa_schuster_1_05082010.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;son olarak schuster'den söz etmek gerekirse; en önemli şey inatçı, dediğim dedik teknik direktör olmadığını gösterdi. geçen maç tek ön libero ile oynarken takımın aksadığını gördü, direnmedi ve çift ön liberoya geçti. onun haricinde takıma duran top çalıştırmalı ve ofsayt taktiği üzerinde biraz daha çalışmalar yaptırmalı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;sezonun başı olduğu için biraz daha teknik bir analiz oldu. ilerleyen maçlarda gidişata göre daha derin teknik konulara da girebiliriz, daha sevinçli, çoşkulu yazılar da yazabiliriz. hele bir guti'de katılsın da bakalım neler olacak.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-4081632213023209775?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/4081632213023209775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=4081632213023209775&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/4081632213023209775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/4081632213023209775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/08/farkl-bir-zihniyet-farkl-bir-futbolcu.html' title='Farklı Bir Zihniyet, Farklı Bir Futbolcu'/><author><name>Koray Caba</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-IjTKVh4cr4/TFPdqishKuI/AAAAAAAACnQ/Zd4RlMm9cf0/s72-c/necip_project.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6776882154859585063</id><published>2010-07-29T23:45:00.008+03:00</published><updated>2010-10-09T17:25:13.268+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya Kupası'/><title type='text'>Değerlendirme</title><content type='html'>Tamam,kabul uzun zamandır buralarda yoktu hiçbir yazarımız ama sonuç da biz de bu işi profesyonel olarak yapmaya özenmiyoruz.Gazeteci de değiliz,köşe yazarı da.O yüzden,üzerinden bir aydan fazla geçmesine rağmen Dünya Kupası hakkında yazı yazmam caizdir herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şey konuşuldu Dünya Kupası'nda.Magazinsel öğeler de bir hayli fazlaydı ki bu da çok tartışılmasının bir nedeniydi,ancak bizim asıl hoşumuza giden görünenin arkasındaki olaylar yerine bu kez sahada olanlar hakkında bir değerlendirme yapacağım.Hem de ''sakin kafa'' ile.Dünya Kupası'na sahada damgasını vuranlara bir kez daha bakacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevki mevki oyuncuları değerlendirelim önce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kale&lt;br /&gt;Iker Casillas&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIAMsZRtzI/AAAAAAAAASM/rFa9zC1T328/s1600/IkerCasillas_1193764.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIAMsZRtzI/AAAAAAAAASM/rFa9zC1T328/s320/IkerCasillas_1193764.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499458313048405810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünya Kupası'nda tartışmasız en iyi kaleci Iker Casillas'tır bence.İlk maçta İsviçre'ye kaybedilirken tek suçlu olarak ilan edildi;ancak bana göre,belki güleceksiniz ama,oyun sistemlerinde kalecileri çok önemli bir yer tutuyor.Çok fazla pas yaptıklarından dolayı,bazen kale önünde olmalarına rağmen golü bulamıyorlar.İsviçre maçı da ona benziyordu ki tehlike de bu özellklerinden kaynaklandı.Gol atmaları,normal hücum futbolundan daha az olası olduğundan gol yememeleri en garanti puan kazanma olacağından,e İspanya da bu turnuvayı kazandığından,Casillas turnuvanın en iyi kalecisi olmuştur diyebiliriz.Tabi bir de onun dışında Samir Handanovic,Fernando Muslera gibi göze çarpan oyuncuların olduğunu da belirtelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Defans&lt;br /&gt;Gio van Bronckhorst-Diego Lugano-Arne Friedrich-Sergio Ramos&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIBw1GsEQI/AAAAAAAAASc/ROX2QV9snUw/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 290px; height: 174px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIBw1GsEQI/AAAAAAAAASc/ROX2QV9snUw/s320/images.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499460033373278466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIB7Dg0VFI/AAAAAAAAASk/SkSqnrurFPA/s1600/German-FootBaller-Arne-Friedrich.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 162px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIB7Dg0VFI/AAAAAAAAASk/SkSqnrurFPA/s320/German-FootBaller-Arne-Friedrich.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499460209039660114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFICGc_mmzI/AAAAAAAAASs/_BbZbyOakwI/s1600/imagesl.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 231px; height: 218px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFICGc_mmzI/AAAAAAAAASs/_BbZbyOakwI/s320/imagesl.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499460404858231602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFICScxtCQI/AAAAAAAAAS0/98NygLnAhmE/s1600/imagess.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 246px; height: 205px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFICScxtCQI/AAAAAAAAAS0/98NygLnAhmE/s320/imagess.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499460610958362882" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Defansa baktığımızda bütün oyuncuların yarı finale kalan takımlardan oluştuğunu görüyoruz ki burada bence göze en çok çarpan Diego Lugano'dur.Belki soranlar çıkabilir ''Bu adam niye burada?'' diye...Sormayın,soruyorsanız da futbolu yorumlamayın zaten.Yarı finalde Uruguay'ın Robben'den yediği kafa golünü izlerseniz,Lugano'nun burayı hak ettiğini kısa yoldan anlarsınız.İlla uzun yolla anlat derseniz de Uruguay takımının defans istatistiklerine bakmanızı öneririm.Lugano varken yedikleri gol sayısı,ve Lugano'nun olmadığı tek maçta yedikleri gol sayısı çarpıcı.Gio van Bronckhorst'u ise özverisi nedeniyle buraya seçtim.Bu yaşına rağmen oynadığı oyunu görünce,bazen Türkiye'ye R.Carlos'un değil de van Bronckhorst gibi oyuncuların gelmesi gerektiğini anladım.İzlediğim maçlarında hiç oyundan düşmedi,hücuma katkısı yeterliydi.Finalde yedikleri gol de,onun eksikliğini gözler önüne serdi.Arne Friedrich ise bana göre bir Alman stoperden beklenmedik derecede teknikti.Oyunun dengede gittiği maçlarda kritik pozisyonlarda hep önemli işler yaptı.Sergio Ramos'u tartışanı ise Allah çarpar zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta Saha&lt;br /&gt;Alvaro Pereira-Felipe Melo-Bastian Schweinsteiger-Arjen Robben&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFICov28QdI/AAAAAAAAAS8/NSAsLdv3z1k/s1600/66813_330.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 304px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFICov28QdI/AAAAAAAAAS8/NSAsLdv3z1k/s320/66813_330.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499460994037727698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFICucxCHTI/AAAAAAAAATE/K_5fPVdluKA/s1600/imagesf.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 273px; height: 184px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFICucxCHTI/AAAAAAAAATE/K_5fPVdluKA/s320/imagesf.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499461091991887154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIC3Co7T8I/AAAAAAAAATM/rqU7pjmo9mY/s1600/schweinsteiger_kick.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIC3Co7T8I/AAAAAAAAATM/rqU7pjmo9mY/s320/schweinsteiger_kick.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499461239597387714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIC7qW4UaI/AAAAAAAAATU/T1V2tsKsTFw/s1600/imagesr.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 227px; height: 222px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIC7qW4UaI/AAAAAAAAATU/T1V2tsKsTFw/s320/imagesr.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499461318978589090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta sahaya baktığımızda ise yine ilginç isimlerle karşılaşıyoruz.Bunlar Pereira ve bir nebze de olsa Melo.Savunmama Pereira'dan başlayayım.Kendisi bence klasik sol ayaklı bir orta saha oyuncusu.Defans yapıyor,hücum yapıyor.Uurugay'ın skoruna da katkı yaptı ki dediğim gibi,4-4-2 oyun dizilişine en uygun sol kanat oyuncusu bana göre.Felipe Melo'yu seçmemin nedeni ise,''Schweinsteiger'ın yanında Khedira yerine kim olsaydı daha etkili olurdu?'' diye sormadan edemememdir.Melo da oyunu çift yönlü oynayabilenlerden.Hollanda maçına takılmayalım fazla.İki yönlü oyun demişken,Schweinsteiger gibi özverili ve takımına katkı yapmaya çalışan başka birini göremedim bu turnuvada.Robben de yine skor opsiyonu olması nedeniyle orta sahanın sağından bu kadroya dahil oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forvet&lt;br /&gt;Diego Forlan-Luis Suarez&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIDnnmUVeI/AAAAAAAAATc/csGKakiu5G4/s1600/Diego-Forlan-scored-Urugu-006.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 192px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIDnnmUVeI/AAAAAAAAATc/csGKakiu5G4/s320/Diego-Forlan-scored-Urugu-006.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499462074152277474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIDyclZkCI/AAAAAAAAATk/yNGhFF9aGWg/s1600/dunyakupasi-uru_kor-suarez.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 186px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIDyclZkCI/AAAAAAAAATk/yNGhFF9aGWg/s320/dunyakupasi-uru_kor-suarez.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499462260174196770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Diego Forlan da sonradan patlama yapanlardan.Aslında Forlan ilk çıkışını Manchester United transferiyle yapmıştı ancak sonra oradan indi.Dünya kupasında da gördük ki,bir zamanlar tutunamadığı yere yavaş yavaş tekrar çıkıyor,hatta ''hala çıkıyor'' desek de yanlış olmaz,yaşından dolayı.Luis Suarez de ''Hollanda'da ben de atarım o kadar golü...'' diyenlere ne kadar kaliteli bir forvet olduğunu Dünya Kupası'nda gösterdi.Gana maçında elle oynamasını ben fedakarlık olarak değerlendiriyorum.Neticede cezasını çekti,burada tartışmaya gerek yok.David Villa'yı da burada yazabilirdim ama kendisinden bekleneni verdi sadece.Suarez bence farkı orada yarattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa kısa ''en''lere de değinelim.Bana göre turnuvada göze en hoş gelen futbolu Almanya oynadı.Bir çok maçları bahisçi tabiriyle ''üst'' bitti.Tabi burada Şili'nin de hakkını verelim.Tempolu futbolları takdir edildi.En kötü takım ise kendilerinden bir beklentim de olmasına rağmen Kore DHC idi.Portekiz'den yedi gol yemeleri bir yana,elemeleri geçtikten sonra işi kafalarında bitirmiş gibilerdi.Beklentileri aşamayan takım ise İtalya ve İgiltere idi,yine bana göre,çünkü ben Fransa'dan bir çuvallama daha bekliyordum açıkçası.Turnuvanın süpriz takımını ise hiç şüphesiz Uruguay'la birlikte Slovakya'yı sayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak,bence söylenenlerin aksine güzel bir Dünya Kupası yaşadık.Söylediğimiz gibi magazinsel öğelerin bolluğu eğlenceyi daha da arttırdı.Ülkemizde Dünya Kupası'nın beğenilmemesinin nedeni ise nasıl eğlenenileceğini bilmememizdir kaynaklandı bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son olarak,yukarıda saydığımız isimlere ek olarak,turnuvanın en iyi oyuncusu bence Paraguay'dan Larissa Riquelme'ydi.Bu performansı sayesinde Playboy'dan sözleşmeyi de kaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi günler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6776882154859585063?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6776882154859585063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6776882154859585063&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6776882154859585063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6776882154859585063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/07/degerlendirme.html' title='Değerlendirme'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TFIAMsZRtzI/AAAAAAAAASM/rFa9zC1T328/s72-c/IkerCasillas_1193764.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6814767188850686637</id><published>2010-05-30T14:57:00.007+03:00</published><updated>2010-05-30T15:11:51.584+03:00</updated><title type='text'>Twitter'a Sansür</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TAJVUBWIYLI/AAAAAAAAAR0/HHiRoWalyEE/s1600/twitter_logo.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 256px; height: 256px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TAJVUBWIYLI/AAAAAAAAAR0/HHiRoWalyEE/s320/twitter_logo.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477033899282948274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güney Afrika'da düzenlenecek olan 2010 Dünya Kupası'nda,44 yıl sonra ikinci şampiyonluğunu kazanmak isteyen İngiltere'de Fabio Capello işleri gerçekten sıkı tutuyor.İspanya Teknik Direktörü ve ''Yeniköy Kasabı'' Del Bosque'nin futbolculara sosyal paylaşım ağlarını yasaklamasından sonra Capello da kadroya Twitter'da yorum yapmayı ve gazetelere başlık olabilecek cümleler yazmayı yasaklamış,&lt;a href="http://news.bbc.co.uk/sport2/hi/football/world_cup_2010/8706043.stm"&gt;BBC'nin haberine göre...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TAJVZbVl9gI/AAAAAAAAAR8/L2XXngoab38/s1600/Fabio%2BCapello.jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 162px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TAJVZbVl9gI/AAAAAAAAAR8/L2XXngoab38/s320/Fabio%2BCapello.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477033992159360514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Twitter'da daha önce de İngiltere'nin 30 kişilik aday kadrosunda bulunan Darren Bent,Tottenham Başkanı Daniel Levy'e Sunderland'e transferi hakkında ''sataştığı'' için özür dilemek zorunda kalmıştı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6814767188850686637?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6814767188850686637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6814767188850686637&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6814767188850686637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6814767188850686637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/05/twittera-sansur.html' title='Twitter&apos;a Sansür'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TAJVUBWIYLI/AAAAAAAAAR0/HHiRoWalyEE/s72-c/twitter_logo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-7841488467097437722</id><published>2010-05-27T03:53:00.006+03:00</published><updated>2010-05-30T14:57:30.619+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk Teknik Direktörler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ertuğrul Sağlam'/><title type='text'>Yeni Kumandanlar..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TADw5WwmYvI/AAAAAAAAARk/EWqG0OJF974/s1600/ertugrul.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 216px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TADw5WwmYvI/AAAAAAAAARk/EWqG0OJF974/s320/ertugrul.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5476642015035155186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bursasporun şampiyonluğu ile sona eren Turkcell Süperlig nitekim hareketli bir sezonu geride bıraktı. Yeşil Devrim ile sonuçlanan Süperligde sonuç bence herkesi tatmin etti. Çünkü Bursaspor gerçekten şampiyonluğu hakederek almıştır. Kanaatimce Bursa'nın şampiyonluk hikayesi İ.B.B. deplasmanına giden 35bin kişiyle başlamıştır. 18000 kapasiteli bir stadyumun taraftarının deplasmana 35000 kişiyle gitmesi muhteşemdi. Kısacası bu hikaye bir destanla başlamıştır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yeni sezona girmeden ligimiz sanırım daha çekişmeli olacak. Yayın gelirlerinin artması ve Bursa destanı diğer takımları cesaretlendirilecektir. Artık öyle bir zamandan bahsediyoruz ki Gaziantespor Uğur Uçar ve Emre Güngör için Galatasaray'a 4.5milyon TL önerebiliyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir diğer gelişme ise artık teknik adam katliamları eskisi kadar olası değil. Teknik adamlarımız her zaman kendilerine değer ve şans verilmediğinden söylenir ancak bence bunun en büyük sorumlularıda kendileridir. Sözleşmelerini sadece işsiz kalmamak için imzalamaları, profosyonellik dışı hareketleri kendilerini değersizleştiriyor, sıradanlaştırıyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yeni nesil teknik adamlarımız Ertuğrul Sağlam önderiğinde ilerlemekteler. Mesela bir başka hoşuma giden gelişme Tolunay Kafkas'ın istifasıydı. Başarısızlık yokken istifa etmesi, gerçekten büyük bir erdemdi. Bu hareketinden ötürü Tolunay Kafkas'ı saygıyla selamlıyorum. Fransız üstad Roger Lemerre'den boşalan koltuğa gelen Ümit Özat'ın kariyerini takip etmeyi de sabırsızlıkla bekliyorum. MKE Ankaragücü sürpriz takım adaylarımdan. Mehmet Özdilek Hocaya Antalya'da duyulan saygı ve güven zaten ortada. İyi işler yapıyorlar, daha iyisini de hak eden bir şehir Antalya, ayrıca sayın Özdilek ise duruşuyla güzel günler görmeyi hak eden bir isim. Rıza Çalımbay Hoca ise Eskişehirde çok sevilen bir isim. Disipliniyle insanlara ona saygı duymak zorunda bırakan bir isim. Yalnış hareketinden ötürü takımın yıldızı Youla'yı bir kalemde silen hoca, takdir edilecek işler yapmaya devam da edecektir. Süperligin en az taraftara sahip olan takımını İ.B.B.'nin en büyük taraftarı ve biricik hocası Abdullah Avcı adeta istikrar, profosyonellik abidesi. Şuanda Ligde bulunan takımlar arasındaki en uzun süreli teknik adamlık yapan isim, Abdullah Avcı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ayrıca şu anda takım çalıştırmayan Bülen Uygun, Ersun Yanal, Aykut Kocaman, Oğuz Çetin, Bülent Korkmaz gibi çok değerli teknik adamlarımız var. Bu teknik adamlarımızın başarılarını ben dik duruşlarına bağlıyorum. Bence asla futboldan anladığını sanan yöneticilere boyun eğmesinler. Eğer kendi haklarını savunmazlarsa, onların haklarını kimse savunmaz. Bu yüzden teknik adamlar sendikalaşmalıdır. Başkalarından saygı beklemek için, kendi gösterdikleri işe saygı duymaları asla yöneticiler gözünde küçük düşülmemelidir. Eğer sendikalaşma sağlanırsa sözleşmesiz takım yönetmek de tarihe karışacaktır. Yazımı teknik adamlarımıza başarılarının devamını sabırsızlıkla beklediğimi söyleyerek bitiriyorum. Bilinmelidir ki Ertuğrul Sağlam saygı duyulan bir teknik adamsa bunu işleri ağırdan almasına borçludur. Yapacaklarını yapmadan önce uzun uzun düşünen, ince eleyip sık dokuyan, asla hiç bir kararını hızlı vermeyen bir insan olan Ertuğrul Sağlam Yeşil Devrimin kumandanıdır. Yaşasın yeni kumandanlara, saygılarımla...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-7841488467097437722?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/7841488467097437722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=7841488467097437722&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7841488467097437722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7841488467097437722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/05/yeni-kumandanlar.html' title='Yeni Kumandanlar..'/><author><name>Ismail Raşit Çakır</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S69Urd1T5GI/AAAAAAAAAAM/2ll0yxFw110/S220/13337_183172072057_653087057_3059750_8158462_n%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TADw5WwmYvI/AAAAAAAAARk/EWqG0OJF974/s72-c/ertugrul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6973953926411816392</id><published>2010-05-26T02:28:00.005+03:00</published><updated>2010-05-30T14:56:30.695+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkcell Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bursaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bank Asya 1.Lig'/><title type='text'>Sezon Sonu Değerlendirmesi</title><content type='html'>Çoğu ülkede ve çoğu branşta 2009/2010 sezonu sona erdi.Elbette bizim için öncelikli olan futbol ve Türkiye liglerdir.Hepsinden de önemlisi Turkcell Süper Lig'tir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;09-10 sezonuna Beşiktaş son şampiyon olarak girdiğinden doğal olarak bir iddiaları vardı.Ancak bir önceki sezonu ikinci olarak bile bitiremeyen Fenerbahçe ve özellikle Galatasaray,bu sezona çok hırslı bir giriş yaptılar.Transferler,teknik kadro vs derken ikisi de sezona tam anlamıyla bomba gibi giriş yaptılar.İlk 8 haftada Fener ve Cimbom damgası vardı ancak devre bittiğinde birincilik koltuğunda Kayserispor oturuyordu.İşte ne olduysa ondan sonra oldu.Galatasaray dalgalı bir iniş grafiği sergiledi,Fenerbahçe ise ya çok kötü gitti,ya çok iyi.İşte bu hengamede,geçen sezon olduğu gibi çizgisini koruyan bir takım vardı ki bir süprizi gerçekleştirmeye çok yaklaşmışlardı;evet bileceksiniz tabi,Bursaspor'dan bahsediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S_xdq2nxSNI/AAAAAAAAARc/qcAO61fuL24/s1600/aaeef803532a8b0a0c357a0cabdb3b82.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 156px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S_xdq2nxSNI/AAAAAAAAARc/qcAO61fuL24/s320/aaeef803532a8b0a0c357a0cabdb3b82.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475354237773891794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor'un şampiyonluğu da son haftada kesinleşti.Bunun nedeni ise,Mehmet Demirkol'un da dediği gibi son 8-9 haftada karşılarında ekstra performans sergileyen Fenerbahçe'nin olmasıydı ki o muhteşem performansla Fenerbahçe son haftaya kadar şansını arttırarak sürdürdü.İşte,artık o noktadan sonra kim kaybetse yazık olacaktı.Bir yanda Anadolu takımlarının şampiyonluk hasretine son vermesi beklenen,ancak futboluyla bir Anadolu takımından çok Avrupalı görüntüsü veren Bursaspor,diğer yanda ise İstanbul BB maçından sonra muazzam bir emek ortaya koyan Fenerbahçe.Burada Beşiktaş'ın ve Trabzon'un son haftadaki performanslarına değinmeyeceğim.Bunları artık aşmamız gerektiğini düşünüyorum.Ben bir Fenerbahçeli olarak,Beşiktaş'ın da Trabzonspor'un da nasıl oynayacağını tahmin ediyordum,beklediğim gibi de oldu,neticede de Bursaspor şampiyonluğu kazandı,kendilerini tebrik ederiz.Beşiktaş'ın ve Trabzonspor'un,kalecilerin performansı bu hususta konuşulması gereken son şeydir.Madem ortaya bir iddia atıyorsun,işi son haftaya bırakmayacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında başka birşeye de değinmek istiyorum.Sezon içinde,taraftar olarak benim bile arkadaşlarımdan almadığım tepki kalmadı.Fenerbahçe'nin gümbür gümbür gelmesi gerçekten çok yadırgandı ve çok tartışıldı.Kalecileri satın almalar,hakemleri aşağılamalar falan...Şimdi ben çok merak ediyorum,acaba bu kehanetler,bu iddialar yutuldu mu? Fenerbahçe şampiyonluğu kaybedince lig çok mu temiz? Şu bir gerçek ki,Fenerbahçe'nin varlığı insanları gerçekten çok rahatsız ediyor.Sene boyunca bir Fenerbahçeli olarak gerçekten çok üzüldüm.Bursa'nın yerel gazetelerinde çıkan yazılar akıl alır gibi değildi.Türkiye'deki insanların başarı vizyonları Fenerbahçeye endekslenmiş durumda.Bunun artık değişmesi lazım.Yoksa futbolumuzda hiçbir zaman samimiyet olmayacak,dolayısıyla herhangi birinin her başarısından akıllara takılan bir ''Acaba?'' sorusu olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lige,tarafsız ve Fenerbahçeli olarak,iki ayrı gözlükle bakılarak yapılan yorumdan sonra geçelim ikinci konumuza,Bank Asya 1.Lig'e...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de ayzdığımız gibi Karabükspor'un ardından Bucaspor,bir İzmir takımı 7 yıl aradan sonra Süper Lig'e çıktı.Ancak insanları daha da heyecanlandıran bir diğer gelişme de Bank Asya Play-Off gruplarına iki İzmir takımının kalmasıydı,tıpkı geçen sene olduğu gibi.Ancak canları sıkan başka bir gelişme de play-off maçlarının tek devreli lig usulü halinde oynanmasının kararlaştırılması ve Konyaspor'un play-offlara kalmasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grupta oynanan 4 maçtan sonra KSK ve Adanaspor'un şansı kalmamıştı.Altay ise 4 puanla,birinci sıradaki Konyaspor'un 2 puan gerisindeydi.Kadere bakın ki,iki takımın son maçı birbirleriyle idi.Bu sebeptendir ki İstanbulda bulunmam dolayısıyla maça gittim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stada,Olimpiyat Stadının ulaşımı yüzünden işkence çekerekten 5 dakika geç girdik.''Süper Lig yolunda çekilen çile kutsaldır.'' diyerek dert etmedik.Altay'ın baskılı oyunu ve erken gelen gol sayesinde ise moraller tekrar yerine geldi.Ama ne olduysa ondan sonra oldu.Altay gereksiz yere çok fazla kapandı.İlk yarıyı 1-0 önde kapatmaları tamamen Konyasporluların bitiriş eksikliğindendi.İkinci yarıda değişen hiçbirşey olmadı,60.dakikaya kadar.Altay kornerlerde bile hala takım olarak defansa gömülüyordu,ki bunun cezasını da kornerden gelen toptan gol yiyerek gördüler.Altay'ın aklı başına gelmişti ama Konyaspor,yaptığı baskıyla bir gol daha buldu ve puan avantajını tamamıyla ele geçirdiğinden arkasına yaslandı.Roller değiştikten sonra gole yakın olan taraf Altay oldu ve 85.dakikada golü buldular ama bu sonuç yetmedi.O anda Altay tribünlerinde ise tarifsiz bir üzüntü ve sinir hakimdi.Onca seneden sonra bu kadar yaklaşmışken kaybetmek gerçeken çok kötü.Futbol seyircisi aynı senaryoyu 1 haftada 2 defa gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash1/hs505.ash1/29840_391384022103_611017103_4223007_8085008_n.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 540px; height: 720px;" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash1/hs505.ash1/29840_391384022103_611017103_4223007_8085008_n.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hakem hakkında ise hiç konuşmak istemiyorum.Çok kötü bir maç yönetti fakat bunda art niyet aramak istemiyorum.Umarım seneye iki İzmir takımı da direk olarak Süper Lig'e çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi günler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6973953926411816392?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6973953926411816392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6973953926411816392&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6973953926411816392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6973953926411816392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/05/sezon-sonu-degerlendirmesi.html' title='Sezon Sonu Değerlendirmesi'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S_xdq2nxSNI/AAAAAAAAARc/qcAO61fuL24/s72-c/aaeef803532a8b0a0c357a0cabdb3b82.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-2636840659251905057</id><published>2010-05-09T22:07:00.003+03:00</published><updated>2010-05-30T14:56:06.164+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bucaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bank Asya 1.Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzmir'/><title type='text'>Bir Şehrin Şampiyonluğu</title><content type='html'>Raşit'in de bahsettiği gibi Bucaspor İzmirliler'in ve de benim gibi İzmirlilerle birlikte yaşayanların hasretini bitirdi.Uzun zamandır da sürüyordu bu hasret,Altay ve Göztepe'nin küme düşmesinden sonra 7 senedir İzmir halkı üst düzeyde futbol maçlarına çok fazla katılamıyordu.Rica minnet alınan Türkiye Kupası finalleri dışında,İzmirli ya en yakın Süper Lig şehrine gitmek zorundaydı ya da Türkiye Kupası'nda şansını denemek zorundaydı.Hasret bu sene nihayet bitti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle bu ''hasretin'', ''7 yıl'' sürmesi tesadüf değil.Geçmiş zamanlara bakılırsa İzmirlinin neden futbol izleyemediği açık.Özellikle 2002 seçimlerinden sonra belediyelerin değişmesi,kulüplerin de adeta belediye denetimi altına girmesi işi baya zorlaştırdı.İzmir halkı ise tercihlerini değiştirmedi,fikirlerini satılığa çıkarmadı.Başka kulüpler gibi ''hükümet bize el atsın'' diyen de çıkmadı.Ki bahsettiğimiz şehir Beko Basketbol Ligi'nde 3 takımla temsil edielen,voleybolda Avrupa düzeyinde turnuvalara ev sahipliği yapmış ve kupalar kazanmış bir şehir.İşte bu ahval ve şerait içinde bütün kulüpler bileğinin hakkıyla birşeyler başarmaya çalıştı.Bucaspor da onların biri,belki de en önemlisiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi benim Buca'daki kenetlenmeyi İstanbul'dan gelmiş biri olarak anlatmama imkan yok.Ancak şu örnekler açıklamama yardımcı olur heralde;öyle bir şehir düşünün ki belediye binasından çay bahçelerine,parklara kadar her yer şehrin takımının renklerinden olsun.Şehirden geçen minibüsler kulübün atkılarıyla süslensin.Buca böyle bir şehirdi.İzmir'de yaşadığım şu kısa süre zarfında bile Buca'nın şehir ve kulüp olarak Süper Lig'i hak ettiğini anlamam zor olmadı.Ancak bundan da önemlisi,İzmir şehri Süper Ligi hak etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.egedesonsoz.com/haber_images/bucaspor-1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 600px; height: 360px;" src="http://www.egedesonsoz.com/haber_images/bucaspor-1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ne diyelim,Bucaspor'u yürekten kutluyorum.Darısı KSK ve Altay'ın başına.Bastır İzmir,''O Gece,Bu Sene!'' olsun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-2636840659251905057?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/2636840659251905057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=2636840659251905057&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2636840659251905057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2636840659251905057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/05/bir-sehrin-sampiyonlugu.html' title='Bir Şehrin Şampiyonluğu'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-5847114282667253881</id><published>2010-05-08T23:52:00.006+03:00</published><updated>2010-05-30T14:55:29.327+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bucaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bank Asya 1.Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzmir'/><title type='text'>Teşekkürler Buca...</title><content type='html'>7 yıllık Süperlig hasretimizi sona erdiren Bucaspor teknik heyetini, futbolcu kadrosunu, yönetimini ve büyük taraftarını selamlayarak yazıma başlıyorum.&lt;br /&gt;Süperlig zaferini son haftaya bırakan Buca, bu hafta K.Erciyes'i 4-0 gibi net bir skorla devirerek tur atmıştır. Şampionluk kutlamalarında bizzat bulundum. Halk Süperlig'e hazır. Başarıya aç. Altyapıya önem veren Buca bize resmen okuyalım diye bir başarı öyküsü yazmıştır. Bucaspor'u tebrik eder, Süperlig'de kalıcı olmasını temenni ederim. Teşekkürler BUCA...&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S-XRVBpptRI/AAAAAAAAACQ/CFZRixdq4NE/s1600/sevinc17.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 579px; height: 451px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S-XRVBpptRI/AAAAAAAAACQ/CFZRixdq4NE/s400/sevinc17.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469007481661928722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-5847114282667253881?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/5847114282667253881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=5847114282667253881&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5847114282667253881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5847114282667253881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/05/tesekkurler-buca.html' title='Teşekkürler Buca...'/><author><name>Ismail Raşit Çakır</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S69Urd1T5GI/AAAAAAAAAAM/2ll0yxFw110/S220/13337_183172072057_653087057_3059750_8158462_n%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S-XRVBpptRI/AAAAAAAAACQ/CFZRixdq4NE/s72-c/sevinc17.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-7273629301372163700</id><published>2010-04-29T16:15:00.008+03:00</published><updated>2010-05-30T14:54:37.793+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bursaspor'/><title type='text'>Bırakın Bu İşleri,İzleyin Volkan Şen'i</title><content type='html'>Muhteşem bir sezonu geride bırakmak üzereyiz.Yıllar önce AZ Alkmaar'ın Van Gaal'le giriştiği ilk şampiyonluk mücadelesini hayret ve ibretle izlemiştik.AZ teknik ekibi ve kadrosunun sağlam olmasına rağmen şampiyonluğu son dakikalarda o zamanların Flemenk Dozeri PSV'ye kaptırmıştı.Hep düşünmüştüm o zamanlarda,''böyle birşey bizim ligimizde olur mu?'' diye.Cevabını 2 senedir Sivasspor verdi.Ancak böyle düşünürken AZ geçen sene şampiyonluğa ulaştı nihayet.Fakat bizi yine bir düşünce almadan bu sefer Bursaspor cevabını verdi.''Her takımın şampiyonluk olanağı vardır.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S9mOK3ilY7I/AAAAAAAAAQ0/L6We_6BY81M/s1600/AZ-Alkmaar-001.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S9mOK3ilY7I/AAAAAAAAAQ0/L6We_6BY81M/s400/AZ-Alkmaar-001.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5465555940149650354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bununla birlikte artık gelenekselleşen şeyler de yaşanmakta.Bildiğimiz gibi 31.Hafta ligde belki de birçok düğümün çözüleceği haftaydı.Hafta sonunda uzun süredir liderliği elinde bulunduran Bursaspor koltuktan indi.İnmesiyle beraber de ''şike'',''teşvik primi'' tartışmaları başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok efendim Kasımpaşa kalecisi maçı satmış,yok Ankaragücü'lü futbolculardan şike yapılması istenmiş,Galatasaray Bursaspor'a yatacakmış ve daha niceleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın hiçbir yerinde oynanan futbol yoktur ki içine şike bulaşmasın.Elbette hepimiz biliyoruz ki Türkiye'de de var.Ancak bırakın kardeşim şimdi bunları.Bursaspor Anadolu'nun namus mücadelesini devam ettiriyor.Onlardan ses çıkmazken siz niye karışıyorsunuz?Bırakın futbolcuları,futbollarını oynasınlar,biz de kaliteli bir lig isteyelim.Bırakın,ligimizin futbol ve marka değeri,piyasa değerini yakalasın.Varsa eğer şüpheleriniz,sene sonunda savcılığa,federasyona,meclise nereye yapıyorsanız artık yapın başvurunuzu.Bakın Inter nasıl da şampiyon oluyor İtalya'da...O şampiyonluk kimin hakkıysa,ona gider zaten...Bu tür iddialarla şimdiden Sercan'ın,Volkan Şen'in kafasını,bizim de midemizi bulandırmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S9mPuruyd1I/AAAAAAAAARE/pmWmiusCyOk/s1600/kasimpasa17.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S9mPuruyd1I/AAAAAAAAARE/pmWmiusCyOk/s400/kasimpasa17.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5465557654966531922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-7273629301372163700?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/7273629301372163700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=7273629301372163700&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7273629301372163700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7273629301372163700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/04/brakn-bu-isleriizleyin-volkan-seni.html' title='Bırakın Bu İşleri,İzleyin Volkan Şen&apos;i'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S9mOK3ilY7I/AAAAAAAAAQ0/L6We_6BY81M/s72-c/AZ-Alkmaar-001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-4869832451969062394</id><published>2010-04-22T13:32:00.010+03:00</published><updated>2010-04-22T23:10:28.371+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fotomaç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fotogol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MHK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aziz Yıldırım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><title type='text'>Hangisi Daha Acı?</title><content type='html'>FB-BJK maçı -olası- kahramanları hakkındaki görüşlerim çok doğru çıkmasa da Özer çok koşarak verimli oldu. Holosko'ya ise sayın Denizli şans vermedi. Biz böyle konuşa duralım, lig şekillendi. Beşiktaş'ın lige veda etmesi bu hafta belli olacak, Galatasaray ligin kaderini çizecek, Fenerbahçe ise,Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda liderliği alma hesapları yapacak.Ancak ne olursa olsun bu haftaya kadar şampiyonluk yarışında önde bulunan Bursaspor herkesin, daha doğrusu futbolu benimsemiş, sindirmiş insanların gönlünde şampiyondur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim yazımızın konusuna.Ligin şampiyonu belli olur olmaz, spor gazetelerindeki dedikodular boy boy manşetleri süsleyecektir. Volkan Şen Türkiye'de 3 büyüklere ve Avrupa'nın Porto, Manchester City, Valencia gibi kalbur üstü takımların hepsine aynı anda imza atacaktır. Sercan Manchester United veya Barcelona'ya mı gitsem derken Fenerbahçe 28 milyon $ karşılığında onu kapacaktır. Mourinho'yu Real Madrid kapınca ondan boşalan koltuğu Ertuğrul Sağlam dolduracaktır. Frank Rijkard Leonardo'nun yerine Milan'a gidecektir. Daum'dan memnun olmayan Fenerbahçe yönetimi Hiddink'i hem milli takımı hem de Fenerbahçe'yi aynı anda yönetmesi için ikna edecektir, ancak federasyon razı olmayacaktır ve Aziz Yıldırım bu yüzden Kulüpler Birliği Başkanlığı'ndan istifa edecektir hatta ve hatta ısrarlara dayanamayıp geri dönecektir. MHK başkanı Pierluigi Collina olacaktır. Dentinho, Luis Fabiano, Adriano, Pato gibi dört Brezilyalı forvet Fenerbahçe'ye gelecektir.Sergio Busquet,Pedro, Bojan ve onlar gibi Barcelona patentli futbolcular Galatasaray'a gelecektir.Bu dediklerimiz tabiri caiz ise asparagas haber statüsündedir.Gerçekler acıdır, biber de acıdır... O halde biber gerçektir.. Aslına bakacak olursak bizim haberlerimiz hem biberden hem de gerçeklerden daha da acı.. Ama işimiz gerçekler üzerine, biz de gelelim gerçeklere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gonzalo Higuain'in abisinden yeterli verim alamayan Beşiktaş Cristiano Ronaldo'nun üvey kardeşini transfer eder. Fenerbahçe futbolu bırakan Romario'ya yıllık 6 milyon € verir. Galatasaray da gider 3 sene top oynamayan Stephan Appiah'yı alır. Bunlar maalesef gerçeklerimiz...Şimdi soruyorum transfer yalanları mı yoksa transfer gerçekleri mi daha acı? Gerçekten de çok zor bir zoru...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S9CtIIP-y_I/AAAAAAAAAQs/C4bmNUncLnk/s1600/ads%C4%B1z.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 158px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S9CtIIP-y_I/AAAAAAAAAQs/C4bmNUncLnk/s400/ads%C4%B1z.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5463056703165484018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-4869832451969062394?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/4869832451969062394/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=4869832451969062394&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/4869832451969062394'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/4869832451969062394'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/04/hangisi-daha-ac.html' title='Hangisi Daha Acı?'/><author><name>Ismail Raşit Çakır</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S69Urd1T5GI/AAAAAAAAAAM/2ll0yxFw110/S220/13337_183172072057_653087057_3059750_8158462_n%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S9CtIIP-y_I/AAAAAAAAAQs/C4bmNUncLnk/s72-c/ads%C4%B1z.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-880760255608099258</id><published>2010-04-17T00:09:00.008+03:00</published><updated>2010-04-17T01:24:59.880+03:00</updated><title type='text'>Kim Daha Yüksek Uçacak ?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8jdiBfrLvI/AAAAAAAAABg/shcELobyuW4/s1600/fener-bjk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 250px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8jdiBfrLvI/AAAAAAAAABg/shcELobyuW4/s400/fener-bjk.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460858124773306098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyı yazmak için Bursa maçının sonucunu bekledim. Bursa'nın galibiyeti ligi biraz netleştirdi. Sanırım yarın çıkacak olası beraberlik Bursa'yı öne çıkaracak. Ankaraspor'dan alacakları hükmen galibiyet Bursa'yı öne çıkarıyor. Kendi evinde oynayacağı Beşiktaş ve Kayseri maçlarının mutlak favorisidir. Ama dikkatimi şu çekti. Bursa'nın yerel basını ve teknik heyeti en çok takdir ettiğim yönü olan mütevazılığı biraz kaybetmiş. Bu gibi durumlarda şampiyonluğa alışık olmayan camiaların ve futbolcuların o yükü kaldıramadığına şahit olduk. Eğer bir anadolu takımı şampiyonluğu telaffuz etmeye başlamışsa hepsi zirveden düşmüştür. Geçen yıl ki Sivas, Gençlerbirliği, Gaziantep gibi takımları örnek verebiliriz. Sivas ile Bursa'yı gene de aynı katagoriye koymak hem Bursa şehrinin futbol kültürüne hem de kaliteli kadrosuna haksızlık etmiş olur.&lt;br /&gt;Gelelim derbiye...&lt;br /&gt;Açıkcası herşeyin maçta çözüleceğini biliyorum. Şimdi ne söylesek boş. Fenerbahçe basın tarafından favori gösteriliyor ama rakip Beşiktaş. Klişe bir söz de olsa derbilerin asla favorisi olmaz. Ama ön plana çıkması beklediğim bir kaç oyuncu var pazar için.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8jd--6CNtI/AAAAAAAAABo/bzk2uUVWqX4/s1600/ozer-humaci0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 154px; height: 133px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8jd--6CNtI/AAAAAAAAABo/bzk2uUVWqX4/s400/ozer-humaci0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460858622294767314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8jemXNjYvI/AAAAAAAAABw/51YQAuj_Rm4/s1600/bobo_holosko_sev_09.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 156px; height: 132px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8jemXNjYvI/AAAAAAAAABw/51YQAuj_Rm4/s400/bobo_holosko_sev_09.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460859298833982194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu sene büyük maçlarda olağanüstü performans gösteremeyen 24 yaşındaki GENÇ yetenek Özer Hurmacı bu maçta patlayabilir. İlk 11de çıkar mı çıkmaz mı bilemem ama potansiyelini bu maçta yeterli şansı bulduğu takdir de kinetiğe çevirebilir.&lt;br /&gt;Beşiktaş'ın Fenerbahçe'ye karşı en büyük kozu sakat olmadığı takdirde Bobo'dur. Ama kişisel hayranlığım olan Holosko kanatlardan yapacağı bindirmelerle etkili olur. Gökhan Gönül oynamazsa eğer ben olsam Holosko'ya sol kanatta şans verirdim.&lt;br /&gt;Uzatıp boş lakırdılara girmek istemiyorum. Son düşüncemi söyleyerek bitireyim. Pazar günü basit oynayıp, acele etmeyen, sabırlı oynayan takım bir adım önde olur. Ancak Puan durumu iki takımı da strese sokacak cinsten. Olası gerilimlere hazırlı olsak abest kaçmaz.&lt;br /&gt;Tek temennim Ali Sami Yen'deki gibi dostça bir derbi geçmesi..&lt;br /&gt;İki takıma da başarılar... Bakalım kim daha yüksekten uçacak?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-880760255608099258?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/880760255608099258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=880760255608099258&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/880760255608099258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/880760255608099258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/04/kim-daha-yuksek-ucacak.html' title='Kim Daha Yüksek Uçacak ?'/><author><name>Ismail Raşit Çakır</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S69Urd1T5GI/AAAAAAAAAAM/2ll0yxFw110/S220/13337_183172072057_653087057_3059750_8158462_n%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8jdiBfrLvI/AAAAAAAAABg/shcELobyuW4/s72-c/fener-bjk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-5866337907250904297</id><published>2010-04-12T00:56:00.005+03:00</published><updated>2010-04-12T17:09:30.069+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TSL'/><title type='text'>Acaba Kim ?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8JI5VVxwlI/AAAAAAAAABY/jZdw0hWIMdQ/s1600/dsc00527cf1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 288px; height: 215px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8JI5VVxwlI/AAAAAAAAABY/jZdw0hWIMdQ/s400/dsc00527cf1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459005848144691794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fark 1.. Her maç bir öncekinden daha mühim, daha zor.. Cimbom arkada, Kartal yaralı, Kanarya takipte, Bursa ise hala zirvede.. Lig rengini biraz belli etti sanırım. Ancak FB-BJK maçı turnusol kağıdının aside mi baza mı batırıldığını ortaya çıkaracak. Bursa'nın zor maçları var. Fenerbahçe'nin fikstürü avantajlı. Bu avantaj Beşiktaş maçında pekiştirilirse, bu maçdan Kanarya'nın zaferi çıkarsa, kanaatimce %51 şampiyon Fenerbahçe diyebilirim. Makro Ekonomi, Hukuk, Tarih, Uluslararası İlişkiler arasından ve ya arkasından ben de bu ligi takip etmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;Hadi bakalım kim zirvede bitirecek?..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-5866337907250904297?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/5866337907250904297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=5866337907250904297&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5866337907250904297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5866337907250904297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/04/acaba-kim.html' title='Acaba Kim ?'/><author><name>Ismail Raşit Çakır</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S69Urd1T5GI/AAAAAAAAAAM/2ll0yxFw110/S220/13337_183172072057_653087057_3059750_8158462_n%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S8JI5VVxwlI/AAAAAAAAABY/jZdw0hWIMdQ/s72-c/dsc00527cf1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-681815073250276685</id><published>2010-04-02T00:22:00.010+03:00</published><updated>2010-04-02T05:19:34.107+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bursaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TSL'/><title type='text'>Portakalı Soydum</title><content type='html'>İyi günler diyerek başlayalım yazımıza. Derbi sonrası kendi kafamda kim şampiyon olur diye düşündüm. Ve böyle bir çıkmaza uzun süredir girmemiştim. Ama emindim ki bu çıkmaza girmemin nedeni ligimizin kalitesi değil, büyük takımlarımızın vurdumduymazlığıdır. Ya kapisiteleri yok ya da diğer takımları küçümsemekten önlerine bakacak halleri kalmamış.. Gelelim şampiyon adaylarımıza..&lt;br /&gt;BURSASPOR...&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S7UQ1MkkPRI/AAAAAAAAAA4/b9ewhECqIGs/s1600/Bursa-spor-timsah.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 260px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S7UQ1MkkPRI/AAAAAAAAAA4/b9ewhECqIGs/s400/Bursa-spor-timsah.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5455285029722930450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bursaspor'un geride kalan maçlarını şöyle sıralayabiliriz: Antalyaspor, Gençlerbirliği(D), Gaziantepspor, Galatasaray(D), Kayserispor, Ankaraspor(hükmen), Beşiktaş...&lt;br /&gt;Timsahların nitekim zor bir fikstürü var. Amaçları Galatasaray maçını kazanmaktan ziyade, o maça kadar puan kaybetmemek olmalı. Antalya ve Gençlerbirliği ortalama iki takım. Ancak Gaziantep ligin kalburüstü bir takımı. Geçen sene hatırlanacağı üzerine Sivas'ın önünde İ.B.B. ile en büyük iki engelden birisi olmuştu. Tarih farklı bir takıma aynı şekilde tekerrür edebilir.  Eğer şampiyonluk kelimesini dile almazlarsa bu iki maçı da kazanmak çok da zor değil. Ama akıllar şampiyonluk kelimesine giderse acemilik baş gösterebilir. Şahsen ben Ertuğrul Sağlam'ın şampiyonluğu garantilemeden bu kelimeyi ağzına alacağını düşünmüyorum. Ancak o almasa bile futbolcularının aklına muhakkak gelecektir. Kolay değil çünkü bir takımın buralara kadar gelmesi. Ayrıca kimse Bursa'yı Sivassporla mukayese etmesin. Çünkü kadro kalitesinin de üstüne Bursa bir futbol kenti. Her zaman belli bir taraftar ortalaması olan bir takım. Sadece iyi günlerinde değil takımları düşme potasındayken bile destekleyen bir taraftar grubu var. Aslında işin doğrusu Bursa kendi kaderini kendisi çizecek. Belirttiğim gibi en zor maçı Galatasaray maçı. Diğer maçlarda Galatasaray maçı kadar zorlanmazlar. Ayrıca hepimiz biliyoruz ki Beşiktaş maçına ayrı bir motivasyonla çıkıyorlar. O yüzden Beşiktaş maçına kadar şampiyonluk iddaları kalmasa bile, o maçın motivasyonu apayrı olacaktır. Çok mu iyimser dersiniz yahut taraflı mı dersiniz bilmiyorum ama Bursa'nın kanaatimce şampiyonluk ihtimali: %40&lt;br /&gt;FENERBAHÇE...&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S7U43X64DqI/AAAAAAAAABA/ea5LzcvAGM0/s1600/www.harikasozler.net_-_Fenerbahce_Amblemi_ve_Sar__Kanarya.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 272px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S7U43X64DqI/AAAAAAAAABA/ea5LzcvAGM0/s400/www.harikasozler.net_-_Fenerbahce_Amblemi_ve_Sar__Kanarya.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5455329047594143394" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fenerbahçe'nin geride kalan maçları: Kayserispor, Ankaraspor(Hükmen), Beşiktaş, Kasımpaşa(D), Eskişehirspor, Ankaragücü(D), Trabzon... Fenerbahçe'nin öyle bir fikstürü var ki tüm maçlarını kazanada bilir, hepsinden puan da kaybedebilir. Zor ile kolay arasında ince bir çizginin üstünde.. Ancak hepimiz biliyoruz ki bu fikstürü kolay bir şekilde geçmek de, zorlanmak da bu takımın kendi ellerinde. Ancak taraftar bazında görüyoruz ki şampiyonluk inancı çok da sağlam değil. Sanırım herkesin aklında Bursa'nın nereye kadar böyle gideceği var.  Ancak Fenerbahçe'nin favori konumuna gelmesi için öncelikle Kayseri maçı muhakkak kazanılmalı.Eğer bu maç kazanılmazsa ne Ali Sami Yen zaferinin ne de Beşiktaş maçının anlamı kalır. (Şans her zaman vardır, ancak bu maçtaki olası puan kaybı taraftarın kırgın yüreklerini daha da kıracaktır.) O yüzden Kayserimaçı çok önemli. Ligin geri kalan Saraçoğlu maçlarındaki seyirci sayısı en çok bu maçtan alınacak zafere bağlı. Ayrıca sorulması gereken başka bir soru ise taraftarın eski iddasının neden kaybolması? Ben bunu mucizevi 2006 sezonunda şampiyonluğun kaçmasına bağlıyorum. O sene şampiyonluğun gitmesinin etkileri fark edilmese taraftarın üzerinde kırıklık hala var. O sene şampiyon olunsa Fenerbahçe Türkiye için tek klüp haline gelebilirdi. Kurumsal başarısı buna yeterli ancak o sene, o şampiyonluğun gitmesi herkesi etkiledi. Fenerbahçe Lyon yahut Porto gibi iki devin ülkeleri için taşıdığı anlamı ülkemiz için taşıyacaktı. Akabinde insanlar gördü ki, futbolda garanti yoktur. Bu sene şampiyon olmak için önce Kayseri maçı diyorum başka şeydemiyorum. 28. Hafta Fenerbahçe açısından kritik.  Şampiyonluk şansı:% 25&lt;br /&gt;BEŞİKTAŞ...&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S7U-trHhPTI/AAAAAAAAABI/zNQ3YjMbMKc/s1600/bjk7uy.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S7U-trHhPTI/AAAAAAAAABI/zNQ3YjMbMKc/s400/bjk7uy.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5455335478018522418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kartalın geride kalan maçlarına bakalım. Ankaragücü(D), Trabzonspor, Fenerbahçe(D), Sivasspor, Diyarbakırspor(D), Manisaspor, Bursaspor(D)... Beşiktaş'ın fikstürü sanırım en zor fikstür. Hiçbir deplasman maçı iddasız bir takımla değil. Ancak bu bir anda takımın maçlara bakışını değiştirebilir. Her maç final havasında görülebilir. Başlarında da herşeye rağmen bence Türkiye'nin en iyi teknik direktörü Mustafa Denizli'nin olması en büyük avantajları. Ayrıca formda Bobo her türlü pozisyonu gole çevirebilir. İşler kötü giderken de 70. dakika sonrası ellerinde Holosko ve Yusuf'un olması çok büyük avantaj. Fenerbahçe maçında kazanacakları 3 puan Fenerbahçe'yi her an potanın dışına atabilir. Bu maça puan olarak geride çıkmaları Fenerbahçe'nin maça daha rahat çıkmasını sağlayacaktır. O yüzden Asaş'da ve İnönüdeki derbide puan kayıplarına tahammülleri yok. 30. hafta sonunda sanırım daha net bir görüntüyle konuşacağız. Bence Kartalligdeki pozisyonunu mütevazı duruşuna borçlu. Ayrıca Eskişehir maçındaki geri dönüşleri çok etkileyiciydi. Akıllardan sildi bir anda 1-0 kazanan Beşiktaş'ı. 3 büyükler arasında oyun olarak en iyisiydi son haftada. Bakalım bu performans Fenerbahçe maçına kadar sürecek mi? Şampiyonluk ihtimali: %20&lt;br /&gt;GALATASARAY...&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S7VDUH88P_I/AAAAAAAAABQ/z7iwM240S64/s1600/OrumcekADAM_pic.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 165px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S7VDUH88P_I/AAAAAAAAABQ/z7iwM240S64/s400/OrumcekADAM_pic.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5455340536640323570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gelelim sezon boyunca en dik yönetim örneğine sahip olduğu halde puan tablosunda -şu an için iddasız- görünen Galatasaray'ın kalan maçlarına: Sivasspor(D), Diyarbakırspor, Manisaspor(D), Bursaspor, İ.B.B.(D), Antalyaspor, Gençlerbirliği(D)... Kağıt üzerinde kolay görünmesine rağmen dikkat ederseniz potaya yakın olan takımlarla oynuyorlar. o yüzdden bu maşların hiçbirisi çantada keklik görülmemeli. Ama sezon sonu Anadolu takımlarına karşı ayrı bir motivasyonla oynar Galatasaray. Bursaspor maçına kadar tüm maçlarını kazanmaları onları en az Şampiyonlar Ligiaçısından en iddalı 3 takımdan birisi yapacaktır. Zaten Bursa maçı da kazanılırsa Galatasaray'ın en büyük rakibi kendisi bile olabilir. Ancak Galatasaray'a verdiğim şansın daha az olması bu haftalık puan durumundaki sıralama olmuştur. Yukardaki beklenmeyen puan kayıpları Galatasaray'ı en az bir sıra üste çıkaracaktır. Her şey bir süreliğine Cimbom'un elinde değil. Biraz sabretmesive beklemesi lazım. Ayrıca üzerinde durmadan geçemeyeceğim; Rijkard'ın arkasında durulmasından çok etkilendim. Ama keşke bu ısrarın onda biri Kaptan Bülent'e de atfedilseydi. Ya da ona bu kadar erken şans verilip takımın sinek valesi bu kadar kolay harcanmasaydı. Eminim ki Kaptan da zaten en az bu kadar puan alırdı. Umarım yerlilerimizin kıymetini daha çok biliriz. Şampiyonluk şansı:% 15...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portakalı soyup, baş ucuma koyarak yazımı sonlandırayım.. Ama izninizle bir kaç şey daha istiyorum futbolun meleklerinden.. Tarafsız olmalıyım ama ben yeşil devrimden yanayım. Bursa'nın şampiyon olması bazı şeyleri değiştirebilir. Kısacası Türk futbolu için Bursaspor. Ama tabi kimin şampiyon olacağından ziyade heyecanlı ve centilmen maçlar izlemek en büyük dileğim. Tüm takımlara başarılar dilerim... Bakalım melekler beni dinleyecek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Galatasaray'ın şansının az olması bu hafta puan durumunda bulunduğu yerdendir. Her an bu şans artabilir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-681815073250276685?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/681815073250276685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=681815073250276685&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/681815073250276685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/681815073250276685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/04/portakal-soydum.html' title='Portakalı Soydum'/><author><name>Ismail Raşit Çakır</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S69Urd1T5GI/AAAAAAAAAAM/2ll0yxFw110/S220/13337_183172072057_653087057_3059750_8158462_n%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S7UQ1MkkPRI/AAAAAAAAAA4/b9ewhECqIGs/s72-c/Bursa-spor-timsah.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6023158360280762990</id><published>2010-04-01T17:34:00.006+03:00</published><updated>2010-04-01T18:51:07.988+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genç Yıldız Futbolcular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arda Turan'/><title type='text'>Sorun Nerede?</title><content type='html'>Bizden bir üst jenerasyon için değil ama Avrupa futbolunu eski nesillere oranla daha fazla takip eden bizim yaş grubumuz için büyük bir yaradır yeni ve genç oyuncuların ülke futbolunda boy gösterememesi.Bunun içinse yıllardır hep bahaneler uydurdu ''büyüklerimiz''.Dediler ki;futbol izleyicisi tahammülsüzmüş,yöneticiler güvensizmiş ve daha bir sürü şeyler.Ancak bir yanlışları vardı ki sorunu hiçbir zaman gençlere sormadılar.''Derdiniz nedir canım kardeşim? Neden alt yaş gruplarında yaptığınızı profesyonel takımlarda yapamıyorsuunuz? '' demediler.İşte ben de tam bu konu hakkında bir yazı yazmayı planlarken TFF resmi dergisi Tam Saha nadir bulunan genç Türk yıldızlarında Arda Turan'la röportaj yapmış ve çok da güzel olmuş.Arda'nın bu konuyla ilgili görüşleri alınmış ve cevapları da tam beklediğim gibi olmuş.Röportajın tamamına &lt;a href="http://www.tff.org/default.aspx?pageID=286&amp;ftxtID=9567"&gt;resmi site&lt;/a&gt;den ulaşılabilir ancak ben burada sadece konumuz için gerekli olan kısmı alıntılayacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle ben futbolcuların gelişiminde eğitim-öğretimin çok öneminin olduğunu düşünüyorum.Çünkü bence sorun kafa yapısında ve bunu aşmak için insanın olgunlaşması lazım.Yani bir örnek vermek gerekirse;küçük bir çocuk karanlıktan korkar ancak karanlıkta uyuyarak geçirdiği zaman arttıkça bu korkusunu yener.Bu sürece biz baktığımızda ''büyüme'' diyoruz ancak süreç içinde büyümenin yanında çocuk deneyim de kazanır.Şimdi sorabilirsiniz;'' bu çocuklar alt yaş gruplarında onca maça çıkıyor deneyim kazanmazlar mı?'' diye.Cevabım elbette ''Hayır.'' olacak.Çünkü o yaştaki küçük çocuğun o deneyimi alması sadece o ortamda olması sayesinde olur.O genç futbolcuların yaptığı ''ebeveynleriyle beraber karanlıkta uyumak''tır.Bunu aşmanın yoluysa dediğimiz gibi gençlerin temel eğitim ve öğrenimi kazanmasıdır ki bunda da bence kitap okumanın çok etkisi vardır.Zaten kahramanımız Arda Turan da belirtmiş;''Ailem ve yaşadığım tecrübeler çok önemli. Ama bir de Marcel Desailly'nin "kaptan" kitabını okumuştum. Bir genç oyuncunun yaşadığı bütün sıkıntıları anlatıyordu. O kitap beni bir çıkış noktasına itmişti. Her futbolcunun böyle zorluklar yaşadığını ve bu zorlukları yenenlerin çıkış yapabileceğini öğrenmiştim.''Arda burada mental olarak Desailly'nin deneyimlerini tecrübe etmiş ve sonuç da ortada.Kendisi Galatasaray takımının en iyi oyuncusu ve kaptanı...Tabi bu sadece futbol için de geçerli değildir.Koç Phil Jackson'ın da oyuncularının gelişimi için kitaplar okuttuğunu biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.berezilya.com/wp-content/uploads/2009/09/arda-turan7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 464px; height: 333px;" src="http://www.berezilya.com/wp-content/uploads/2009/09/arda-turan7.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Onun dışında yine duygusal etmen olan ''hiyerarşiye bağlılık'' Türk gençleri için büyük sorun.Profesyonel takımlara çıkan oyuncular abilerine saygı çerçevesinde ne onları zorluyor ne de onlarla konuşarak,arkadaş olarak bir şeyler öğrenebiliyor.Böyle olunca da deneyim kazanması gittikçe gecikiyor.Burada yine Arda Turan'a başvuracağız;''Tecrübe, oyunu bilmek aslında. Türkiye'de oyunu ancak oynayana oynaya öğrenebiliyorsunuz. Avrupa'daki oyuncu bu bilgiyi temelden alıyor.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://lacomunidad.as.com/blogfiles/valon-con-v/190365_KarimBenzemaOL.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 420px; height: 300px;" src="http://lacomunidad.as.com/blogfiles/valon-con-v/190365_KarimBenzemaOL.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tabi bir de oyuncuların aktüel gelişimi var.Arda buna değinmiş...Demiş ki;''Sorun çocukların kişisel gelişimini sağlayamamakta. Onlara yardımcı olamamakta. O psikolojik dönemde, destekle beraber çıkmalarını sağlayamıyorlar. O çocuklar okullarında çok üst düzey eğitim görmüyorlar ki. Aile durumları da çok iyi olamayabiliyor. Biz İngiltere'de, Hollanda'da, Fransa'daki gibi büyümüyoruz ki. Dertlerle, sıkıntılarla büyüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://arseneknowsbest.files.wordpress.com/2009/02/fabregas_chelsea55.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 510px; height: 250px;" src="http://arseneknowsbest.files.wordpress.com/2009/02/fabregas_chelsea55.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl mesele bu zaten. Çocuklar sosyal hayatlarını geliştirmedikleri için kendilerini sahaya da yansıtamıyor. Çünkü özgüvenleri eksik kalıyor. Sanat önemli, dizi oyuncuları önemli ama futbolcular bu halkın en önemli figürleri. Çünkü bu ülkede herkes futbol konuşuyor, futbolla yaşıyor. Bu derece önemli bir aktivitenin figürü olan 17-18 yaşındaki oyuncular sinemaya gitmeli, kız arkadaşıyla gezmeli, izin gününde gece hayatına da gitmeli. Ha, çok alkol alıyorsa uyarırsınız.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak,Arda Turan önyargıları kırmış,başarılı ve genç bir oyuncu olarak çok doğru ve güzel tespitlerde bulunmuş.Dahası bunları çok da güzel ifade etmiş.Sorunları çözmek için gençlerle daha fazla diyalog kurulmalı,gerekiyorsa pohpohlanmalı.Çünkü bu işi becerenler,böyle yapıyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6023158360280762990?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6023158360280762990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6023158360280762990&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6023158360280762990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6023158360280762990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/04/sorun-nerede.html' title='Sorun Nerede?'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-3013189809958871307</id><published>2010-03-31T15:02:00.002+03:00</published><updated>2010-03-31T15:44:16.330+03:00</updated><title type='text'>Gündemin Değerlendirmesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://profile.ak.fbcdn.net/object2/1968/16/n6077221593_2332.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 130px; height: 130px;" src="http://profile.ak.fbcdn.net/object2/1968/16/n6077221593_2332.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Okurlarımıza merhabalar.Kısa bir süreliğine de olsa blogu ihmal etmek zorunda kaldım.Nedeni ise aileden ayrı farkı bir şehirde üniversite okumaya bağayabiliriz.İnternet sorunları,parasızlık (!) derken bir de işin içine son günlerde taşınma işi girdi ki beni en çok zorlayan bu oldu.Hergün Gaziemir-Bornova seferini 2 defa yapmak hem yorucuydu hem de çok zaman alan bir işti.Bu yüzden de yazarlarımızdan ve takipçilerimizden özür diiyorum.Umarım Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü sorunlarıma çare olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazarlarımız demişken...Basın Tribünü ailesine yeni bir eleman daha katıldı.Baran ile giriştiğimiz bu spor bogu işi gittikçe büyüyor,ciddileşiyor ve daha da önemlisi güzelleşiyor.Yeni yazarımız İsmail Raşit,benim sınıf arkadaşım.Onun da katılımıyla blogumuz liselerdeki Türkçe-Matematik sınıflarına benzedi.Malum;Raşit,ben ve Baran IIBF öğrencisiyiz.Henüz yazıarıya aramıza katılamayan Koray Caba ise EA bölümünden büyük sınava girecek.Bu yüzdendir ki blogun sloganını ya da tanıtım yazısını ''Eşit Ağılıklı Spor Yazıları'' olarak değiştirdik.Güzel de oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iibf.ogu.edu.tr/iktisat/images/IIBF11.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 186px; height: 180px;" src="http://iibf.ogu.edu.tr/iktisat/images/IIBF11.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazır son günlerin değerlendirmesini yapmışken son oynanan Galatasaray-Fenerbahçe maçı hakkında da birkaç kelam etmek isterim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Canaydın'ın vefatından mıdır yoksa iki takımın da lider olmamasından mıdır bilemiyorum ama,geçen sene Ali Sami Yen'deki maç dahil son yılların en sakin derbisiydi.Ya da bu en azından Fenerbahçe tarafı için geçerliydi çünkü maçtan önce futbocuların pek de ''şampiyon'' olacaklarına inandıklarını sanmıyorum.Atmosferin gergin olmaması bence,futbola yansıdı.Kim ne derse desin,1-0 skorlu bir maç için keyif veren bir maçtı.Bunda Galatasaray'ın hücum elemanlarının ve Fenerbahçe'nin özellikle orta sahada disiplinden kopmadan kısa pas yaparak oynadığı oyun tarzı etkiliydi.Fenerbahçe'de Emre Belözoğlu oynasaydı eğer daha rahat bir maç çıkacaklarını düşünüyorum çünkü Özer'e göre daha baskılı oynuyor.Bu arada Daum'un kadro seçimi de yerindeydi bence.Kanatlarda Topuz ve Vederson'u kullanmak,Keita ve Gio Dos Santos'la bir Boeing uçağını andıran Galatasaray için alınabilecek en iyi önlemdi mevcut kadroyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://aeroviation.files.wordpress.com/2008/08/0_21_boeing_787_dreamliner_2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 450px; height: 350px;" src="http://aeroviation.files.wordpress.com/2008/08/0_21_boeing_787_dreamliner_2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Neticede Fenerbahçe taktiksel bir özelliği olmayan golle naçı kazandı.Fakat şunu da belirtmek lazım ki bu tür maçlarda deplasman takımları için yenilmemek daha önemlidir,golün nasıl geldiği değil.Fenerbahçe de bunu anlayarak oynadı.Hakem hatalarına da değinmek istemiyorum.Hataları vardır iki takım aleyhine ancak bu Türk Futbolu'nun sorunu.Biz buradan blog yazarları olarak birşeyleri değiştiremeyiz.Adnan Polat da zaten maç sonunda ''Hakem hatalarına sığınmamalıyız.'' demiş.Güzel demiş.Umarım o da Demiören ve Yıldırım gibi Barkovizyon şovlarına soyunmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada ''şov'' demişken...Herkes Volkan hakkında birşeyler yazdı...Ama ben yazmayacağım.Saçıyla,jölesiye dalga geçilen adamdan bu futbol takipçileri ne bekliyor anlamıyorum...Bence sorgulanması gereken Volkan değil,ona kaptanlık pazubandını bile veren zihniyettir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resimler.haberler.com/haber/990/volkan-demirel-ortami-daha-da-germenin-geregi-yok_o.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://resimler.haberler.com/haber/990/volkan-demirel-ortami-daha-da-germenin-geregi-yok_o.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi günler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-3013189809958871307?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/3013189809958871307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=3013189809958871307&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/3013189809958871307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/3013189809958871307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/03/gundemin-degerlendirmesi.html' title='Gündemin Değerlendirmesi'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-5515054468732341323</id><published>2010-03-30T01:22:00.018+03:00</published><updated>2010-03-30T03:33:16.776+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Daniel Güiza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkcell Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Büyük Derbi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Futbolda Basit Düşünce Yapısı: Galatasaray 0-1 Fenerbahçe</title><content type='html'>Dün yazmam gereken maç yazısını bazı imkansızlıklar nedeniyle bugüne sarkıtmak durumunda kaldım. Bu sebepten genel hatlarıyla aklımda kalan soruları ve bunların yanıtlarını aramaya çalıştığım bir yazı yazmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle ilk 11'ler;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leo Franco - Sabri Sarıoğlu - Lucas Neill - Servet Çetin - Caner Erkin - Mehmet Topal - Mustafa Sarp - Elano Blumer - Giovani Dos Santos - Kader Keita - Joao Alves&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Volkan Demirel - Gökhan Gönül - Diego Lugano - Fabio Bilica - Andre Santos - Selçuk Şahin - Mehmet Topuz - Özer Hurmacı - Gökçek Vederson - Alex De Souza - Daniel Güiza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim sorularımıza;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 303px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454212041893908098" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FA9Fa-joI/AAAAAAAAAEg/wi14n-0j9RY/s400/Leo_Franco_2.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;1) Galatasaray'ın yabancı kaleci ısrarı neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leo Franco.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaraydaki Hayrettin faciasından sonra kale kolay kolay Türk kalecilere emanet edilmedi. Bu süreçte Claudio Taffarel, Faryd Mondragon gibi mükemmel kaleciler elbette izledik fakat yedekleri hiç yabana atılacak cinsten kaleciler değillerdi. Taffarel'in yedek kalecisi Kerem İnan ve Mehmet Bölükbaşı idi. Mondragon'un yedekleri ise Fevzi Elmas ve Aykut Erçetin. Bir ara Orkun geldi, onun performansı bütün Galatasaray ailesini etkiledi. Morgan De Sanctis "Elleri küçük, topa hakim olamıyor" bahanesiyle gönderildi ve yerine gelen Leo Franco'ya sabretmek inanın bana elde değil. Yediği golde hatası büyük ve kimse çıkıp "Top önünde sekti abicim yapabileceği bir şey yok" demesin. Giydiği formanın hakkını veren bir kaleci 34 haftalık bir maratonda takımını en azından 5 kere kurtarmalıdır. Claudio Taffarel'in UEFA Kupasını getiren kurtarışı, Mondragon'un Anfield Road'da 1 puanı kurtarması, Morgan De Sanctis'in Estadio da Luz'daki 2-0'lık galibiyette müthiş çalışması akla gelen ilk örnekler. Aykut Erçetin'in üstündeki forma çürüyor birileri artık uyansın!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 298px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454212227830705026" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FBH6Fw64I/AAAAAAAAAEo/v5n1SaWtXGo/s400/volkan-demirel-2.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;2) Profesyonellikten uzak olmak nasıl bir şeydir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Volkan Demirel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yiğidi öldür ama hakkını yeme" derler ki çok beğendiğim bir kelamdır. Volkan'ın farklı bir pasaportu olsaydı, şu an dünya çapında bir takımın kalesini korurdu. Bazılarımız "Fenerbahçe dünya takımı" diyerek karşı çıkabilir bana ancak birbirimizi kandırmanın alemi yok. Galatasaray ve Fenerbahçe "Dünya Takımı" sıfatından biraz uzakta. Sizi şampiyon yapan Lucescu'yu ve tarihinizdeki en büyük Avrupa başarısını elde ettirerek takım içindeki uyumu en yüksek seviyede tutan Zico'yu göndererek futbol mentalitemizi az çok belli ediyoruz. Ben onun gereksiz yere ortamı sertleştiren fevri tavrını anlayamıyorum. Çek Cumhuriyeti maçında Koller'e yaptığı tuhaf hareket, derbide deplasmanda önde olmana karşın sana bariz bir biçimde faul yapan Milan Baros'un üzerine yürümek gibi anlamsız davranışlarla gözümdeki değerini ısrarla düşürmekte Volkan. Evet maçtan sonra birtakım açıklamalarda bulunmuş ancak bu hiçbir şeyin özrü değil. Milan Baros'un hareketlerini ayrı bir soruda incelemeyeceğim çünkü gerek bile yok her şey ortada. Ayrıca Galatasaray taraftarı olduğum için böyle konuştuğumu sanmayın çünkü Ümit Özat'ta Fenerbahçe forması giymiştir ve gerek kişiliği, gerek saha içindeki hareketleriyle örnek bir profesyonel olarak büyük saygımı kazanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 326px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454212557855561730" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FBbHh0mAI/AAAAAAAAAEw/8n2uS9z9A10/s400/38.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;3) Milli bir bek neden ilk 11'den kesilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Caner Erkin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon başı çıkardığı maçlarla gerçekten bir çok kesimin beğenisini kazandı. Bir dönem Rijkaard tarafından ısrarla sol açıkta oynatılması ve onunla beraber Giovani Dos Santos'un takıma kazandırılmaya çalışılması "Arda yabancı bir kulüple sezon sonu için sözleşme imzaladı bile" şeklindeki spekülasyonları arttırdı. Ancak Rijkaard'ın ve Neeskens'in görüp bizim göremediğimiz sol bek performansını bir türlü anlayamıyorum Caner'in. Gerçekten kumaşı kaliteli bir oyuncu ki Rus takımları kendi ülkesinin vatandaşı olmayan oyuncuların dışında heyecan arayan oyuncuları almaz. Onun çok genç yaşta CSKA'ya gitmesi iyi bir oyuncu olduğunun göstergesi. Yine de bence Türkiye'nin Gökhan Gönül ile beraber en iyi ters kademe oyuncusu olan ve savunmaya harika bir katkı sağlayan Hakan Balta'nın kesilmesinin cevabını birileri vermeli. Caner'in gerçek mevkisinin sol açık olduğu hücuma katılıp dönememelerinden ve Galatasaray'ın sürekli sol kanadından hücum yemesinden anlaşılmalı. Dün Gökçek Vederson sağ açıkta oynasaydı Fenerbahçe muhtemelen farka koşardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 304px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454216303297726146" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FE1IY0hsI/AAAAAAAAAFg/6QFHyGixYok/s400/218_1.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;4) Ayağa pas yapmak zor bir şey midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'ın derbideki futbol yapısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leo Franco maçta degaj yapmadı ya da kale vuruşlarından bir tanesini bacağını okkalı bir şekilde sallayarak ileriye göndermedi. Atletico Madrid maçında Arda Turan'ı santrfor haline getirip şişirme topları yapıyorsunuz da Joao Alves, Mustafa Sarp, Mehmet Topal gibi uzun oyuncularınızı oynatırken ortaya doğru top atmıyorsunuz? Caner ve Sabri sürekli Keita ile Giovani'ye dikine uzun toplar attı. Üstelik sert değil, şişirme toplar. Lucas Neill ise savunmadaki görevini yapmasına karşın bir türlü topu yüksekten Jo ile buluşturmadı. Yüksek toplar nedense Keita ile Dos Santos'a atıldı ve haliyle Vicente Calderon'da olduğu gibi Fenerbahçe her kafa topunda üstündü. Elano, Giovani, Keita, Jo gibi yaratıcı oyuncularınız ilerideki hattı oluştururken Neill ya da Topal ile ayağa pas yapamamak büyük derbiyi kazanamamanız için yeterli değil midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 290px; DISPLAY: block; HEIGHT: 326px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454213031715358290" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FB2syzRlI/AAAAAAAAAE4/_gfn2pFsOGY/s400/alex_de_souza2.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;5) Gerçek "10 numara" simgeleştirilmeye çalışılan mıdır yoksa futboluyla simge olan mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alexsandro De Souza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılaşmada onun kalitesinin bir kez daha farkına vardım. 2-3 sezon önce kendisini harika bir şekilde kilitlemiş olan Mehmet Topal'ın sarı kart görmesinin etkisi olduğunu düşünmüyorum bu kadar rahat oynamasında. Zeki bir futbolcu olduğu ve oyunu kolaylıkla okuduğu kanaatindeyim. Oyunu rahatlatışı, Fenerbahçe'nin önde olduğu dakikalarda gereksiz bir şekilde seri oynadığını farkedip topu ayağına alarak yavaşlaması Türkiye'de görülen nadir özelliklerden. Ofsayt olmayan bir pozisyonda Güiza'ya verdiği pas ise oyunun kaderini kolaylıkla değiştirebildiğinin kanıtı. Bir Gheorghe Hagi olmasa da, Hagi ile kıyaslanabilecek Türkiye'deki tek futbolcudur kendisi. Bir Alex'in bir de Arda'nın 10 numara sahibi olduğunu düşünürsek gerçek 10 numaranın Alex olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Arda keşke yıldız olduğu 66 numarada kalsaydı ya da sevdalısıyım dediği 6 numara ile mücadele etseydi. Kanat bindirmeleri ile adam eksiltmek farklı, öldürücü paslarla gol attırmak farklı şeyler sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454213549672653074" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FCU2VcYRI/AAAAAAAAAFA/SV6aH3Ir27U/s400/9501029.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;6) Penaltı çalmanın bir hakeme kaybettirdikleri nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cüneyt Çakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Yıldırım'ın haftaiçindeki basın toplantısını canlı bir şekilde izleme şansına sahip olmuştum ve Andre Santos'un çalınmayan bir penaltısından söz ediyordu. Derbide Serdar Kurtuluş'un Andre Santos'a yaptığı müdahalenin aynısını Diego Lugano son dakikada Giovani Dos Santos'a yaptı. Verilmeyen bir penaltı oluştu ve bunun verilmeyişinin nedenini Cüneyt Çakır'ın "Bitse de gitsek" şeklindeki psikolojisine veriyorum. Keşke Aziz Yıldırım'ın sesini duyabilseydim maç sonunda:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Galatasaray'ın verilmeyen bir penaltısı var."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454213898581398482" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FCpKHxU9I/AAAAAAAAAFI/HuqydSNHjf8/s400/daniel-guiza-dan-cildirtan-istek_o.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;7) "Hakan Şükür Tipi Forvet" ideal forvet tipi midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daniel Gonzalez Güiza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes forvetinin gol atmasını bekler. Gol atanlardan ya da golü kurtaranlardan değilseniz futbolda, fazla yetenekli olmalısınız göze batmak için. Ancak "bilen" bir göz Güiza'nın ne kadar efektif bir futbolcu olduğunu farkedebilir. Derbideki araya koşuları, arzulu ve hırslı tavrı Fenerbahçe'nin orta sahada bu kadar boşluk bulmasının yegane sebeplerinden oldu. Güiza tek başına Galatasaray savunmasını dövdü ve bazı zamanlarda başarılıydı. Ofsayt olmayan bir pozisyonda verilmeyen golü vardı. Aslında bol gol atan bir oyuncu olsa "Hakan Şükür tipi forvet" vecizesini yerle yeksan edebilir Güiza. Çalışkanlığıyla kaliteli bir oyuncu olduğunu ispat etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8) Çirkeflik zor bir sanat mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Andre Santos.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün yaptığı hareketi görenler olmuştur. O fotoğrafı buraya koymayacağım, yorum da yapmayacağım. Pascal Nouma'yı hatırlayın!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 279px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454214138498902274" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FC3H4j6QI/AAAAAAAAAFQ/OzpSABoWRPk/s400/2_2832010192617_18192.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;9) "Sadece Taraftar" ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray tribünleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mübalağa sanatına başvuracak olursak: Maçta protokol tribünündeki insanlar bırakın bağırmayı, sohbet dahi etselerdi; sanırım Fenerbahçe taraftarının sesi duyulmazdı. Maçın başındaki Özhan Canaydın kareografisi ile Fenerbahçeli oyuncuları alkışlamaları güzeldi ve yenen gole kadar iyi bir destek verdiler fakat golden sonra "cin çarpmış" gibi sessizleşmeleri ben dahil tüm Galatasaraylıların zoruna gitmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak 28 Mart 2010 Pazar tarihli derbiyi Fenerbahçe, oynadığı basit oyunla kazandı. Maçın genelinde iki takımda belirli düzeylerde oyuna hakim oldular. Galatasaray daha etkili pozisyonlar yakaladı ancak Fenerbahçe'nin ısrarla ayağa pas yapması oyuna hakim gözükmelerine neden oldu. Güiza'nın ofsayt olmayan pozisyonu ve Jo'nun Giovani Dos Santos'a çıkardığı fakat şut sonrasında ağlarla buluşmayan top maçın kader anlarıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 225px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454214371043004850" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FDEqLZUbI/AAAAAAAAAFY/RAmFzy9JQtE/s400/fbgs7974cbdc7974cbddby.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;Maçın bitimindeyse aklıma 4 Şubat 2008 tarihli derbi geldi. Fenerbahçe'nin tam 61 yıl sonra Galatasaray'a kendi evinde gol atamadığı ve 0-0'lık bir sonuçla tamamlanan o kupa maçında Galatasaray yabancısız sahadaydı, Fenerbahçe ise Galatasaray'a nazaran daha gösterişli bir kadroya sahipti. Galatasaray o maçta galibiyeti beceriksizliği nedeniyle kaçırırken, yıllar sonra Fenerbahçe kendi evinde savunma yapmıştı Galatasaray'a. Bu derbideyse bunun tam tersi vardı; Galatasaray daha gösterişli bir kadroya sahipti fakat Fenerbahçe basit futboluyla galibiyete ulaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşuna dememişler;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih tekerrürden ibarettir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-5515054468732341323?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/5515054468732341323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=5515054468732341323&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5515054468732341323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5515054468732341323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/03/futbolda-basit-dusunce-yaps-galatasaray.html' title='Futbolda Basit Düşünce Yapısı: Galatasaray 0-1 Fenerbahçe'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S7FA9Fa-joI/AAAAAAAAAEg/wi14n-0j9RY/s72-c/Leo_Franco_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-7812346901780988008</id><published>2010-03-28T17:46:00.007+03:00</published><updated>2010-03-29T22:03:02.892+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cüneyt Çakır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Selçuk Şahin'/><title type='text'>Ali Sami Yen'de Pınarbaşı...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S6_hH9nQowI/AAAAAAAAAAw/1ZsWT9E2k5o/s1600/281269799866.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5453825200683524866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 440px; CURSOR: hand; HEIGHT: 174px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S6_hH9nQowI/AAAAAAAAAAw/1ZsWT9E2k5o/s320/281269799866.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Beklediğim gibi çok ilginç bir maç oldu. Önceki derbiler gibi kavga kokan hareketler yoktu. Tabi ki futbolun içinde olan doğal 'çirkinlikler' de olmadı değil. Ancak derbinin benim adıma en şaşırtıcı ve güzel yanıysa Cüneyt Çakır'ın yönettiği bir derbide hiç kırmızı kartın olmaması ve minimal düzeyde sarı kart çıkmasıydı.&lt;br /&gt;Derbi havasına Türk Halkı bu maçta giremedi. Nedeni Ali Sami Yen'de olduğundan mıdır yoksa başka bir nedenden mi bilmiyorum. Ama aslına bakacak olursak buna hiç de üzülmedim. Yoksa millet olarak gergin ortamlarda soğuk kanlı olmayı mı öğrendik? Sanırım bunun nedeni Özhan Başkanı yakın zamanda kaybetmenin verdiği hüzün. Böylesine ağır bir hüzünün ardından böyle bir güzelliğin yaşanması sevindici ancak ironik..&lt;br /&gt;Bütün açılardan derbiyi inceleyecek olursak çok önemli ve kaybedenin bir anlamda lige belli ölçüde havlu atması anlamına gelecekti. Ki öyle olmayacak, bu ligde Galatasaray'ın hala şansı var&lt;br /&gt;Dikkatimi çeken bir diğer unsur Selçuk gol attıktan sonra Fenerbahçe taraftarının Pınarbaşı marşının biz ekran başındakilerin kulaklarına kadar gelmesiydi. Öylesine şok olan ev sahibi taraftar hıncını maçın geri kalan kısmında Leo Franco'dan çıkarması da oldukça üzücüydü. Gerçekten kalecileri zor durumda bırakan bir pozisyondu. BKZ: Ümit Karanın derbide uzaktan Rüştü'ye attığı gol.&lt;br /&gt;Selçuk için de ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Oynadığı hırslı futbolu bir de gol ile süsledi. Uzun süredir bir Fenerbahçe önliberosundan görmediğimiz bir performanstı.&lt;br /&gt;Uzun lafın kısası neticede bu sadece kazananın bir avantaj yakalayacağı bir maçtı. Her ne kadar Fenerbahçe kazansa da kendi ümidini arttırmaktan çok Galatasarayın umutlarını azalttı.&lt;br /&gt;Kim bilir kim şampiyon olur bunu bilemeyiz ama umudumuz her maçın bu kadar sakin geçmesi..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-7812346901780988008?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/7812346901780988008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=7812346901780988008&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7812346901780988008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7812346901780988008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/03/ali-sami-yende-pnarbas.html' title='Ali Sami Yen&apos;de Pınarbaşı...'/><author><name>Ismail Raşit Çakır</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S69Urd1T5GI/AAAAAAAAAAM/2ll0yxFw110/S220/13337_183172072057_653087057_3059750_8158462_n%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S6_hH9nQowI/AAAAAAAAAAw/1ZsWT9E2k5o/s72-c/281269799866.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6087777561842492296</id><published>2010-03-28T16:28:00.003+03:00</published><updated>2010-03-28T16:41:14.228+03:00</updated><title type='text'>Hoşgeldik</title><content type='html'>İyi günler. Öncelikle belirtmek isterim ki Tribün ailesine katıldığım için mutluyum. Artık ben de bu yaratıcı arkadaşlarımla sizlerleyim. Dostum Cem'in de deyimiyle Bosman Kurallarıyla da gelsek ben bu aileye zorla girdim. :D Oysa ki bana yapılmış bir teklif yoktu. Bundan sonraki yazılarımda size zevk vermekten ve taraf tutarken tarafsızlığı her zaman önplanda tutmaktan çok mutlu olacağım.&lt;br /&gt;Tekrardan hoşgeldik, hoşbulduk..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6087777561842492296?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6087777561842492296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6087777561842492296&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6087777561842492296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6087777561842492296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/03/hosgeldik.html' title='Hoşgeldik'/><author><name>Ismail Raşit Çakır</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_dUx0J3A2oc8/S69Urd1T5GI/AAAAAAAAAAM/2ll0yxFw110/S220/13337_183172072057_653087057_3059750_8158462_n%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6710157658707292491</id><published>2010-03-25T01:06:00.006+02:00</published><updated>2010-03-25T01:15:41.451+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fair Play'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Respect'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özhan Canaydın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Centilmen Oyun</title><content type='html'>Fenerbahçe-Manisaspor maçına dair yazılabilecek tek ve en önemli şey,Canaydın'a saygı duruşu sırasında taraftarın alkış yağmuru,ve maç öncesinde yayınlanan görüntülerdeki Dereağzında Tesisleri'nde bayrakların yarıya indirilmiş olmasıdır.Bugün uyurken,kafamı yastığa koyduğumda beni bunlar mutlu edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Huzur içinde yatsın...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S6qcg5g01tI/AAAAAAAAAPU/SNKGNWX8dls/s1600/ozhan1b3585061b358507by.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 215px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S6qcg5g01tI/AAAAAAAAAPU/SNKGNWX8dls/s320/ozhan1b3585061b358507by.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5452342387893655250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6710157658707292491?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6710157658707292491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6710157658707292491&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6710157658707292491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6710157658707292491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/03/centilmen-oyun.html' title='Centilmen Oyun'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S6qcg5g01tI/AAAAAAAAAPU/SNKGNWX8dls/s72-c/ozhan1b3585061b358507by.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-1509490054332348162</id><published>2010-03-18T02:41:00.006+02:00</published><updated>2010-03-18T03:29:37.205+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Inter'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Serie A'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mario Balotelli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AC Milan'/><title type='text'>Doğruluk mu Yoksa Cesaret mi?!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S6F_IZ7ZLuI/AAAAAAAAAEQ/fPIfURJG_hw/s1600-h/mario-balotelli-inter1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 364px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449776806470692578" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S6F_IZ7ZLuI/AAAAAAAAAEQ/fPIfURJG_hw/s400/mario-balotelli-inter1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Konumuz Mario Barwuah Balotelli. 12 Ağustos 1990 Palermo doğumlu olan Gana asıllı oyuncu sansasyonel davranışları ve polemikleriyle gündemden düşmüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haber &lt;a href="http://www.goal.com/"&gt;Goal.com&lt;/a&gt; sitesinden. AC Milan taraftarı olduğunu daha önce belirtmiş olan Balotelli daha da ileri giderek "Milano dendiğinde aklıma normal olarak bir tek AC Milan geliyor." demiş ve "2007'deki Ronaldo transferiyle sevgim kat kat arttı." cümlesiyle elindeki körükle yangına koşmuş. AC Milan'ın İtalya Kupası'ndaki Novara ve Şampiyonlar Ligi'ndeki Manchester United maçlarını izlemeye gitmesi de cabası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda çok işittiğim bir söz var; "Sen ölmeyi bayılmak sanıyorsun herhalde." Nasıl ki Arda Turan ülkemizdeki Fenerbahçeliler tarafından, Diego Lugano ise Galatasaraylılar tarafından sevilmezler; işte İtalya sınırları dahilinde Internazionale oyuncuları ile AC Milan oyuncuları bu büyük rekabetin rakip taraftarları tarafından hiç sevilmezler. Balotelli'nin bu açıklamalarıyla da ateşle oynadığını düşünmekteyim. Zaten "hırçın çocuk" tavrı yeteri kadar antipatik geliyor, bir de böyle pek bir amacı olmayan cümlelerle iki tarafı birbirine düşürmek çok yersiz ve mantıksız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449777440097778530" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S6F_tSX3O2I/AAAAAAAAAEY/whvzytLsBeY/s400/interista_diventi_pazzo-milan.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;Elbette ki Francesco Totti Türk deyimleriyle "Gönlümdeki takım Lazio" ya da "Küçüklüğümden beri Lazio'yu tutuyorum" tarzında açıklamalar yapsa Balotelli'nin açıklamaları devede kulak tadı verir. Çünkü henüz Inter adına simgeleşmiş bir futbolcu değil. Fakat Inter'in onu var ettiği gibi kocaman bir gerçek var önünde. 18 yaşına kadar 2 yaşında Balotelli ailesi tarafından evlatlık alınarak büyütüldüğü şehir olan Concesio'daki evinden alınması, kulübünün onun üzerine ne kadar titrediğinin en büyük göstergesi. Arjantin kadar olmasa dahi bir Türkiye gibi futbolun hayatın olağan akışında da aktif olduğu ülkelerden olan İtalya'da bu şekilde gündeme gelmek, ölümle baygınlık arasındaki küçük çizgide akrobatik hareketler yapmak sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan hiçbir şartta yediği kaba tükürmemeli, tükürecekse eğer o kaptan yemek yememeli. Sizce Balotelli'ninki doğruluk mu yoksa cesaret mi?&lt;a href="http://www.goal.com/tr/news/444/italya/2010/03/02/1814312/balotelli-akl%C4%B1mda-bir-tek-milan-var"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-1509490054332348162?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/1509490054332348162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=1509490054332348162&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/1509490054332348162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/1509490054332348162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/03/dogruluk-mu-yoksa-cesaret-mi.html' title='Doğruluk mu Yoksa Cesaret mi?!'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S6F_IZ7ZLuI/AAAAAAAAAEQ/fPIfURJG_hw/s72-c/mario-balotelli-inter1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-8763337991384015019</id><published>2010-03-12T17:19:00.006+02:00</published><updated>2010-03-12T17:25:14.525+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mourinho'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pellegrini'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Real Madrid'/><title type='text'>Herkes İçin En İyisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5paw62IluI/AAAAAAAAAPM/WMwRbPxM7c4/s1600-h/mourinho460.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 192px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5paw62IluI/AAAAAAAAAPM/WMwRbPxM7c4/s320/mourinho460.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447766495734568674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda konuşulan ve şu an dedikodudan öteye geçemeyen bir görüş kurcaladı aklımı.Real Madrid-Jose Mourinho iddiaları üzerinde durulması gereken bir konudur bence...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;R.Madrid'in mevcut menajeri çok beğendiğim ve kendisini bir gün desteklediğim takımda görmek istediğim birisi.Gerçi Pellegrini ülkemize gelirse muhteşem hücum varyasyonları heba olur ama en azından futbol oynayan bir takım görmüş oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5pahLdJv3I/AAAAAAAAAPE/bsQ4qUa24bY/s1600-h/Manuel-Pellegrini-001.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 192px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5pahLdJv3I/AAAAAAAAAPE/bsQ4qUa24bY/s320/Manuel-Pellegrini-001.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447766225315282802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ancak olaya bir de Real açısından baktığımızda,Pellegrini'nin yerine getirilmesi muhtemel olan Mourinho,bence tam da Galaktikos'ların ihtiyacı olan menajerdir.Hırslı,iddialı,söz dalaşını seven ve bunu da çok iyi uygulayan türden.Yani şu an halihazır Barcelona baskınlığının üstesinden gelebilecek belki de tek kişi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa ne yaparsanız yapın,Bernabeu'daki 2-6'lık hezimeti nasıl unutturamazsınız...Sanırım herkes için en iyisi de budur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5paUqQFV0I/AAAAAAAAAO8/9HMOvhTQQUM/s1600-h/020509-messi.hlarge.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 128px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5paUqQFV0I/AAAAAAAAAO8/9HMOvhTQQUM/s320/020509-messi.hlarge.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447766010243667778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-8763337991384015019?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/8763337991384015019/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=8763337991384015019&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/8763337991384015019'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/8763337991384015019'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/03/herkes-icin-en-iyisi.html' title='Herkes İçin En İyisi'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5paw62IluI/AAAAAAAAAPM/WMwRbPxM7c4/s72-c/mourinho460.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-4427200414071926575</id><published>2010-03-11T00:37:00.009+02:00</published><updated>2010-03-11T01:51:11.365+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Olympique Lyonnais'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miralem Pjanic'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Real Madrid'/><title type='text'>Miralem Pjanic'ten Sevgilerle...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S5gfSyYOWXI/AAAAAAAAAD4/It6uwj5oSt8/s1600-h/1460688_w2.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 225px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447138156926097778" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S5gfSyYOWXI/AAAAAAAAAD4/It6uwj5oSt8/s400/1460688_w2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"Merhabalar!" diyerek söze başlamak hiç yersiz olmayacaktır çünkü senelerdir ekranlarda görünmeyen bir televizyon yıldızı gibi hissetmekteyim kendimi. Hoş "yıldız" kelimesini tamamen mübalağayı destekleme maksadıyla kullandım. Yanlış bir anlamaya mahal vermeyelim. Fakat uzun bir boşlama süresinden sonra blogda tekrar beraber olmak gerçekten keyif verici bir olay. Aslında ben bu zaman zarfından hiç memnun değilim; blogumuzda üzerime düşen sorumluluğu pek yerine getirmedim diye düşünüyorum ancak platformumuzun sahipsiz olmadığını göstermek amacıyla ikinci bir siftah yapalım artık dedim. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşümüz pek hoş olmadı gerçi. Nedeni ise Cristiano Ronaldo, Ricardo Kaka Leite, Gonzalo Higuain, Iker Casillas, Xabi Alonso, Sergio Ramos, Karim Benzema ve bunların dışındaki bir çok dünya yıldızını kadrosunda barındıran Los Galacticos'un finali kendi evinde oynanacak bir ŞL'ne çeyrek final dahi göremeden veda etmesi. Ortağın son yazısına istemsiz bir şekilde cevap niteliği taşıyacak sanırım bu post.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında buna pek şaşırdığım söylenemez. Çünkü Real Madrid tüm zamanlarda oynadığı maçlar sonucunda üstünlük kuramadığı 3 takımdan biri ve hiç yenemedikleri tek takım olan Olympique Lyonnais'e elendi. Üstünlük kuramadığı diğer 2 takım ise Galatasaray ve Barcelona, reklam yapmadan geçmeyelim. Bu maç ile birlikte Lyon karşısında çıktıkları 6 maçın 4'ünü kaybedip, 2'sinden beraberlikle ayrılmış oldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manuel Pellegrini'nin sahaya sürdüğü Madrid 11'i forma numarası sıralamasıyla;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iker Casillas - Alvaro Arbeloa - Sergio Ramos - Kaka - Cristiano Ronaldo - Lassana Diarra - Jose Maria Guti - Raul Albiol - Ezequiel Garay - Gonzalo Higuain - Esteban Granero&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şeklindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O. Lyon ise buna karşılık;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hugo Lloris - Cris - Jean Alain Boumsong - Miralem Pjanic - Lisandro Lopez - Anthony Reveillere - Sidney Govou - Jean Makoun - Cesar Delgado - Aly Cissokho - Jeremy Toulalan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ile oluşturulmuş bir 11 ile sahadaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Real Madrid mükemmel başladığı maçta golü 5. dakikada Cristiano Ronaldo'nun ayağından buldu. Daha sonrasında müthiş bir baskı altına aldıkları Lyon'a sadece savunma yaptırdılar. 25. dakikada Gonzalo Higuain'in kaçırdığı bir gol vardı ki boş kaleye yuvarladığı topu ağlarla buluşturamaması Real Madrid'e pahalıya patladı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 329px; DISPLAY: block; HEIGHT: 375px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447148292381174306" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S5gogv5BaiI/AAAAAAAAAEA/WA_CWbvX6Vg/s400/cristiano+ronaldo.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarıya O. Lyon Makoun ve Boumsong'u oyundan alıp yerlerine Kim Kallström ve Maxime Gonalons'u alarak başladı. Kallström gibi hücumcu bir oyuncu ile daha atak oynayacağının sinyallerini veren Lyon, iki savunmacı çıkarmasına karşın genç Gonalons'u alarak defansı ihmal etmeyeceğini gösteriyordu. Real Madrid ise aynı kadrosuyla sahadaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarıda da Real Madrid'in oyundaki belirgin kontrolü sürdü. 62'de Granero yerini Rafael Van Der Vaart'a bırakırken ikinci golün habercisi olduğunu düşündüm ancak 76'da Miralem Pjanic sahneye çıkarak Bernabeu'yu sessizliğe gömdü. Tarih tekerrür ediyordu ve bizlerde buna canlı canlı tanıklık ediyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Golün hemen sonrasında yapılan Kaka - Raul Gonzalez değişikliği ile 84'te gerçekleşen Arbeloa - Mahamadou Diarra değişikliğine pek akıl erdirebildiğim söylenemez. Kendi evinde gol bulması gereken bir takıma hücumcu çıkarıp hücumcu, savunmacı çıkarıp savunmacı alarak müdahale etmek bana pek doğru gelmedi. Manuel Pellegrini'nin yarınki gazetelerde bu şekilde eleştirilmesi muhtemeldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;90 dakika sonunda elenmesine kesin gözüyle bakılan rakibine kendi evinde yalnızca 1 gol atabilen 299 Milyon Euro'luk Real Madrid ilk 11'i turnuvaya veda etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olympique Lyonnais ilk 11'i ise bir süredir sorgulanan fakat son haftalardaki iyi gidişattan ötürü arka plana atılan Manuel Pellegrini ve heyetinin yönetimine selam çakıyor, ekibin istifa mektubuna adeta imza atıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447153677957915826" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S5gtaOuk5LI/AAAAAAAAAEI/1hnqBd3V2CA/s400/Manuel-Pellegrini1.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;Ve sanırım bu imzalardan en belirginin altında şunlar yazıyordu;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1990 doğumlu Bosna-Hersek vatandaşı Miralem Pjanic'ten sevgilerle...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-4427200414071926575?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/4427200414071926575/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=4427200414071926575&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/4427200414071926575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/4427200414071926575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/03/miralem-pjanicten-sevgilerle.html' title='Miralem Pjanic&apos;ten Sevgilerle...'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S5gfSyYOWXI/AAAAAAAAAD4/It6uwj5oSt8/s72-c/1460688_w2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-5674245674049989308</id><published>2010-03-07T16:30:00.004+02:00</published><updated>2010-03-07T16:51:18.217+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ramos'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Real Madrid'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='La Liga'/><title type='text'>Hala Madrid!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5O8PV2ZowI/AAAAAAAAAOk/ZszNad1J7o8/s1600-h/IMAGEN-7359389-2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 208px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5O8PV2ZowI/AAAAAAAAAOk/ZszNad1J7o8/s320/IMAGEN-7359389-2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445903346170438402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Barça'nın bir şekilde şampiyon olacağına inandığımızdan La Liga'yı en başından beri takip etmiyoruz.Arada sırada bir-iki güzel pas,top sürme ve adam geçme görmek için bakıyorduk İspanya Ligi'ne.Messi'den biraz sıkıldığım için denk geldiğimde C.Ronaldo'ya bakıyorum artık ve kesinlikle Messi'den daha fazla heyecan veriyor bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün de bunlardan birine denk geldim ve R.Madrid'in Sevilla ile olan maçını izleyeyim dedim fakat daha ilk on dakikadan limon sıktılar.İkinci yarıda biraz daha izleyip kanalı değiştirmekti amacım ama skor 0-2 olunca Ramos'un tavrını merak ettiğimden biraz daha izledim.Aman Tanrım! İyi ki izlemişim...Guti'nin muhteşem oyunu,Ramos'un kazanma azmi muhteşemdi.Canlı yayında bir diriliş izledik resmen.Maç 0-2 olduktan sonra takımın azmini görenler de en az benim kadar eminmişlerdir maçın çevrileceğine.İşte önemli nokta bu;çünkü sahadakiler de emindi maçı kazanacaklarına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neticede;inanmaya devam ederlerse bu oyun,bu paslar, ama en önemlisi bu hırs şampiyonluğa yeter.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-5674245674049989308?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/5674245674049989308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=5674245674049989308&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5674245674049989308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5674245674049989308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/03/hala-madrid.html' title='Hala Madrid!'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S5O8PV2ZowI/AAAAAAAAAOk/ZszNad1J7o8/s72-c/IMAGEN-7359389-2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6629044438815723246</id><published>2010-02-04T19:22:00.003+02:00</published><updated>2010-02-04T19:27:39.108+02:00</updated><title type='text'>Köprüden Karşıya Geçenler #3</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.maki-naci.com/resimler/el.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 300px;" src="http://www.maki-naci.com/resimler/el.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çoğumuz bilmeyiz ama Elvir Boliç,Türkiye kariyerinde ilk olarak Galatsaray forması giymiştir.Ancak fazla şans bulamayan Elvir,önce Antepspor'a gitmiş,ardından da İstanbul'un Anadolu yakasına,Fenerbahçe'ye gelmiş ve attığı gollerle Fenerbahçe taraftarının sevgisini kazanmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6629044438815723246?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6629044438815723246/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6629044438815723246&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6629044438815723246'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6629044438815723246'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/02/cogumuz-bilmeyiz-ama-elvir-bolicturkiye.html' title='Köprüden Karşıya Geçenler #3'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-2253898381981267658</id><published>2010-01-26T14:02:00.011+02:00</published><updated>2010-03-10T18:36:00.248+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deniz Barış'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zico'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Daum'/><title type='text'>Özveri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17mTZKrZyI/AAAAAAAAALY/1BhMCJbdPrE/s1600-h/deniz7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 190px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17mTZKrZyI/AAAAAAAAALY/1BhMCJbdPrE/s320/deniz7.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431031421502973730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2 Temmuz 1977'de doğan Deniz Barış 1.84 boyunda ve defans-defansif orta saha mevkilerinde görev yapıyor.Futbola,dünya genelinde bir çok taraftarı bulunan Alman sosyalist kulüp St.Pauli'de başlayan Deniz,kariyerinin ilerleyen yıllarında sırasıyla Greuther Fürth,tekrar St.Pauli ve 2002 yılında Türkiye'ye gelerek Gençlerbirliği takımlarında yer aldı.Burada yaptığı çıkışla 2004 yılında Fenerbahçe'ye transfer oldu.Halen Fenerbahçe'de forma giymektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz Barış hakkında,çoğu Türk futbolseverin işine yarayacak bilgiler sadece bunlardır.Neticede kendisi kıvırcık saçlı,iğrenç sakallı defansif bir oyuncu.Duran toplarda kafa golü atmaz,Lugano kadar sert ve hırslı değildir...Tipi iğrençtir bi kere,öyle saç-sakal mı olur lan!...Evet,Deniz Barış şu haliyle top oynamazsa tüm dünya ülkeleri için en hayırlısıdır Türk futbolsevere -özellikle de kazma Fenerbahçe taraftarına- göre çünkü onların kriterleri bellidir,az önce saydıklarımız gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin bildiği bir oyundur herhalde sanal menajerlik oyunları.Efendim,bendeniz bu oyunla çok küçük yaşta tanışmama rağmen oynamaya başlmam biraz zaman aldı,ancak 2007 yılında oynamaya başladım,orası ayrı bir konu.Bu oyunda belki de en zevkli işlerden biri de transfer yapmaktır.Transfer yaparken,o zamanlar tabi yeni başladığımız için,oyuncunun sadece teknik özelliklerine bakardım;bitiricilik,markaj,top sürme,top çalma gibi.Onun yanındakilerin,ekseriyetle mental değerlerin benim için önemi yoktu ama bunu zaman geçtikçe,bitiriciliği yerinde olan adamın kaleciyle karşı karşıya kalıp kaçırmasını,veya çok yetenkli bir oyuncunun antremanlardan kaçmasını gördükçe anladım.Bunun tam tersi de olurdu tabi,teknik özellikleri sönük olan bir adam defalarca beni kurtarmıştır...Hep sorardım,''nasıl oluyor bu ?'' diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Deniz Barış'ı anlatmam için bu mental değerlere değinmem gerekir çünkü Fenerbahçe taraftarının mental özellikleri geçtim,teknik özelliklerden de anladığını pek sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tribünlerimizde çok modaydı 3 kişiye küfür etmek;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Selçuk Şahin&lt;br /&gt;2-Ümit Özat&lt;br /&gt;3-Deniz Barış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17mu2pNW0I/AAAAAAAAALg/EwttP9T8Rgk/s1600-h/news_manset_resim_225_DenizBaris002.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 162px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17mu2pNW0I/AAAAAAAAALg/EwttP9T8Rgk/s320/news_manset_resim_225_DenizBaris002.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431031893272124226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe taraftarı,bu kişilere küfür etmekten inanılmaz haz duyar.12 yaşındaki ortaokul öğrencisi bile,galeyana gelip küfür eder...Abisi,babası da öyle yapıyordur çünkü...Çocuğu geçtim,büyükleri bile neden küfür ettiklerini bilmezler.Ben biliyorum,futboldan anlamıyorlar zira...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz,2004 yılında Gençlerbirliği ile binbir münakaşa sonunda güçlükle Fenerbahçe kadrosuna katıldı ve ilk sezonundan itibaren gayet özverili bir oyun sergiledi.Fenerbahçe'nin orta sahada başı sıkıştığı zaman hep kendini vererek oynadı.Deniz Barış'ın en başarılı sezonu ise Zico'nun (Tanrı O'nu korusun ve kutsasın) Fenerbahçe teknik direktörü olduğu dönemdeydi ki Zico'nun en güvendiği isimlerdendi.O sene ve devamında gelen futbolcu kıyımını göze alırsak Deniz Barış kaliteli futbolcudur diyebiliriz çünkü Zico,takımda teknik yoksunu oyunculardan mümkün olduğunca kurtulmaya baktı.Servet,Ümit Özat,Serkan Balcı aklıma gelenler.Deniz ayrıca 2007-2008 sezonunda Avrupa'da gelen başarıda büyük rol oynadı ki benim bu konuda sadece bir tane referansım vardır,o da bana yeter zaten Deniz'in o sene başarılı olduğuna inanmam için.(bkz. 2007-2008 ŞL Ön Eleme 2.Maçı Anderlecht-Fenerbahçe)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17ncAmTgFI/AAAAAAAAALo/KMO5u7DOBcg/s1600-h/news_manset_resim_kd_DenizBaris001.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 162px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17ncAmTgFI/AAAAAAAAALo/KMO5u7DOBcg/s320/news_manset_resim_kd_DenizBaris001.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431032669038411858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fakat Deniz Barış ne yaptıysa,Fenerbahçe taraftarının gözüne giremedi.Malum; ''Fenerbahçe taraftarının tatmin olması için her maç kazanmalısın,o kazandığın maçta 5 gol atmalısın ve o attığın 5 golü de 'Voleşata' ile atmalısın!..'' Deniz hiçbir zaman kurtarıcı adam olmadı,ya da başkaları ondan rol çaldı desek de olur.Bu zaman zarfında Deniz'in başına gelmedik kalmadı.Ne zaman Deniz Barış iyi oynasa,futbol federasyonu tarafından lisansı donduruldu,lisansı açıldığı zaman sakatlandı,sakatlığı geçtiği zaman ise...Deniz Barış bu süre zarfında eşini kaybetti.İki çocuk sahibi olan Deniz Barış'ın çektiği sıkıntıları ben bile şu an düşündükçe üzülüyorum.Çocuklarına hem annelik,hem babalık yaptı,bu sıkıntıyı da atlattı derken başına Aragones belası geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17oFjHceTI/AAAAAAAAALw/D8sVEy70yTM/s1600-h/LiveImages_Spor+Foto_Fenerbah%C3%A7e+-+Sivasspor+(Fortis+T%C3%BCrkiye+Kupas%C4%B1+yar%C4%B1+final)_S04215229.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 210px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17oFjHceTI/AAAAAAAAALw/D8sVEy70yTM/s320/LiveImages_Spor+Foto_Fenerbah%C3%A7e+-+Sivasspor+(Fortis+T%C3%BCrkiye+Kupas%C4%B1+yar%C4%B1+final)_S04215229.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431033382678853938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunlara rağmen Deniz Barış futboldan kopmadı.Eşini kaybetmesi, uzun bir süre o özverili oyununu oynamasını etkiledi ancak bu sene Daum'un gelişiyle tekrar o eski sorumlu,bilinçli Deniz'i görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17oVJTxwvI/AAAAAAAAAL4/P0gHbnnotyg/s1600-h/Deniz+Bar%C4%B1%C5%9F+(2).jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 215px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17oVJTxwvI/AAAAAAAAAL4/P0gHbnnotyg/s320/Deniz+Bar%C4%B1%C5%9F+(2).jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431033650629165810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Denizlispor maçında 3.golde Gökhan Ünal'a attığı ara pas bunun işaretçisidir diyebilir miyiz? Zaman gösterecek,ama ben Deniz'e güveniyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17ohxFwaOI/AAAAAAAAAMA/fVhy88pF7zY/s1600-h/12.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17ohxFwaOI/AAAAAAAAAMA/fVhy88pF7zY/s320/12.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431033867466205410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-2253898381981267658?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/2253898381981267658/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=2253898381981267658&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2253898381981267658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2253898381981267658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/ozveri.html' title='Özveri'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S17mTZKrZyI/AAAAAAAAALY/1BhMCJbdPrE/s72-c/deniz7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-4476201033847082797</id><published>2010-01-25T20:18:00.003+02:00</published><updated>2010-01-25T20:26:14.796+02:00</updated><title type='text'>Yılın Transferi</title><content type='html'>Bombayı biz patlattık...Günlerdir beklenen büyük tranferler Galatasaray'ın Jo hamlesiyle bir nebze olsun gerçekleşti ama bu transferle kimse yanımıza  yaklaşamaz artık.&lt;a href="http://antinek.com"&gt;antinek.com&lt;/a&gt; blogu sahibi ve yazarı Koray Caba yazılarıyla artık ''Tribün''de...İki taraf için de hayırlısı olsun inşallah...Koray büyük sınava hazırlanması nedeniyle bir süre-yani sınava kadar- tam anlamıyla yanımızda olamayacak ama biz Bosman kurallarından faydalanıp kendisini kaptık :D &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet,Koray Caba Basın Tribünü'nde.Hoşgeldin dostum Koray...;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-4476201033847082797?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/4476201033847082797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=4476201033847082797&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/4476201033847082797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/4476201033847082797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/yln-transferi.html' title='Yılın Transferi'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-3127790615576817504</id><published>2010-01-23T16:32:00.001+02:00</published><updated>2010-01-23T16:35:37.102+02:00</updated><title type='text'>Ankaragücü Şaşırtmaya Devam Ediyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1sJG1qv0cI/AAAAAAAAALQ/_l4aAG0fsBs/s1600-h/jerome-rothen_diaporama.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 242px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1sJG1qv0cI/AAAAAAAAALQ/_l4aAG0fsBs/s320/jerome-rothen_diaporama.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429943788815503810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tamam belki de çok spesifik bir transfer değil ama kabul etmeliyiz,Anadolu kulüpleri için kaliteli bir transfer.Ne de olsa kariyerinde AS Monaco ile ŞL finali oynamış,o sezon ŞL'de asist kralı olmuş ve ardından ''French giants'' PSG'de görev almış bir oyuncudan bahsediyoruz;Jerome Rothen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haberi &lt;a href="http://news.bbc.co.uk/sport2/hi/football/gossip_and_transfers/default.stm"&gt;bbc.co.uk&lt;/a&gt;'ta The Sun haberi olarak okudum ve çok şaşırdım.Ancak doğrulamasına baktığımda emin olamadım,&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/J%C3%A9r%C3%B4me_Rothen"&gt;vikipedi&lt;/a&gt;'deki kariyerinde kiralık olarak Ankaragücü yazmasına rağmen.Malum,Papazın Çayırı'nda bununla &lt;a href="http://papazincayiri.blogspot.com/2010/01/wikipedia-sapklar.html"&gt;ilgili bir yazı&lt;/a&gt; vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Transfer gerçekleşirse,Ankaragücü için faydalı olacağından kuşkum yok,ancak ne kadar faydalı olur? En azından büyük başkan Ahmet Gökçek'in hedeflerine ulaşmasında yardımcı olur mu,bilemem.Ahmet Gökçek'in hedefleri mi? Şampiyonluk hedefi tabi canım,başka ne olabilir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-3127790615576817504?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/3127790615576817504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=3127790615576817504&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/3127790615576817504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/3127790615576817504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/ankaragucu-sasrtmaya-devam-ediyor.html' title='Ankaragücü Şaşırtmaya Devam Ediyor'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1sJG1qv0cI/AAAAAAAAALQ/_l4aAG0fsBs/s72-c/jerome-rothen_diaporama.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-9106962450022574805</id><published>2010-01-21T14:30:00.007+02:00</published><updated>2010-01-21T15:08:28.598+02:00</updated><title type='text'>#9-Kazım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1hPG8WrEpI/AAAAAAAAALA/AVBwNHRKE-k/s1600-h/LiveImages_Spor+Foto_Colin+Kaz%C4%B1m+Toulouse%27ta_F20194001.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1hPG8WrEpI/AAAAAAAAALA/AVBwNHRKE-k/s320/LiveImages_Spor+Foto_Colin+Kaz%C4%B1m+Toulouse%27ta_F20194001.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429176331494167186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ah Kazım vah Kazım...Senin transferini böyle yorumluyorum ama bakma sen aslında belki de kendin için en uygun liglerinden birinde oynayacaksın artık.Yeteneğin ve fizik gücün yerindeydi ancak mental açıdan berbattın.Umarım Toulouse'da biraz takım oyunu öğrenirsin de bundan sonra en azından ulusal takıma daha faydalı olursun.Formana ''Kazım'' yazdırdığını da göz ardı ettik sanma.İnşallah sıla hasreti de seni tam bizden biri gibi yapar,formana ''Kazım'' yazdırmanı bunun işareti olarak görüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1hRmB64BlI/AAAAAAAAALI/AUev_8zN2mo/s1600-h/kaz%C4%B1m.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 256px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1hRmB64BlI/AAAAAAAAALI/AUev_8zN2mo/s320/kaz%C4%B1m.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429179064587388498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-9106962450022574805?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/9106962450022574805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=9106962450022574805&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/9106962450022574805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/9106962450022574805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/9-kazm.html' title='#9-Kazım'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1hPG8WrEpI/AAAAAAAAALA/AVBwNHRKE-k/s72-c/LiveImages_Spor+Foto_Colin+Kaz%C4%B1m+Toulouse%27ta_F20194001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-7365248549413378990</id><published>2010-01-15T15:32:00.005+02:00</published><updated>2010-01-15T15:50:31.696+02:00</updated><title type='text'>Topuz ve Gökhan Tekrar Birleşti</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1Bwxs63hUI/AAAAAAAAAKY/WFMcd9PEnAg/s1600-h/g%C3%BCnal.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 135px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1Bwxs63hUI/AAAAAAAAAKY/WFMcd9PEnAg/s320/g%C3%BCnal.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426961550155416898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnşaat mühendisliğinde mantık dersi okutulmuyor herhalde...Zira bu hamle akla mantığa pek sığmıyor,yapılan yorumlarda ''Aziz Yıldırım'ın Semih'e resti'' olarak değerlendirilmiş.Ama hayırlısı olsun,Gökhan Ünal geçen sene fena da iş yapmamıştı Trabzon'da fakat iki tane Güiza'yı bünye kaldırır mı bilmem...Tabi bir de Topuz ve Gökhan Ünal'ın tekrar nasıl anlaşacakları konusu muamma...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-7365248549413378990?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/7365248549413378990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=7365248549413378990&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7365248549413378990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7365248549413378990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/topuz-ve-gokhan-tekrar-birlesti.html' title='Topuz ve Gökhan Tekrar Birleşti'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S1Bwxs63hUI/AAAAAAAAAKY/WFMcd9PEnAg/s72-c/g%C3%BCnal.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-504650996353997925</id><published>2010-01-14T21:24:00.005+02:00</published><updated>2010-01-14T21:31:35.738+02:00</updated><title type='text'>Lucas Edward Neill Galatasaray'da</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S09vkSqGKRI/AAAAAAAAADo/6oNEQhh0QOw/s1600-h/socceroos.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 283px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426678745279113490" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S09vkSqGKRI/AAAAAAAAADo/6oNEQhh0QOw/s400/socceroos.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf dahilindeki Avustralyalı futbolculardan forma numarası 2 olan Lucas Edward Neill Galatasaray'ın ara dönemdeki ilk transferi oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunma hattına çare olması ve yazarken bile tüylerimi diken diken eden Harry'nin gidişine dur demesi temennisiyle...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-504650996353997925?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/504650996353997925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=504650996353997925&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/504650996353997925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/504650996353997925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/lucas-edward-neill-galatasarayda.html' title='Lucas Edward Neill Galatasaray&apos;da'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S09vkSqGKRI/AAAAAAAAADo/6oNEQhh0QOw/s72-c/socceroos.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-5616007986571875502</id><published>2010-01-14T13:59:00.011+02:00</published><updated>2010-01-14T14:43:55.770+02:00</updated><title type='text'>Olimpiyat'ta Pozitif Futbol</title><content type='html'>Ziraat Türkiye Kupası Grup Maçı&lt;br /&gt;Fenerbahçe 3-2 Tokatspor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç bilindiği üzere Fenerbahçe'nin sahasındaki çim çalışmaları nedeniyle Olimpiyat'ta oynandı,ki bence seyirci sayısınn düşük olmasındaki &lt;br /&gt;en önemli etken budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenebahçe;&lt;br /&gt;Volkan,Bekir-Lugano-Bilica-Vderson,Topuz-Baroni-Özer-Boral,Güiza-Alex on biriyle sahadaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat8.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 446px; height: 433px;" src="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat8.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rakibin zayıf olmasından mıdır biliinmez ama nedense Fenerbahçe oynaması gerektiği gibi oynayarak başladı.Hep söyledik;Güiza varsa ona göre oynayacaksın diye.İşte ilk 5 dakikada Fener bunu yaptı.Yerden oynadı ve Alex üzerinden ara paslarla topu&lt;br /&gt;ileri ulaştırmaya çalıştı.Ayrıca Özer orta sahanın ortasında görev aldı.Bu belki onun yararına olur çünkü dribling özelliği sayesinde orta sahadan derinlemesine tehlike yaratabilir.Zaten günümüz futbolunda top kontrolü orta saha oyuncuları için önemli özellik,Xavi ve Iniesta en iyi örnekleri.Özer oyunu çift yönlü oynamayı beceebilirse hem kendi için hem de Fener için çok yararlı olur.Bu sekansta M.Topuz'un istekli oyunu da göze çarptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hexagoal.com/images/topuz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 435px; height: 300px;" src="http://www.hexagoal.com/images/topuz.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat11.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 446px; height: 333px;" src="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat11.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tokatspor'un formasını beğendim.Niksar'a gittiğimde bi' tane edineceğim.Onun haricinde Tokatspor'da olumlu tek şey ''Şamil''.Ancak bir de Tokatlı'nın görünmeyen azmi ve hırsı vardır Tokat'lı olmayan da bilemez.Bu her zaman da yeterli olmaz belki ama bu hırs en azından bu akşam bize muhteşem bir gol izletti.Şaka bir yana Arif belki ilk 20 dakikada pek gözükmedi ama neler yapacağını merak ediyodum.Geçen sene Türkiye liglerinde en fazla gol atan Bülent'in yerini doldurması için alındı.Tokatspor'un da yükselme grubuna ve Türkiye Kupasına kaldığına bakarsak yararlı da diyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 446px; height: 540px;" src="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tokatspor taraftarı memleket sevgisini bağıra bağıra,Olimpiyatı inleterek dışarı vurduğu sırada Alex tam anlamıyla hemşerilerimi susturdu.Vederson'un soldan ortasına doğru yerde doğru zamanda bulunarak kafa vurdu ve eşitliği getirdi.Zaten Alex bu yüzden Alex,zıplamasına veya koşmasına gerek kalmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat13.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 446px; height: 482px;" src="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat13.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yarının sonlarına doğru Fenerbahçe bastırmasına rağmen golü bulamadı ancak belliydi golün geleceği,nitekim ikinci yarının başında daha önce baskılı oyunu göze çarpan Topuz golü kaydetti.Ama ikinci yarının ilk 5 dakkasında Tokatsporun da cevabı vardı.Attıkları gol tam bir takım oyunuydu.Herkes yapması gerekeni zamanında yaptı ve Tokatspor pozisyon buldu,ilk golü atan Arif bu kez asist yaptı,demek ki Tokatspor için iyi transfer.Bir şeyi daha belirtmek gerek,bu takım 2 senedir bir şeylere inanarak oynuyor,hedefleri ve inançları var ama disiplin de çok önemli bu oyunda,elden bırakınca da daha paragraf bitmeden kalende golü görüyorsun.57. dakikada,Güiza'ya uygun bir oyunla-ki bunu da hep belirtiyoruz- Güiza kaleciyle karşı karşıya kaldı.Duvar pasında derinlemesine pas alan güiza sprintini yaptı&lt;br /&gt;topa yetiştiğinde zaten tek yapabildiği şeyi yaparak topa vurdu ve hücumu golle bitirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 446px; height: 428px;" src="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2010-01-13_tokat7.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daum oyuncularına şans vermek için değişiklikler de yaptı.Özer,Alex ve Topuz ki en etkili 3 oyuncuydular,yerlerini Deivid,Selçk ve Ali Bilgin'e bıraktı.&lt;br /&gt;Tokatspor da kapasitesini aşıp 2 gol atınca dermanı kalmadı,Fenerbahçe zaten saçma sapan bir oyun oynuyordu.Maçı bitirip evlerine dağıldılar.Ancak geride bir takım sonuçlar ve izlenimler bıraktılar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Fenerbahçe,kupada turu garantiledi&lt;br /&gt;2-Bu Tokatspor eğer Bank Asya'ya çıkamazsa yazık olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.tokathaber.com.tr/resim/tokatspor.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 278px;" src="http://www.tokathaber.com.tr/resim/tokatspor.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-5616007986571875502?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/5616007986571875502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=5616007986571875502&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5616007986571875502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5616007986571875502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/olimpiyatta-pozitif-futbol.html' title='Olimpiyat&apos;ta Pozitif Futbol'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-1514261612167321157</id><published>2010-01-13T23:25:00.004+02:00</published><updated>2010-01-13T23:29:34.568+02:00</updated><title type='text'>Köprüden Karşıya Geçenler #2</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.haberturk.com/2008/06/03/kuturesim/aaa___.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 440px; height: 230px;" src="http://www.haberturk.com/2008/06/03/kuturesim/aaa___.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tanju Çolak&lt;br /&gt;Hikayesini anlatmaya gerek var mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-1514261612167321157?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/1514261612167321157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=1514261612167321157&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/1514261612167321157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/1514261612167321157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/kopruden-karsya-gecenler-2.html' title='Köprüden Karşıya Geçenler #2'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-5353011560859988984</id><published>2010-01-11T12:05:00.008+02:00</published><updated>2010-01-11T12:56:24.094+02:00</updated><title type='text'>Transfer Şart</title><content type='html'>Ziraat Türkiye Kupası Grup Maçı&lt;br /&gt;Eskişehirspor 0-1 Fenerbahçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alex topun başında...Vuruyor ve top ağlarda...Hayıriakem tekrar edilmesini istedi.Yine Alex,vuruyor...Ve gol...Fenerbahçe maçı 0-1 alıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0r8JoVnBHI/AAAAAAAAAJ4/JCQSdTlo2pY/s1600-h/2010-01-10_es9.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 215px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0r8JoVnBHI/AAAAAAAAAJ4/JCQSdTlo2pY/s320/2010-01-10_es9.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425425943498261618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında maçta bundan fazla söylenebilecek birşey yok kazanan taraf olan Fenerbahçe adına.Ancak bir futbolsever olarak sahada gördüğümüz v duyduğumuz bazı şeylerin hakkını teslim etmek gerekirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ataryemez.com/images/F/fenerbahce-org-acilis-01.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 463px; height: 245px;" src="http://www.ataryemez.com/images/F/fenerbahce-org-acilis-01.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçı -sağolsun fenerbahce.org'un maça yarım saat kala bile ilgili hiç bir haber vermemesi nedeniyle- izlemeye 5 dk. geç başladım.Bu yüzden maç kadrolarını liste halinde görme şansım olmadı ancak benim için önemli olan keyifli bir futbol izleyip izleyemeyeceğimizdi.Ne de olsa Daum bu,rutinlerinden vazgeçmez.Bu yüzden de ilk 11'de kimlerin olduğunu anlamak çok zaman almadı.Kalede Volkan vardı yine.Defans sağ kanat hariç Altay maçındaki gibiydi,G.Gönül vardı.Orta sahada Özer,Emre,Baroni,Topuz ve de hücum hattında Deivid-Alex ikilisi oynadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img242.imageshack.us/img242/6571/esesqs9.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 640px; height: 480px;" src="http://img242.imageshack.us/img242/6571/esesqs9.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskişehirspor taraftarı dün yine muhteşemdi.Eskişehirspor da bunun avanrtajıyla saklanarak değil cesurca oynadı.İlk yarım saatte Fener'e karşı baskın geldiler.Bunda Özer'in sol kanatta olması ve Baroni'nin standart ötesi oyunu.Standarttan kastım,farklı hiçbir hareketinin olmaması.Topu kes,en yakındakine ver.Ayrıca daha önceki maç yazısında da bahsetmiştik;defansın solunda Andre Santos oynamamalı.İst-Ankara otobanı bile bu kadar akıcı değil.Bu ataakları Lille kanat oyuncuları boş geçmez,ikinci defa yazıyoruz ama neler olacağını göreceğiz..Ayrıca Bilica belki de bu sene Fener'in başına gelen en güzel şey,Özer'le birlikte.Bunu bu maçta bir kez daha gördük.Defans'ta Lugano kadar hırçın,hücuma da gereğinden biraz fazla olsa da iyi destek veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0r-7IqYMVI/AAAAAAAAAKA/uUQDcHl_a6k/s1600-h/2010-01-10_es3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 249px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0r-7IqYMVI/AAAAAAAAAKA/uUQDcHl_a6k/s320/2010-01-10_es3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425428993012150610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yarım saatte en ciddi ataklar Es-Es'ten geldi.Burak Yılmaz iki pozisyonda Volkan'la karşı karşıya kaldı.Ama pozisyonlar sonunda gördük ki,Volkan boşuna milli takım kalecisi değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe ilk yarıda çok isteksizdi.Takımdaki en hırslı oyunculardan G.Gönül bile hücuma ilk desteğini 32. dakikada verdi.Santos'un defansta olduğu bir sol kanat,müstakbel fark yiyen takımdır.FM tabiriyle söylersek,ML oynuyo resmen.Defansın solu boş  gibi.Daha önce Daum buna benzer birşeyler zırvalamıştı,beklerimiz açık,açıklarımız bek gibi oynadı diye ama o maçta Özer'in yerinde Vederson olduğundan ve hatta bekte de R.Carlos oynadığından mantıklı gelmişti açıklaması ancak dün akiam görünüm Fenrbahçe'nin resmen iki sol açıkla oynadığından ibaretti.Hani neredeyse Santos ve Özer kavga edecek,''çık önümden ben geçeceğim'' diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0r_1xg_jdI/AAAAAAAAAKI/A_ULgbTTer0/s1600-h/2010-01-10_es1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 286px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0r_1xg_jdI/AAAAAAAAAKI/A_ULgbTTer0/s320/2010-01-10_es1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425430000411053522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Es-es tribünlerinde mehter ezgileri,küçük bi tebessüme sebep oldu,böyle şeyler güzel oluyor aslında.Ama bir kaç dakika sonra Burak'ın ortasında Doğa kafa vurunca korkuya dönüştü bu tebessüm...Ama Eskişehirspor berbat bir bitiricilikle ilk yarıyı tamamladı ve soyunma odasına eşitlikle gidildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarıda Fenrbahçe Alex ve Özer'in kısa süreli baskılı oyunuyla İveşa'yı hataya zorladı ve penaltı kazandı.Belirttiğimiz gibi burada Alex ve Özer takipçiliği ve baskısı topu ceza sahası içinde Fener'e kazandırdı.İveşa da kısıtlı tekniğiyle hamle yapınca Alex'e penaltı noktası yolu gözüktü.Ki onun da en iyi yaptığı işlerden biridir.İki defa gole çevirdi penaltıyı tekrarlanmasından ötürü ve Fenerbahçe'ye kupada bir üst turu garantilmek adında önemli bir 3 puan kazandırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0sAEIdbApI/AAAAAAAAAKQ/x3L6OWjqT3I/s1600-h/2010-01-10_es7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 243px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0sAEIdbApI/AAAAAAAAAKQ/x3L6OWjqT3I/s320/2010-01-10_es7.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425430247088259730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu maçta tek tek futbolcular hakkında yorum yapmak gerçekten zor,çünkü herkes hazırlık maçında oynar gibiydi,sanki antremanda gibiydiler.Ama bazıları hakkında da bir iki kelam etmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deivid uzun bir aradan döndükten sonra takımdaki yerini aldı,ilk senesindek gibi tek forvet oynadı.Ancak top tekniği Güiza ve Semih'ten iyi olduğundan daha çok Alex'le beraber serbest oynuyor gibi gözüktü,e bu da gol sorunu yarattı Fener'de dolayısıyla.Eski Deivid'i dört gözle bekliyoruz.Eğer Daum Deivid'i tekrar kazanabilirse,Fenerbahçe'nin belki devre arasındaki en iyi transferi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.sporbul.com/images/icerik/8658_276_28493.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 434px; height: 299px;" src="http://www.sporbul.com/images/icerik/8658_276_28493.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burak Yılmaz hakkında birşeyler yazmaya zorladı vicdanım beni.Kendisinde tipik Türk futbolcusu sorunu olan mental sorunlar var.Çok istikrarsız,bu maç içinde bile belli oluyor.Saha içinde göze çarpan işler yaptı ancak çok fazla yere yatıyor,bu Fenerbahçe'de oynarken de böyleydi.İnsan fiziksel olarak yetersiz diyeceğim ama ayıp olur be kardeşim.Boylu poslu adam,tank gibi gitmesi lazım.İşte bu yüzden başarılı olamıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i.media.goal.com/g/61382.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 470px; height: 465px;" src="http://i.media.goal.com/g/61382.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak Fenerbahçe kazanmasını bildi,ancak sol kanada ve forvete transfer şart,bu su götürmez bir gerçek...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-5353011560859988984?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/5353011560859988984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=5353011560859988984&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5353011560859988984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/5353011560859988984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/alex-topun-basnda.html' title='Transfer Şart'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0r8JoVnBHI/AAAAAAAAAJ4/JCQSdTlo2pY/s72-c/2010-01-10_es9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6891651197418996061</id><published>2010-01-10T21:27:00.012+02:00</published><updated>2010-01-10T22:44:26.854+02:00</updated><title type='text'>Rahat Futbol: Orduspor 0-3 Galatasaray</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0o3rqOAKaI/AAAAAAAAADA/VUZuc-2wkoI/s1600-h/ziraat.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 160px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425209924328106402" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0o3rqOAKaI/AAAAAAAAADA/VUZuc-2wkoI/s400/ziraat.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Edirne'nin sıkıcı pazar günlerinden birine daha gözlerinizi açtığınızda sizi tersinize dönüp uyumamaya ikna edebilecek birkaç şeyden biri de o gün Galatasaray maçının olduğunu bilmek olur sanırım. Bende bu seçeneğin baştan çıkarıcılığına uyarak güzel geçmeyen bir cumartesiden sonra uyanır uyanmaz TRT'nin yayınlayacağı Ziraat Türkiye Kupası'ndaki Orduspor - Galatasaray maçı için hazırlanmaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakit gelip çattığında kahvem dahil her şeyim hazırdı. Sandalyeme kurulup maç kadrolarına baktığım sırada Orduspor'un kalburüstü sayılabilecek oyuncuları olduğunu fark ettim. Kalelerinde Galatasaray'dan hatırlayacağınız Fevzi Elmas vardı. Beşiktaş'tan kiralık Emre Özkan, Galatasaray'dan kiralık İrfan Başaran ve bazılarımızın yine Beşiktaş altyapısından hatırlayacağı Rıza Şen. Rijkaard ise Orduspor'a nazaran daha basit bir kadroyla bu maça çıkmayı tercih etmişti. Kaledeki Ufuk Ceylan sürprizini gördüğümde, en azından bu maç "Clean Sheet" olayını yaşayabileceğimizi hissetmiştim zira Leo Franco olsaydı otomatikman hanemize bir gol ekleyecektik. Öyle de oldu, genç kaleci sırıtmadan başarıyla tamamladı maçını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 272px; DISPLAY: block; HEIGHT: 203px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425210902998742018" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0o4koDQ9AI/AAAAAAAAADQ/8xJdrwGDu6k/s400/217492769.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'ın ilk 11'i numara sıralamasıyla;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uğur Uçar - Barış Özbek - Arda Turan - Mustafa Sarp - Ayhan Akman - Harry Kewell - Emre Aşık - Hakan Kadir Balta - Servet Çetin - Ufuk Ceylan ve Caner Erkin şeklindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 268px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425210065352083762" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0o3z3kvSTI/AAAAAAAAADI/ZuO5nQhT2Xg/s400/9453882d251afc0823e6adfbc7074b2e_k.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakem Bünyamin Gezer başlama düdüğünü çaldıktan 4 dakika sonra Erol Yüksever'e Arda'ya yaptığı müdahale sonucu kırmızı kart gösterdi. Bu Galatasaray'ın maçın kalanındaki rahat oyununun sebeplerinden biri oldu. Erol'un oyun dışı kalmasından 6 dakika sonra ise Arda rakip fileleri havalandırarak Galatasaray'ı 1-0 öne geçiren isim oldu. İlk 45 dakikanın can alıcı vasatlığını anlatmama lüzum yok sanırım. Gerçektende Arda'nın golünden sonra pek pozisyon olmadı fakat Orduspor'un "Battı balık yan gider" felsefesiyle ilk yarının sonlarına doğru tempoyu arttırması biraz heyecana sebebiyet verdi. 34'te Ayhan'ın gördüğü sarı kart ise ilk yarıya dair notlardan biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yarı bu skorla sonuçlanırken, ikinci yarıya 2 değişiklik ile girdi Galatasaray. Harry Kewell yerini Shabani Nonda'ya, Emre Aşık ise Mehmet Topal'a bıraktı. Futbol açısından pek bir değişikliğe uğramayan Galatasaray, taze kan sayesinde 52' de buldu ikinci golü. Shabani Nonda skoru 2-0 getiren oyuncu oldu. Aynı isim ilk golünden 10 dakika sonra kendisinin ikinci, takımının üçüncü golünü kaydederek maçın kırılma anına imzasını koydu ve 2 gollük güzel bir performans sergilemiş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425212643301493122" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0o6J7LxiYI/AAAAAAAAADY/IjAAGl-nRac/s400/4398_20091023000200723_gsdin14jpg.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dakika 70'de Jerry Akaminko'nun dirsek darbesinin hakem tarafından görülmemesine kızan Arda, hakem Bünyamin Gezer'le tartışınca sarı kart gördü ki bu sebepten dolayı tam o sırada oyuna girecek olan Tobias Linderoth'un yerini almasına neden oldu belkide. Linderoth ise girdiği dakikada ufak bir ikili mücadelede yere düşünce, korku dolu anlar yaşattı biz Galatasaray taraftarlarına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son düdük çaldığında futbol adına pek bir şey görmemiştik 19 Eylül Stadı'nda. Vasat ve zevksiz bir futbol, "Bonus Stage" safhasını oynarmışcasına hareket eden bir Galatasaray vardı ki kızmak olmazdı. Rakibin henüz ilk 5 dakika içinde on kişi kalmasından ötürü çok rahattı hem teknik heyet hem de futbolcular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orduspor ise Galatasaray'a dayanamadı ve 3 farklı skorla mağlup oldu. Bu maçtan akıllarda kalan tek şey ise Ufuk Ceylan'ın fizik itibariyle bir Faryd Mondragon'a çok benzediğiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray Ordu'dan çeyrek final biletini cebine koyarak döndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 327px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425213261890479442" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0o6t7m4ZVI/AAAAAAAAADg/jo_4OF14ek8/s400/595760765b32ff4e3c0c8178a6c2b57e_k.jpg" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6891651197418996061?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6891651197418996061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6891651197418996061&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6891651197418996061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6891651197418996061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/rahat-futbol-orduspor-0-3-galatasaray.html' title='Rahat Futbol: Orduspor 0-3 Galatasaray'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0o3rqOAKaI/AAAAAAAAADA/VUZuc-2wkoI/s72-c/ziraat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-524565573388847229</id><published>2010-01-10T20:54:00.004+02:00</published><updated>2010-01-10T21:17:37.198+02:00</updated><title type='text'>Kasap Olmanın İncelikleri</title><content type='html'>Şu an ilk yarısı sona eren Real Madrid - Mallorca karşılaşmasında hakem David Fernandez Borbalan'ın gözünden kaçan bir olay aklıma getirdi başlıktaki sıfatı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 220px; DISPLAY: block; HEIGHT: 220px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425190645359410034" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0omJedre3I/AAAAAAAAACw/OdgAf7SFk50/s400/marcelo.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahramanımız Real Madrid'in 12 sırt numarasıyla mücadele eden sol beki Marcelo Vieira. Tahmini olarak 42. ya da 43. dakikada Mallorca'lı Jose Nunes'e yapmaya çalıştığı müdahale sırasında yürek hoplattı kendisi. Ortada kalan topa koşan ikiliden topa doğru süratle giden Nunes, Marcelo'nun topa hakim olma çabasını onun üzerinde hakimiyet kurarak göstermek istemesinden dolayı küçük çaplı bir felakete maruz kalabilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözümün önüne Anderlecht'li Marcin Wasilewski ve Standard Liege'li Axel Witsel geldi o an. Witsel'in profesyonellik yoksunu davranışının aynısını Marcelo'nun idrak kuvvetinin bir anda keskinleşmesiyle görmedik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 288px; DISPLAY: block; HEIGHT: 285px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425191094757689746" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0omjomlCZI/AAAAAAAAAC4/8w44oRN-rtc/s400/ichaber.jpg" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-524565573388847229?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/524565573388847229/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=524565573388847229&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/524565573388847229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/524565573388847229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/kasap-olmann-incelikleri.html' title='Kasap Olmanın İncelikleri'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0omJedre3I/AAAAAAAAACw/OdgAf7SFk50/s72-c/marcelo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-8655131586881208585</id><published>2010-01-03T13:25:00.011+02:00</published><updated>2010-01-03T16:03:45.958+02:00</updated><title type='text'>Devre Arası Güncellemeleri</title><content type='html'>Şimdi gönül isterdi ki takım tutmayan bir spor yazısı emekçisi olarak tıpkı diğer takımları da incelediğimiz gibi Fenerbahçe'yi de en derinlerine kadar inceleyip yorumlarda bulunalım ancak maalesef takım tutuyorum ve diğer takımlardaki geişmeleri sıkı takip etmiyorum.Ama Fenerbahçe'liliğime güvenerek kadro hakkında bir yorum yapabileceğime de inanıyorum.Şimdi geçelim bu ara moda olan ''Devre Arası'' incelemesine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://foto.fanatik.com.tr/Article/2008/7/7_223110_kaleci280.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 280px; height: 210px;" src="http://foto.fanatik.com.tr/Article/2008/7/7_223110_kaleci280.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalede sorun olduğunu düşünmüyorum.Ben kendimi bildim bileli Fener'in kalesinde sorun olmamıştır.Bu Engin İpekoğlu'ndan başlar;Rüştü,Oğuz,Volkan'lar diye devam eder.Zaten dikkat ettiysek çok da fazla değillerdir ki bu da uzun süre takımda kalmalarından kaynaklanır.Rahmetli Enke dışında...Yani Volkan'lar,Mert ve Ertuğrul bu takım için yeterlidir,hem de uzun bir süre yeterlidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Defansa baktığımızda öncelikle söylememiz gereken bir şey var.Önder Turacı takımda kalmalıdır.Sorun bir türlü ortaya çıkmıyor,yönetimin Aziz Yıldırım ekolünden gelen ketumluğu ve ''laf sokma'' hayranı olması bir şeyleri sadece gizemli hale getiriyor.Birşeyler olmuş,doğaldır.Bir hata yapabilir Önder,nihayetinde insandır.Ama sırf bunun için Fenerbahçe'nin bir avantajını dezavantaja döndürmek gerkmez.Diğer oyunculara  baktığımızda G.Gönül,Bekir,Lugano ve Bilica göze çarpıyor.İsimleri saydığımızda defans sağlam gözüküyor ki öyle de zaten.Ancak biraz daha takım oyununu gelliştirmeleri ve Fenerbahçe formasının bilincinde olarak oynamaları gerekiyor,bu da zaten beraber oynadıkça olacaktır.Solda ise Vederson var,onu da en sona yazdım,hislerimi tam olarak açıklamaya gerek yok herhalde.Bu adamın yerine bence Özgür Çek'i oynatmaya başlasaydınız ulusal takımın sol kanat savunması için İsmail Köybaşı'yla çekişiyor olurdu.En azından bir kaç sene sonra sol ayaklı yerli bir sol beke kavuşurdu Fenerbahçe uzun bir aradan sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0CLdDlujbI/AAAAAAAAAJo/HfvZST9CuEQ/s1600-h/n66252616113008087826+-+Kopya.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 263px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0CLdDlujbI/AAAAAAAAAJo/HfvZST9CuEQ/s320/n66252616113008087826+-+Kopya.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422487282650090930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img1.loadtr.com/b-429357-%C3%96nder_Turac%C4%B1_%C3%9Czg%C3%BCn.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 435px; height: 300px;" src="http://img1.loadtr.com/b-429357-%C3%96nder_Turac%C4%B1_%C3%9Czg%C3%BCn.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'nin en sağlam yeri orta sahası.Topuz,Özer,Emre,Baroni,Santos...Bunlar direk oynayanlar ve akla gelenler.Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama bir yerde Özer'in eğer Iniestavari oynamaya çalışırsa daha başarılı olacağı söylenmişti.Katılıyorum.Çünkü Alex belki de mevkisinin son oyuncularından.Artık ''10 numara'' diye bir pozisyon kalmadı Dünya futbolunda.Özer'in burada yapacağı,topla driblinglerine çalışmak ve geri gelerek defansa yardımcı olmayı öğrenmek.Daha önce de belirttiğimiz gibi eğer performansını düşürmeden devam ederse ulusal takım seviyesine kadar yükselir.Baroni çok sağlam.Bu günlerde yapılan yorumlar Aurelio'ya benzediği yönündeydi ancak unutulmamalıdır ki Aurelio ne sık sık sakatlanır ne de ceza alırdı.Yani takımını hiçbir zaman kendisinden mahrum bırakmazdı.Baroni'nin ise sabıkası hiç de temiz değil.İlerleyen dönemlerde ceza alıp takımı yüz üstü bırakır mı bunu göreceğiz.Ama oyun stili sağlam.Baroni'nin yanında ise tercihim Emre'dir.Çok da konuşmaya gerek yok onun hakkında.Ustalarımız bir ton kelam ediyor zaten.Solda ise santos oynadı bu dönem.İlk zamanlar denildiği gibi iyiydi ancak o Kazım yok mu Kazım...Sayesinde hem sağ kanattan hem sol kanattan olacaktık.Neyse Topuz kendine geldi.Topuz'un şu anki durumu,bana Kayserispor'un yıldızı olmadan önceki dönemini hatırlatıyor.İsmini çok duyuyorum ama göz önünde değil.Ama Fener'e faydası yadsınamaz bir gerçek.Orta sahada durumu özetlemek gerekirse;Topuz tamam,Baroni ceza alabilir Emre sakatlanabilir ancak yedekleri mevcut -Selçuk ve Deniz onların bir gömlek altında da olsa bu yeterlidir-,sorun sol kanatta;ona da yapılması gerekenlerde tekrar değineceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geldik ileri uca.Burada önümüze Güiza,Semih ve Alex çıkıyor.Alex'i burada saydım çünkü ne olursa olsun hala takımın en büyük skor gücü.Diğer isimler ise tek kelimeyle zayıf.Hatta belki de en zayıf halka burası.Güiza tam bir yanlış transfer hatası.Eğer böyle bir oyuncu aldıysan,oyun sistemin de onun istediği gibi,onun oynayabildiği gibi olacak.Ya da kendi oyun sistemine benzer oyuncu alacaksın.Bana sorulsa,devre arasında gönderilmesi gereken ilk oyuncu olarak Güiza'yı sayarım ancak Aziz Yıldırım'ın kişisel hırsı ve gururu buna izin vermez.Benim tek isteğim ise aynı sebepten Semih'i de kaybetmemek.Yapılacak iyi bir transferle Semih'in de performansı artacaktır ancak şu opsiyon işine bir çare bulunmak zorunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://fanatik.ekolay.net/Fanatik/images/Article/2008/2/7_199823_semih280.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 280px; height: 210px;" src="http://fanatik.ekolay.net/Fanatik/images/Article/2008/2/7_199823_semih280.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.kaliteliresimler.com/data/media/1962/Guiza_2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 394px; height: 566px;" src="http://www.kaliteliresimler.com/data/media/1962/Guiza_2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılması gereken hamlelere bakığımızda ise çok da birşey görmüyoruz aslında.Kilit hamleler var sadece.Öncelikle sol kanada bir veya iki adam alınmalı.İki adam diyorum çünkü Santos'un da Real Madrid'e transferi dedikodular arasında.Şayet varsa böyle birşey Fenerbahçe uygun fiyata,ama pazarlığı çok da abartmadan satmalıdır.Zaten Carlos'un da gitmesiyle sol kanat tamamen boşalmış oluyor.E zamanında Vederson ve Boral'ın da neler yaptığını veya yapamadığını biliyoruz.En azından Santos'un ilk maçlarında neler yaptığını gördükten sonra Fenerbahçe taraftarının Uğur Boral'a katlanma sabrını göze alacağını sanmıyorum.Sol kanattan skora bu kadar destek gelmişken,insanlar bir anda karavana ortalar görmeye başlamak istemez.Vederson ise dümdüz,tek kelimeyle basit.Hakan Balta'nın Brezilya versiyonu.Zamanında Haşemt Babaoğlu Balta için ''hücuma destek vermiyor ama sol kanatta ateşi de söndürmüyor'' demişti.Vederson da aynn öyle.Süper Lig'de belki savunması yeterli olabilir ancak Avrupa Ligi'nde neler yapabileceği meçhul bile değil,aksine neler yaptığı malum (bkz. Chelsea 2-0 Fenerbahçe ŞL Çeyrek Final İkinci Maçı).O yüzden sol kanada iki transfer iyidir.Tabi bir de Önder takımda kalmaldır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img03.blogcu.com/images/f/e/n/fenerbahceli07/andre_santos___colin_1250860816.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 600px;" src="http://img03.blogcu.com/images/f/e/n/fenerbahceli07/andre_santos___colin_1250860816.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de forvete bir transfer mutlaka lazım.Ben giden yabancı oyunculardan açılacak olan 2 kontenjanın birinin buraya harcanması görüşündeyim.Ancak Fenerbahçe'nin oyun düzenine uygun olmalıdır.En azından Fenerbahçe taraftarının görmek isteyeceği bir oyuncu olmalıdır.İkinci sınıf veya emekliliğe yaklaşmış oyunculara parayı boca etmek saçma,gereksiz.Her zaman Pierre van Hooijdonk olmuyor çünkü gelen oyuncular.Benim buraya asıl istediğim oyuncu Ajax'tan Luis Suarez.Bonservisi,maaşı ne kadardır,toplam ne kadara mal olur bilmiyorum ama alınabilmesi durumunda Alex'le de çok anlaşırlar bence.Yanlarında Semih'in olacağını düşünmek bile güzel.Böylelikle Alex olmadığı zamanlarda da gol umudumuz hep olur.Uruguaylı olması da ayrı bi güzel...Ancak sanırım transfer edilmesi durumunda bu sene için Avrupa Ligi'nde oynayamayacak,o yüzden bu transfer sezon sonunda daha mantıklı gözüküyor ancak devre arasında alınırsa ben hiç de hayır demem. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://chello.images.infostradasports.com/images/lib/news/large/PRO_619834_LuisSuarez_juichtSlovan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 600px; height: 400px;" src="http://chello.images.infostradasports.com/images/lib/news/large/PRO_619834_LuisSuarez_juichtSlovan.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yılda üç kulvarda birden oynanacak.O yüzden Fenerbahçe bu transferleri iyi değerlendirmelidir.Ve transferleri Aziz Yıldırım değil Aykut Kocaman yapmalıdırır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-8655131586881208585?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/8655131586881208585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=8655131586881208585&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/8655131586881208585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/8655131586881208585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/devre-aras-guncellemeleri.html' title='Devre Arası Güncellemeleri'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/S0CLdDlujbI/AAAAAAAAAJo/HfvZST9CuEQ/s72-c/n66252616113008087826+-+Kopya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-2165003761890106990</id><published>2010-01-02T22:23:00.014+02:00</published><updated>2010-01-06T18:53:57.124+02:00</updated><title type='text'>Türkiye'den Bir "Ribery" Geçti...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0TAB903LlI/AAAAAAAAACo/KQN4fkGF6z8/s1600-h/128792759496971250_.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423670991269604946" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0TAB903LlI/AAAAAAAAACo/KQN4fkGF6z8/s400/128792759496971250_.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Uzun dönemlerce futbolcularının devşirme olmasından dert yakınılan bir ülke oldu Fransa. Yakın geçmişteki en büyük örnek "Zinedine Zidane" efsanesidir ki bu adam bir çok ülkenin başına bela olmuştur "Horozlar"ın forması üstündeyken. Bunun dışında Mali asıllı Jean Tigana, Gana asıllı Marcel Desailly, Senegal asıllı Patrick Vieira, Cezayir asıllı Samir Ben Said Nasri gibi futbolcular akla gelen ilk örnekler. Ve devşirme oyuncuların çokluğu sayesinde Fransa bundan 10-12 yıl önce altın çağını yaşayarak ev sahipliği yaptıkları '98 Dünya Kupası ile Belçika - Hollanda ortaklığında yapılan Euro 2000'i kazandılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 220px; DISPLAY: block; HEIGHT: 285px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423663540361273794" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0S5QRB4ocI/AAAAAAAAABo/On5cv8OxrZU/s400/foot_desailly220.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim bu yazıdaki konuğumuz ise devşirme olmamasına rağmen yine de Fransa'nın gerçek kültüründen ayrık bir futbolcu olmayı seçen Franck Ribéry.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 266px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423645683499807570" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0SpA3CWM1I/AAAAAAAAABg/ez3xzpaDG-s/s400/source_49c8c217bb7c9_ribery_ap_r1.png" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam adı "Franck Hamit Bilal Ribéry" ve 07 Nisan 1983 tarihinde Fransa'da Boulougne-Sur-Mer'de dünyaya gelir. Fransız Müslümanlarından. Çok iyi bir rap müzik dinleyicisi ki bunu 2 sene önce hiçbir maddi çıkar sağlamadan oynadığı "Magic System" adlı Fransız rap müzik grubunun klibinden anlayabilirsiniz. Evli ve 2 çocuk babası. Karısı da onun gibi Müslüman ve Fas'lı. Ancak bu güzel ayrıntıların aksine bir hayatı olmuş Franck Ribery'nin. Bir yerden başlamak gerekirse;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğduğu tarihten tam 2 sene sonra ise geçirdiği trafik kazasıyla ömrü boyunca taşıyacağı yara izlerini edinir. Babasının kullandığı arabanın arka camından fırlayarak son anda ölümden kurtulur. İşte bu mucizevi kurtuluş, o'nun hayatındaki maceraların ve zorlukların habercisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 299px; DISPLAY: block; HEIGHT: 238px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423663857079041362" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0S5is5SPVI/AAAAAAAAABw/Z1mAxVWoWMo/s400/franck-ribery-thumb-320x254.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolla sanılanın aksine 13 yaşında Lille OSC altyapısında tanışmamış, mahalli bir takım olan Conti Boulogne kulübünde başlar. '96 yılına kadar oynadığı takımda istatistikleri muamma. Ancak oynadığı oyuna olan sevgisi bu yıldan sonra onu evine en yakın kulüp olan Lille OSC'e iter. Fakat burda da işler yolunda gitmez. Zaten çok konuşmayı sevmeyen bir çocuk olarak büyüdüğünden dolayı, saha dışındaki sosyalleşmeden hoşnut kalmayarak 1999 yılında US Boulogne takımının altyapısına geçer. Doğduğu yerin takımında oynamaya başladıktan 2 sene sonra profesyonel kariyerine ilk adımları atar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek futbolculuk yaşantısının ilk sezonunu US Boulogne ile 24 maç 5 gol istatistiklerini tutturarak geçirir fakat peşinden ayrılmayacak olan şanssızlıklar ve talihsizlikler ilk senesinde yakasını hiç bırakmaz. Bunların sonucunda 2002-2003 sezonu için Olympique Ales ile anlaşır. Ales formasıyla 18 maçta 1 gol atan Franck, uzun süre kulüp için parasız oynayarak ev kirasını bile ödeyemeyecek konuma gelince futbolu bırakarak babasının yanına, Boulogne-Sur-Mer'e döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423667688039447970" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0S9BsVa_aI/AAAAAAAAACI/3aFwwqr8LNQ/s400/cfc11aa730c86d94718ce03c81dd77fe3237_1.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolsuz geçen dönemlerinde, seyrek bir şekilde yüzüne gülen şans kendini göstermiştir ve onu uzun süredir takip eden Stade Brestois kulübünden teklif gelir. Hiç düşünmeden teklifi kabul eden Ribery, 2003-2004 sezonunda Brest formasıyla 35 maça çıkar ve 3 gol atar. Fakat bu istatistiklerin ötesinde bir şey olur ve o sezonu "asist kralı" olarak tamamlar. Sonunda işler yolunda gitmeye başlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Asist Kralı Franck Ribery" peşine düşülmeye değer bir futbolcu olarak anılmaktadır artık. 03-04 sezonu nihayetinde Strasbourg, Nantes, Lens, Ajax gibi üstün takımlardan teklifler yağmaya başlar. Ancak kolları sıvayarak işe çok daha öncelerinden girişip, o zamanki teknik direktörleri Jean Fernandez'in üstün çabalarıyla bu "Ribery Kapışması"'nın galibi FC Metz olur. Ligue 1 Professional ile ilk tanışıklığında, FC Metz forması altında ilk 4 maçta 1 gol ve 4 asist yapan Franck Ribery'nin adı artık ülkenin yüksek tirajlı gazetelerinin manşetlerindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423665533967722050" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0S7ETys5kI/AAAAAAAAAB4/hjE0Fhxegsg/s400/163473744.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FC Metz'in ligin üst sıralarına oynadığı bir sezonun nihayetinde Franck'ın istatistik hanesinde 20 maç 2 gol vardır. İşte bundan sonra spekülasyonlar içindeki dönem başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haim Fresco'nun çabaları sonucunda Franck Ribery'nin Avrupa macerası 2005-2006 sezonunda Galatasaray'la başlar ve 100.yıl kadrosunun futbolcularından biri olarak adını Galatasaray tarihine yazdırır. İlk maçlarda fırtınalar estiren Franck Ribery, taraftarın kısa sürede beğenisini toplar. Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe'yi 5-1 deviren Galatasaray ilk 11'inin başarılı oyuncularından biri olup 1 gole de imzasını atınca taraftarların sevgilisi haline gelir. 2005'i Galatasaray'da geçirir ve 14 maçta 1 gole ulaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 296px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423666787414619506" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0S8NRPutXI/AAAAAAAAACA/dgnYwiAfuWo/s400/11035426_73d178ee83_o.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilal, parasını alamadığı gerekçesiyle sözleşme üzerinde cambazlık yaparak Galatasaray'dan ayrılır ve sezonun sonunu göremez. Onunla ilgilenen Olympique Marseille tarafından bedelsiz bir şekilde kadroya katılarak profesyonel futbolculuk kariyerinin istikrarlı dönemlerinden ilkine imza atacaktır. Kağıt üzerinde 2005-2006 ve 2006-2007 sezonlarını Marseille formasıyla geçirir. Halbuki 2006 ve 2007 senelerinde bu formayı ıslatmıştır. İşte hayallerini süsleyen milli takım formasıyla bu dönemde tanışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423668200861227074" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0S9fivqWEI/AAAAAAAAACQ/bhQXwphKVmA/s400/58773492ribery-jpg.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zinedine Zidane. Franck Ribery için inanılmaz bir anlamı olan bu isim ile aynı sahada, aynı formayla mücadele ettikten sonra TV5 Monde adlı Fransız kanalına verdiği röportajda mutluluk gözyaşlarını tutamamıştır. Düşleri teker teker gerçekleşmeye başlayan Ribery'nin önünde güzel günler vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423668987498026162" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0S-NVMfVLI/AAAAAAAAACY/Fos0ooHswnY/s400/keyimg20060706_6875270_0.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2007 yılında Marseille formasından ayrılırken 60 maçta 11 gole ulaşarak kendi istatistiklerini yerle bir eder. Bir çok Avrupa kulübünü peşine takan Ribery, FC Bayern München ile anlaşır. Bayern bu transfere 26 Milyon Euro yatırır. İşte bu dönemden sonra bir yıldız olur ve 2007 sezonundan bu yana gerçek bir dünya yıldızı gibi futbol oynamaktadır. Ayrıca Bayern München ile şu ana kadar 73 maça çıkmış ve 30 gole imza atmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'den geçen yıldızlardan biridir Franck Ribery. Bugüne kadar dünya yıldızı kapsamında Cevat Prekazi, Tony Schumacher, Milan Baros, Ariel Ortega, Kenneth Anderson, Gheorghe Hagi, Gonçalves Ailton, Gheorghe Popescu, John Carew, Nicolas Anelka, Claudio Taffarel, Harry Kewell gibi futbolcuları kendi takımlarımızın formalarını terletirken izledik ki kimilerini bizden biri haline getirdik. Bunların arasındaki en spektaküler futbolcular arasında yer almayı hakeden ancak bir türlü bizden biri olmayı beceremeyen bir Franck Ribery'imizde vardı bir zamanlar. Oysa ki şartlar çok elverişliydi bu duruma ancak imkanlar önümüzü tıkadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 295px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423669871478341810" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0S_AyR0gLI/AAAAAAAAACg/Oop0K7wNRp0/s400/ribery_franck_345x468.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda Fenerbahçeliler başta olmak üzere hepimizin ağzında tek bir söz var; "Türkiye'den bir Roberto Carlos geçti."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın; Türkiye'den kötü bile hatırlansa çağdaş futbolun gerçek yıldızlarından biri olan bir Franck Ribery de geçti.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-2165003761890106990?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/2165003761890106990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=2165003761890106990&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2165003761890106990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2165003761890106990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2010/01/turkiyeden-bir-ribery-gecti_02.html' title='Türkiye&apos;den Bir &quot;Ribery&quot; Geçti...'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/S0TAB903LlI/AAAAAAAAACo/KQN4fkGF6z8/s72-c/128792759496971250_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-9153067888633446289</id><published>2009-12-27T15:35:00.004+02:00</published><updated>2009-12-27T16:27:01.308+02:00</updated><title type='text'>Chamakh?Gignac?Bellamy? &gt;&gt; Arsenal?</title><content type='html'>Aslında şu an için sadece dedikodudan ibaret ancak isimlere ve takıma bakınca insan durup düşünme ve yorum yapma ihtiyacı duyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haber &lt;a href="http://news.bbc.co.uk/sport2/hi/football/gossip_and_transfers/default.stm"&gt;şu ki&lt;/a&gt; Arsenal menajeri Wenger Chamakh'ı almak için harekete geçmiş.Fakat listesinde ayrıca Gignac ve Bellamy de varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://arseneknowsbest.files.wordpress.com/2009/06/chamakh_3213.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 438px; height: 332px;" src="http://arseneknowsbest.files.wordpress.com/2009/06/chamakh_3213.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chamakh'ı çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.Bence sadece bulunduğu takıma göre kalburüstü bir oyuncu.Arsenal ne yapar,bir uzman olmadığım için bilemeyeceğim ancak az biraz FM kullanıcısı olarak bakınca Arsene Wenger'in elinde Arabik bir canavar olmaması için hiçbir neden yok.Aksine yaş,fizik gibi avantajlarını kullanırsa Arsenal hücumu için biçilmiş kaftan olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://newsimg.bbc.co.uk/media/images/42724000/jpg/_42724077_bellamy.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 416px; height: 300px;" src="http://newsimg.bbc.co.uk/media/images/42724000/jpg/_42724077_bellamy.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bellamy? Özgeçmişi ne olursa olsun -ki ben ona özgeçmiş değil sabıka derim- bence Arsenal'in forveti olmamalı.Konuşacak fazla birşeyi de yok.Ancak Ramsey'e abilik yapması için alınabilir.Zaten yararlı olsa bile bu kaç sene devam eder? Arsene Wenger&lt;br /&gt;'in de 30 yaş civarı oyunculara sıcak bakmadığını herkes biliyordur.O yüzden böyle bir transferin,Arsenal'in lehine olmayacağı kesin.Ama belli de olmaz tabi,Araplara para yedirmek istiyorlarsa orasına kimse karışamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.sportweek.fr/commun/n545x409/05/joie-andre-pierre-gignac-toulouse-054ce.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 545px; height: 409px;" src="http://www.sportweek.fr/commun/n545x409/05/joie-andre-pierre-gignac-toulouse-054ce.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gignac mı? Ona ayrı bir yazı gerek herhalde.Sürati,bitiricliği,hırsı,cesareti,çalışma azmi,yaşı...Tam anlamıyla bir Arsenal oyuncusu -giydiği forma hariç-.Bir de Fransız olması var tabi.Durum böyle olunca insan ister istemez Andre-Pierre'in Emirates'te attığı bir gol sonrası sevincini göz önüne getiriyor.Bizim gibi yeni nesil FM kullanıcılara için seneye onunla oynamak zor olabilir,eğer bu transfer gerçekleşirse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bettingexpertblog.files.wordpress.com/2009/05/arsene-wenger-arsenal.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 280px; height: 390px;" src="http://bettingexpertblog.files.wordpress.com/2009/05/arsene-wenger-arsenal.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyeceğim odur ki;her ne kadar dedikodu da olsa Chamakh ve Gignac'tan birisinin alınması durumunda Arsenal'in Adebayor sonrası ''golcü forvet'' sorunu çözülecektir.Bize de ''Adamlar ne genç oyuncu transfer be abi!'' demek kalacaktır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-9153067888633446289?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/9153067888633446289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=9153067888633446289&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/9153067888633446289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/9153067888633446289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2009/12/chamakhgignacbellamy-arsenal_27.html' title='Chamakh?Gignac?Bellamy? &gt;&gt; Arsenal?'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-7178260033644962887</id><published>2009-12-25T16:48:00.000+02:00</published><updated>2009-12-25T16:48:59.716+02:00</updated><title type='text'>Köprüden Karşıya Geçenler #1</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img88.imageshack.us/img88/2807/fenerbahceninkaptani7yy.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://img88.imageshack.us/img88/2807/fenerbahceninkaptani7yy.jpg" width="180" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;Galip Kulaksızoğlu (sağda)&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Elbette ki yakın bir tarihe kadar kimse köprüden Anadolu veya Avrupa yakasına geçmedi ancak burada kastettiğimiz beton köprü değildir.Türkiye'nin en başarılı iki kulübü arasındaki görünmez bağdır kastettiğimiz&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Kulaksızzade Galip de bu köprüden ilk geçenlerden...Bir rivayete göre Ali Sami Yen'in yönlendirmesiyle Fenerbahçe'yi o kurmuştur,ancak kulübün tarihine baktığımızda Fenebahçe'nin 4. üyesidir,futbolcu olarak da her iki takımda da oynamıştır.Ayrıca Fenerbahçe Kulübü'nün oyuncuyken 1911 yılında Galatasaray'ın yurt dışındaki ilk maçında Kolojvar'a karşı sarı kırmızılı formayı giymiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Galip Kulaksızoğlu 1911 yılında Fenebahçe'de başkanlık da yapmıştır...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-7178260033644962887?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/7178260033644962887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=7178260033644962887&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7178260033644962887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/7178260033644962887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2009/12/kopruden-karsya-gecenler-1.html' title='Köprüden Karşıya Geçenler #1'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6675889496277688434</id><published>2009-12-25T05:21:00.003+02:00</published><updated>2009-12-25T05:43:51.595+02:00</updated><title type='text'>Renk Bariyeri</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/35/Flag_of_Bask_Country.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/35/Flag_of_Bask_Country.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;İngiliz ekolüyle devam ediyoruz,haber yine &lt;a href="http://www.bbc.co.uk/blogs/philminshull/2009/12/colour_barrier_finally_broken.html"&gt;BBC&lt;/a&gt;'de...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;''Jonas Ramalho ismi bazı İspanyollar dahil birçok futbolsever için bir anlam ifade etmeyecektir.&lt;/span&gt;'' &lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;yazıyor haberde.Ancak devamında da Atletic Bilbao'lu defans oyuncusunun tarihe geçtiği belirtiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;''Atletic Bilbao'nun Werder'le yaptığı Avrupa Ligi maçında grip olan sağ bek Andoni Iraola'nın yerine Bask takımının kadrosunda yer aldı..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Angola'lı bir baba ve Bask'lı bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ramalho İspanya U17 ulusal takımında da forma giydi ve henüz 14 yaşındayken Bilbao'nun bir hazırlık maçında görev buldu.''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.joinfutbol.com/jovenes_promesas/fotos/ramalho2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.joinfutbol.com/jovenes_promesas/fotos/ramalho2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bilindiği gibi Atletic Bilbao,sanayileşen futbolun en büyük engellerinden biri.Kadrolarında Bask doğumlu olmayan futbolcu bulundurmamaları -ya da buna gayret göstermeleri-,formalarına reklam almamaları bu engele sebeplerden birkaçı&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Ancak ne var ki,takım son zamanlarda saydığımız engelleri kırarak bu konuda sevenlerini bir hayli hayal kırıklığına uğrattı,diyordum ki Bilbao yeni bir bomba daha patlatmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;Aktif olarak ne zaman oynamaya başlar bilemiyorum ama Ramalho Bask takımında düzenli forma giymeye başlarsa,bazıları için bu oynadığı ilk maç için de geçerlidir,Basklı futbolseverler için stada gidip maç izlemenin bir anlamı kalmayacaktır.Ne de olsa PES 2010'da görüntü kalitesi çok gerçekçi...Çubuklu formalarını ''içini boşaltılmış'' olarak göreceklerdir...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Her ne kadar böyle söylesem de,Ramalho'yu o forma altında izlemek ''renkli'' olacaktır benim için.Umarım yöneticiler annesini bahane eder de Bask'lı taraftarlar bizim Uche'ye,Nouma'ya duyduğumuz sevginin ne demek olduğunu anlarlar...&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img39.imageshack.us/img39/7622/adsz5ac.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="156" src="http://img39.imageshack.us/img39/7622/adsz5ac.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_6w3v9YZEuNE/SPn3owJ696I/AAAAAAAAA64/Bz4umlMWFPU/S226/uche1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_6w3v9YZEuNE/SPn3owJ696I/AAAAAAAAA64/Bz4umlMWFPU/S226/uche1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6675889496277688434?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6675889496277688434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6675889496277688434&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6675889496277688434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6675889496277688434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2009/12/renk-bariyeri.html' title='Renk Bariyeri'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_6w3v9YZEuNE/SPn3owJ696I/AAAAAAAAA64/Bz4umlMWFPU/s72-c/uche1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-3462724092161259824</id><published>2009-12-23T22:09:00.007+02:00</published><updated>2009-12-25T22:51:51.005+02:00</updated><title type='text'>Tanıklık Etmek</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJlzE4fhiI/AAAAAAAAAIc/9Adw0iRpmN8/s1600-h/ozerhurmaci_yakin_bakis.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJlzE4fhiI/AAAAAAAAAIc/9Adw0iRpmN8/s320/ozerhurmaci_yakin_bakis.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;Ziraat Türkiye Kupası Grup Maçı&lt;br /&gt;Fenerbahçe 3-0 Altay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu soğuğa rağmen açık havada maç izlemek aklıma nereden geldi bilmiyorum ama iyi ki izlemişim,hatta maç keşke İzmir'de olsaydı.Eğer bugün göreceklerim garanti edlseydi üşenmez atlardım Halkapınar otobüsüne Alsancak'a giderdim çünkü bugün soğukta oturup beklememe değdi.Sanırım herkes de benim gördüklerimi görmüş ve bir yıldızın ışıldamasına şahit olmuştur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Fenerbahçe yıllardır kupayı alamamış olmanın verdiği ''güvenle'' yedek ağırlıklı kadroyla maça başladı.Elbetteki sebebi sadece bu değildi.Kadrodaki sakatlıklar,rakibin bir alt ligde mücadele etmesi diğer sebeplerdi ancak hayırlı bir sonuca vesile oldukları söylenebilir.Şöyle ki,benim en beğendiğim oyunculardan biri olan Deniz ve Özer rahatça oyunlarını oynadılar,kendilerini daha net görebilme şansı bulduk.Özer Denize kıyasla daha fazla forma şansı bulan biriydi ancak bu akşam Deniz için önemliydi.Üzerine düşeni bence yaptı ancak oyundan alınması,Özer'in hücum performansını düşürmesi açısından sorgulanabilir fakat bu konulara sonra değineceğim.Diğer ''yeni'' elemanlar V.Babacan,Bekir ve Uğur'du.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Maçın başlamasıyla beraber dikkatimi çeken orta sahada Deniz ve Baroni'nin birlikte nasıl oynacağıydı.Baroni Deniz'e göre savunmada biraz daha iyiydi ancak bu Deniz'in maç eksiğine de bağlanabilir,sonuçta Baroni daha diri.Ancak belirtmekte fayda var,Deniz'in orta sahadan oyun kurması hiç de fena değil.Zaten oyununu oldum olası takdir etmişimdir.Alex'in sakat olması ise bugün bize Özer'i forvet arkası izleme şansı sundu.Santos ve Bekir'in defansın kanatlarında nası işler yapacağı ise merak konusuydu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Belirttiğim gibi Deniz ve Özer'in orta sahada isabetli paslarıyla Fenerbahçe hücumda etkili olmaya çalışıyordu.Deniz bir şekilde topu ileri taşıdı,Özer ise topu kanatlara yaydı.Ara sıra ise Semih'le ver-kaç girişiminde bulundu ancak belirtmekte fayda var bugün Semih çok formsuzdu.Özer'den aldıkları toplarla Fenerbahçe sol kanadından etkili ataklar gelmeye başladı.Uğur ve Santos bugün uyum sağladılar.Ancak Santos'un defansta oynaması büyük sorunlara yol açabilir.Hücumu daha fazla düşünen bir oyuncu olduğundan Uğur'la beraber sol kanatta akıcı olabiliyorlar ancak ileri çıktığında ise arkada büyük,çok büyük,kocaman bir boşluk kalıyor ki bu pozisyonlardan birinde 14. dakikada Altay tehlikeli geldi fakat golü bulamadı.Daum herhalde bu konu hakkında oyuncuları uyaracaktır çünkü bu kadar büyük boşlukları Gervinho,Hazard vs. affetmez.Tüm bunlara rağmen Fenerbahçe sağ kanadından ikinci yarıya kadar etkili bir hücum gelmedi desek yeridir.Örneğin Bekir neredeyse orta sahayı geçmedi.Bunda Mehmet Topuz'un içeri girerek oynamasının da etkisi var tabi.Altay'ın geliştirdiği atakların birinde Babacan'ı da görme şansı bulduk ki bana bir pozisyonda Demirel varmış gibi geldi.Eğer o kaleye alışırsa bir daha çıkmaz diyebilirim,çünkü kalede artık geçen seneki duruşu bile yok.Daha özgüvenli oynuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;İlk yarıda üstünde durmamız gereken bir husus var ki o da Özer'in performansı.Oyun zekası belki Alex kadar üstün olmayabilir ancak fizik olarak ondan üstün durumda ve teknik özelliklerinin de aşağı kalır yan yok.Duran toplarda iyi,pasları isabetli,bitiriciliğine de çalışırsa en az Alex kadar iyi olur ki o özelliğinin de fena olmadığını bu akşam gördük.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Dakikalar ilerledikçe şunu gördük ki Altay'ın Bank Asya 1.Lig'deki konumu tamamen bileğinin hakkı.Yetenekli oyunculara sahipler.Fakat bu demek değildir ki Altay gol yemez.Son 3 maçta 5 gol yemişler.Nitekim ilk yarı bile dayanamadılar.Deniz'in pasıyla başlayan bir atakta gol geldi ki bu paslar Deniz Barış için referanstır,CV niteliğindedir bence.Deniz'den pası alan Uğurun ortasında Mehmet Topuz ceza sahasında içinde topu indirdi.Önüne düşen topu sol ayağıyla rakibinden kurtaran Özer sağ ayağıyla filelere taktı.Golün dakikası ise ilginç;tam 35.Bu golle Özer ilk yarıdaki güzel oyununun mükafatını aldı ve istatistiğe döktü.İstatistik deyip geçmeyin,her Fenerbahçeli genç oyuncu için çok önemlidir.Aslında Fenerbahçeli her oyuncu için önemlidir.Buna göre ya küfür yersiniz ya da taraftarın sevgilisi olursunuz.Fakat şu da bir gerçek ki istatistikleri ne olursa olsun Özer ulusal takımda bile banko oynamalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJ2LkKPqUI/AAAAAAAAAI8/3r5cNHq7Lt8/s1600-h/2009-12-23_altay11.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJ2LkKPqUI/AAAAAAAAAI8/3r5cNHq7Lt8/s320/2009-12-23_altay11.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;Gol dışında ilk yarıda akılda kalanlar ise Semih'in kendi eline çarpan kafa vuruşu,Altay'ın kale önünden kaçırdığı pozisyon,Baroni'nin 35 metreden füzesi ve yine Uğur'un ortasında kalecinin çeldiği Semih'in kafa vuruşu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJ30tNunkI/AAAAAAAAAJE/l6oXHTEWo2M/s1600-h/2009-12-23_altay3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJ30tNunkI/AAAAAAAAAJE/l6oXHTEWo2M/s320/2009-12-23_altay3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; Altay ikinci yarının ilk dakikalarında şok bir gol bulabilmek için atak oynadı.Şeş kaza bu golü bulsalardı Fenerbahçe taraftarı için gece güzel geçmeyecekti çünkü böyle bir oyunla gol yemeyi kimse hak etmez.Ne var ki bu gerçekleşmedi.Özer ikinci yarıda da oyunu kanatlara,daha doğrusu sol kanada iyi açıyor ve tek toplarda etkili,pasları isabetli.Bekir ise hücumda görünmemesine rağmen iki ayağını da iyi kullanabilmesinin avantajıyla savunmada etkiliydi.Mehmet Topuz'un da içeri girerek oynadığını belirtmiştik ki Santos'un ara pasında göbekten ceza sahasına girerek Fenerbahçe'nin ikinci golünü attı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJ1rdxfHNI/AAAAAAAAAI0/jDQnqLwONKU/s1600-h/2009-12-23_altay12.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJ1rdxfHNI/AAAAAAAAAI0/jDQnqLwONKU/s320/2009-12-23_altay12.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Skorda da rahatlayan Fenerbahçe oyuncu değişikliğine gitti ve 61. dakikada Deniz yerini Deivid'e bıraktı,72. dakikada ise Mehmet Topuz'un yerine Ali Bilgin oyuna girdi.Bu değişiklik Fenerbahçe sağ kanadını biraz daha hücuma kattı ancak Fenerbahçe ortadan oynamaya devam etti.Deniz çıktıktan sonra orta sahada biraz daha geri gelmeye ve hücumda daha az görünmeye başlayan Özer ceza sahası önünde Deivid'ten seken topa bu sefer sol ayağıyla düzgün bir vuruş yaptı ve ''kendisinin ikinci takımının üçüncü'' golünü attı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJ1c0Ot3WI/AAAAAAAAAIs/Feou7zqxypg/s1600-h/2009-12-23_altay5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJ1c0Ot3WI/AAAAAAAAAIs/Feou7zqxypg/s320/2009-12-23_altay5.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;Son 10 dakikada ise Özer'in yerine oyuna giren Kapo'yu izleme fırsatı bulduk.Değişiklik hem taktiksel açıdan,hem de Özer'i alkışlatma açısından yerindeydi.Bu dakikalarda ise Altay'ın son çırpınışları dışında önemli ataklar yoktu ve maç Fenerbahçe'nin 3-0 üstünlüğüyle sona erdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Maçtan akıllarda kalan en önemli şey ise Özer Hurmacı'nın performansı ve spikerin kullandığı cümleydi; ''Bir yıldız parıl parıl parlıyor...''.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-3462724092161259824?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/3462724092161259824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=3462724092161259824&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/3462724092161259824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/3462724092161259824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2009/12/tanklk-etmek.html' title='Tanıklık Etmek'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzJlzE4fhiI/AAAAAAAAAIc/9Adw0iRpmN8/s72-c/ozerhurmaci_yakin_bakis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-324159008368836910</id><published>2009-12-23T19:24:00.001+02:00</published><updated>2009-12-25T22:25:55.537+02:00</updated><title type='text'>2016 Adaylığı İncelemesi</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Döner,kebap,Boğaz vs. ülkemizin adı söylendiğinde turistler tarafından akla ilk gelen fikirlerdir.Onlardan biri de laledir.Bu nadide çiçeğin edebiyatımızda da tarihimizde de büyük yeri vardır.Türk halkı olarak da laleri sevdiğimizi düşünüyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Ancak bir sorunumuz var ki,o da aynı tercihlerin bellir bir süre sonra artık sıktığı ve önemini kaybettiğidir.Bunu ne için söylüyorum? Malum,ülkemiz Yunanistan ortaklığıyla girişilen ve başarısız olunan Euro 08 evsahipliği adaylığından sonra bu işe tek başına girmek istedi ve Euro 2016 için aday.Belki,eğer yanlış hatırlamıyorsam, arada 2012 için de adaylığını koymuş olabilir ancak onun da Polonya ve Ukrayna'ya verildiğini belirtelim.En nihayetinde bir sonraki turnuva olan 2016 için,bu sefer ''daha ciddi'' olunarak adaylık konuldu,ve logosu bile hazırlandı.Kamuoyunda&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;''herşeyi yapıyoruz,artık yine vermezlerse uefa'nın suçudur'' imajı oluşturuldu.Fakat kazın ayağı öyle değil.Bir spor yazarının da dediği gibi,''hiçbir şey yapmıyoruz,bari engel olmayalım yapmak isteyenler yapsın.kazara bize gelirse yazık olur.'' durumu var gerçekte.Bunu söylememin nedeni ise basit;sıradan bir lale logosu...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Oynanacak şehirlere baktığımızda ise gerçekten üzülmemek elde değil.Ben işin içinde resmen hemşericilik olduğunu düşünüyorum.Eğer bir anket yapsak,çoğunluk Trabzon'u Konya'ya tercih edecektir.Herşeyden evvel Trabzon bir futbol kentidir.Halkı futbola daha yakındır,daha iç içedir.Esnaflar deseniz,kesinlikle Trabzon avantajlıdır.Turizm açısından da kimse Konya'nın Trabzon'dan daha üstün olduğunu söyleyemez.Ancak tüm bunlara ve belki de daha fazlasına rağmen asıl şehir Konya,yedek şehir ise Trabzon.Diğer yedek şehirler ise Urfa ve Adana.Amaç resmen ''bi kebap yedirmeden göndermemek'' yani...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzI1HMtVAbI/AAAAAAAAAIU/xTv1FEM00yo/s1600-h/EURO2016TURKEY-copy.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzI1HMtVAbI/AAAAAAAAAIU/xTv1FEM00yo/s320/EURO2016TURKEY-copy.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Veya olaya şu açıdan da bakabiliriz...Ankara,Kayseri,Eskişehir,Konya...Bu dört şehir de birbirine yakın ve şehirler hemen hemen aynı.Ancak bu dört şehir de ev sahipliği yapacak.İnsan ülkemizin diğer güzide illerine acıyor doğrusu.Ankara başkentimizdir onu anlarım,Kayseri'de Türkiye standartları-üstü stad olduğundan onu da anlarım.Ancak diğer şehirler için bir Gaziantep'i feda etmenin anlamı yok bence.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;8 şehirde 9 statta oynanacağını öğrendiğimde ise ''desenize Olimpiyat Stadı'na yine piyango vurdu.'' dedim kendi kendime.Tamam,orada bir ŞL Finali oynanmış olabilir fakat ne olursa olsun ülkemize futbol maçı izlemeye gelen turistlere o eziyeti çektirmemeliyiz.A hadi ama,elbette tuttuğum takımın stadının güme gitmemesi için de bunu söylüyorum ama sizce haksız mıyım? Eğer İstanbul'daki maçlar iki statta oynanacaksa bu statlardan biri Saracoğlu olmalıdır.Hatta gönül isterdi ki Beşiktaş'ın ''camlı stat'' projesi bitsin,turistlere Boğaz manzarası keyfinde futbol maçı izleme lüksü sunalım.Ancak eldeki imkanlar ve projelerin bitiş tarihine göre bu iki stat İkitelli ve Seyrantepe değil,Kadıköy ve Seyrantepe'de olmalıdır.Bir stadın ismi sırf ''Atatürk'' olduğu için stadı onurlandırmak,herşeyden önce Atatürk'e haksızlıkdır.Bence bunun sebebi ülkemizde ''vurulan'' darbelerin sonucu olan Atatürk yalakalığı ve sahte Atatürk hayranlığıdır.Yaşasaydı O bile ''bu statta futbol mu oynanır çocuk?'' derdi elbet.Neyse bunlar başka konular.Daha sonra diğer platformda elbet üstünde dururuz.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Son olarak da, bahsettiğim logoya değineceğim.Logo çok basit,o yüzden ayrıntılı yorum yapmak bir Charles Dickens olmak veya ne bileyim,bilimum sembolik şair özelliği taşımak gerektirir.Şöyleki,sekiz şehri temsil eden sekiz renkten oluşan bir lale düşünün ve içinde yani lalelin tohum kısmındaysa futbol topu olsun.Hepsi bu.Aslında fotoğraf veya resim koymaya gerek bile yok ancak blogumuz bunun için de sizi düşündü ve bir kopyasını buldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzIwucy0kII/AAAAAAAAAIM/QZLyMLTfnaU/s1600-h/5040b513850d4ca39771982154c25128.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzIwucy0kII/AAAAAAAAAIM/QZLyMLTfnaU/s320/5040b513850d4ca39771982154c25128.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Rakiplerimizin Platini'nin memleketi Fransa ve İtalya olduğu oylamada sonuçlar 28 Mayıs 2010'da açıklanacak.Ne diyeyim,rast gele.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-324159008368836910?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/324159008368836910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=324159008368836910&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/324159008368836910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/324159008368836910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2009/12/2016-adaylg-incelemesi.html' title='2016 Adaylığı İncelemesi'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/SzI1HMtVAbI/AAAAAAAAAIU/xTv1FEM00yo/s72-c/EURO2016TURKEY-copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-6852814594494105286</id><published>2009-12-23T04:48:00.002+02:00</published><updated>2009-12-23T04:53:32.676+02:00</updated><title type='text'>Portekiz'i neden seviyoruz ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzGFMrUmWKI/AAAAAAAAABY/ZYXcfXEnEiM/s1600-h/untitled1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418258279537465506" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 288px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzGFMrUmWKI/AAAAAAAAABY/ZYXcfXEnEiM/s400/untitled1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Görüntü Euro 2008'den. Turnuvada Portekiz'e duyulan sempatinin nedeni Cristiano Ronaldo değilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da kanıtı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-6852814594494105286?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/6852814594494105286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=6852814594494105286&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6852814594494105286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/6852814594494105286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2009/12/portekizi-neden-seviyoruz.html' title='Portekiz&apos;i neden seviyoruz ?'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzGFMrUmWKI/AAAAAAAAABY/ZYXcfXEnEiM/s72-c/untitled1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-2627592143791372221</id><published>2009-12-23T04:37:00.000+02:00</published><updated>2009-12-23T04:37:42.175+02:00</updated><title type='text'>Torres'e Göre Çözüm</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://lh4.ggpht.com/_HruL4Bl670c/SI558PDpkXI/AAAAAAAAADg/didOLH2dcGk/s1600/fernando-torres-liverpool-signing.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://lh4.ggpht.com/_HruL4Bl670c/SI558PDpkXI/AAAAAAAAADg/didOLH2dcGk/s320/fernando-torres-liverpool-signing.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;BBC'nin haberine göre Fernando Torres süper ligimizin takımlarına örnek olacak açıklamalarda bulunmuş.Liverpool'un Rafa ile yolları ayıracağı söylentileri hakkında konuşurken hem kendisi hem de takım hakkında içten açıklamalarda bulunmuş...Haber alıntıdır ve şöyledir;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;''Liverpool forveti Torres menajer Rafa Benitez'i kovmanın kulübün mevcut sorunlarını çözmeyeceğini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Şampiyonlar Ligi'nden elenen ve önümüzdeki sezon için yarışta geride kalan Kırmızılar on iki maçta sadece 3 galibiyet aldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Oyuncuların Benitez'den daha suçlu olduğunu düşünen Torres 'Bence menajeri kovmak bir çözüm değildir.' dedi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;'Daha iyi oynamak zorundayız.Bu duruma çözüm bulacak olanlar futbolculardır.'&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Geçen sezon hem Benitez hem Torres,kendilerini 2014'e kadar Liverpool'da tutan uzun süreli sözleşmeler imzaladılar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;'Bu zor bir durum ancak Dünya'nın zirvedeki bütün takımları şu an Liverpool'un içinde bulunduğu gibi kötü durumlardan geçer.' diye ekleyen Torres,'Dünyadaki bütün büyük takımlar gibi Liverpool da bu durumdan çıkacaktır.' diye devam etti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Liverpool uyum arayışları içindeyken,takımın finansal gücünün de Amerikalı sahipleri tarafından yeni yatırımlarla araştırma içinde olduğu biliniyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;Ve Torres,Benitez'in kadrosunu yeni oyuncularla güçlendirmesini öneriyor ancak Benitez şu anki tasarruf durumunda kadroyu güçlendirecek fona sahip değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;'Oyunculara ihtiyacımız olduğu açık.' diyen ve bu sezon 13 maçta 11 golü bulunan Torres ayrıca 'Kaliteli oyuncuları bir araya getirirsek,bu bizim için gerçekten bir artı olacaktır' diye devam etti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;'Ama bence durum gerçekten zor çünkü en iyi oyuncuları alabilecek kadar paramız yok.Bu zor bir durum ancak şimdi Liverpool'un geçtiği gibi dünyanın zirveye oynayan bütün takımları bu kötü durumdan geçmiştir.Ve her zirve takımı gibi Liverpool da bu kötü durumdan çıkacaktır.Kendime ve takımıma güvenim var.Yeteri kadar iyi olduğumuzu biliyorum,geçen sezon aynı takımla gayet iyi oynamıştık.'&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;Biraz eski olsa da haber &lt;a href="http://news.bbc.co.uk/sport2/hi/football/teams/l/liverpool/8427453.stm"&gt;böyle&lt;/a&gt;.Gel gelelim işin yorum kısmına.''Çocuk''un elbette tamamen haklı olduğu kısımlar var.Örneğin,Liverpool Şampiyonlar Ligi'nde fırtınalar estirirken hiçbir zaman ligde geçen sene olduğu gibi olmadı.Bence bu Rafa'nın bir şanssızlığı çünkü yıllardır ligi ana hedefleri olmaktan çıkaran Liverpool taraftarına uzun süreli bir heyecan yaşattı.Bu noktada kendisini kovmak elbette en büyük hatadır,ve çözüm olması beklenemez çünkü benim gördüğüm; nasıl ki Arsenal Wenger'le,ManU da Ferguson'la bütünleşmişse Kırmızılar da Rafa ile bu yolda emin adımlarla ilerliyor-dı.Arsenal'in yakın tarihte en büyük başarısı 2006 ŞL Finali'dir ve o günden bu yana,şampiyonluk yarışı içinde olduklarını hatırlamıyorum.Geçen sezon hariç Liverpool için de öyle.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Fakat şu da bir gerçek ki El Nino kendisiyle çelişmiş.El insaf...Kadrona daha kimi alacaksın ki? Hem kendin de söylemişsin işte,aynı kadroyla geçen sezon çok da iyi oynamıştınız.Biraz takım olarak durup kendinize şöyle bir bakmalısınız.Rafa'yı kovmak elbette çözüm değil,ancak yeni oyuncular almak da ne kadar çözüm olabilir? Bu tartışılır.Tartışılamayacak bir şey varsa o da çözümü Liverpoollu oyuncuların bulup uygulayacağıdır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-2627592143791372221?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/2627592143791372221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=2627592143791372221&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2627592143791372221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2627592143791372221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2009/12/torrese-gore-cozum.html' title='Torres&apos;e Göre Çözüm'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh4.ggpht.com/_HruL4Bl670c/SI558PDpkXI/AAAAAAAAADg/didOLH2dcGk/s72-c/fernando-torres-liverpool-signing.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-2524075229080490443</id><published>2009-12-23T04:06:00.005+02:00</published><updated>2009-12-23T04:13:12.150+02:00</updated><title type='text'>Süleyman Seba derdi ki...</title><content type='html'>Cem'in Turkcell Süper Lig ilk yarı değerlendirmesinden sonra, bugün dersimin erken bitmesi sebebiyle izleyebildiğim Ziraat Türkiye Kupası'nda oynanan Manisaspor - Beşiktaş maçı hakkında bir şeyler yazmak istedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF8WQafUQI/AAAAAAAAABQ/9wq6pQ0kX6U/s1600-h/untitled3.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 225px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF8WQafUQI/AAAAAAAAABQ/9wq6pQ0kX6U/s400/untitled3.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418248548508455170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçtan önce hakem Hüseyin Göçek hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Türkiye Futbol Federasyonu'nu ile Merkez Hakem Kurulu'nun gözde hakemlerinden biri olan Göçek, İstanbul bölgesi hakemlerinden ve asıl mesleği mühendislik. İlk profesyonel hakemlik deneyimini ise 1. yardımcı hakem olarak PAF Ligi'nde 12 Eylül 1998 tarihinde oynanan Fenerbahçe - Kardemir Karabükspor maçında yaşamış. Bu maçı Fenerbahçe PAF takımı 3-1 kazanmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an içinse profesyonel olarak yönettiği son maç 22 Aralık tarihli Manisaspor - Beşiktaş maçı oldu ve yine ilginç kararları ile maça damgasını vurdu. Manisaspor adına verilmeyen 2 gol vardı ki bunlara daha sonra değineceğim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça tempolu başlayan, bu oyunu sonuna kadar götüren takım Manisaspor oldu. Koyu bir Galatasaray taraftarı olarak oynadıkları oyunu gerçekten çok beğendim ve izlemeye değdi doğrusu. Maç boyunca aktiflerdi, sahada basmadık yer bırakmadılar. Elbette bugün Beşiktaş gibi bir takımın çok pasif olması da buna etkendi fakat çıktıkları kontrataklarla adeta rakiplerine ders verdiler. Attıkları gollerden sonra geriye çekilmeleri tamamen "rakip büyük takım" sendromundan kaynaklandı. Eğer skor eşitken oynadıkları futbolu galip oldukları zaman da sürdürebilselerdi, gerçekten fark olması kaçınılmazdı. Ayrıca bu performansları sayesinde Mehmet Nas'ın Turkcell Süper Lig takımlarında oynayan oyuncular arasında "en iyi dikine giden" futbolculardan biri olduğunu gördük. Manisaspor'un her akınında vardı bir şekilde. Her ne kadar Mesut Bakkal tarafından yenilen golde hatalı olduğu söylenmiş olsada, iyi bir futbol ortaya koydu. Gerçekten çok güzel iki gole de imza atacaktı ancak Isaac Promise tarafından ikisinde de engellendi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF8Jz-qFRI/AAAAAAAAABI/eoM-cN5lkv8/s1600-h/22121ic1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF8Jz-qFRI/AAAAAAAAABI/eoM-cN5lkv8/s400/22121ic1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418248334717097234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pozisyonlu ancak vasat geçen ilk yarıda dakikalar 38 olduğunda Kanadalı Joshua Simpson'ın kafa golüyle sevindiler Manisalılar. Beşiktaş kalecisi Korcan Çelikay'ın çabasına rağmen top ağlarla buluştu ve tabelada skor 1-0 Manisaspor'un lehine oldu. Bu dakikadan sonra kilometrelerce uzaktan sesimi duyurmaya çalışarak fahri teknik direktörlük yapmama rağmen geriye yaslanmaya başladı ev sahibi takım. Beşiktaş ise buna karşılık olarak ataklar geliştirse bile, sanki "ilk yarı bitsin, soyunma odasına gidelim" der gibi oynadı. Nitekim ilk devre 1-0 Manisaspor üstünlüğü ile tamamlandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarıya baskın başlayan taraf Beşiktaş oldu. Oyuna İsmail Köybaşı'nın yerine Mert Nobre, Rodrigo Tabata'nın yerine Yusuf Şimşek dahil edildi Mustafa Denizli tarafından. Ve dakika 48'de Bobo'nun şık hazırlanan golüyle Karakartallar beraberliği yakaladılar. İşte bu dakikadan sonra sahada Manisaspor fırtınası esmeye başladı. Beşiktaş'ın galibiyet için saldırmasına izin veren ancak savunmanın tandeminde görev yapan A.J.A Auxerre'den transfer Oumar Kalabane'nin iyi performansıyla olası gollere dur diyen Ege takımı, hızlı hücumlarla rakibinin üstüne gitmeye başladı. Ofsayt gerekçesiyle 2 golleri verilmedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF7_Epi2uI/AAAAAAAAABA/PLmE-mgXPA0/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF7_Epi2uI/AAAAAAAAABA/PLmE-mgXPA0/s400/untitled.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418248150213384930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Manisaspor verilmeyen gollerin ve oynanan futbolun mükafatını ise Ergin Keleş'in ayağından, formasının sırt numarasıyla ve memleketinin plaka koduyla aynı dakikada, yani 61. dakikada buldukları golle aldı. Golde ise Korcan Çelikay'ın acemiliğine verilmesi gereken bir hatası vardı ki, bu sayede son yılların en ilginç gollerinden birine şahit olduk. Korcan'ın vurduğu top Tomas Sivok'a çarpınca Isaac Promise'nin önüne düştü ve Ergin Keleş'e açılan top ağlarla buluştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-1 öne geçince Manisa yine aynı şeyi yaptı ve arkaya yaslanmaya başladı. Mustafa Denizli bunu farkederek 77. dakikada sahada yokları oynayan Rodrigo Tello'nun yerine, ona nazaran daha süratli olan Serdar Özkan'ı aldı. Beşiktaş bastırsa bile sonuç alamadı. Son dakikalarda Nizamettin Çalışkan - Mehmet Güven ve Yiğit İncedemir - Ferhat Çökmüş değişiklikleriyle zaman geçiren Mesut Bakkal'ın öğrencileri, ligde yenişemedikleri Beşiktaş'ı ders niteliğindeki futbollarıyla 2-1 mağlup etmeyi başardılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim Hüseyin Göçek'in kararlarına; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın ilk yarısında bariz sarı kart göstermesi gereken pozisyonlarda ılımlı davranarak kartına başvurmadı, çıkardığı 4 sarı kart tercihinin tamamını ikinci yarıda kullandı. Manisaspor'dan 52. dakikada Eren Aydın ve 72. dakikada Yiğit İncedemir sarı kart görürken, Beşiktaş'tan 71. dakikada Tomas Sivok ve 90. dakikada İbrahim Toraman sarı kart gördüler. Karttan daha önemlisi Manisaspor'un verilmeyen 2 golüydü ki bu kararlarında da son derece başarılıydı. 2 golde gerçekten ofsayttı ve Mehmet Nas'ın vermiş olduğu golünü iptal ederek adil davrandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF7tQ6FuXI/AAAAAAAAAA4/YDAxdfsT36E/s1600-h/suleymansebaaw5.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 232px; height: 334px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF7tQ6FuXI/AAAAAAAAAA4/YDAxdfsT36E/s400/suleymansebaaw5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418247844266359154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Maçın bitiş düdüğü çaldığında aklıma Süleyman Seba'nın bir zamanlar yanlış hakem kararları nedeniyle sarfettiği "Beşiktaş gerekirse hakemleri de yener" sözü geldi aklıma. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bugün tam tersi vardı Manisa'da. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş hakemin adaletine ve Manisaspor'un şanssızlığına rağmen kazanamadı...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-2524075229080490443?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/2524075229080490443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=2524075229080490443&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2524075229080490443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2524075229080490443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2009/12/suleyman-seba-derdi-ki_23.html' title='Süleyman Seba derdi ki...'/><author><name>Baran Geyik</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13983384263207388543</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF0DcXz7DI/AAAAAAAAAAM/kU1Nnlwa2to/S220/ben.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_v06ZnumtojU/SzF8WQafUQI/AAAAAAAAABQ/9wq6pQ0kX6U/s72-c/untitled3.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1294741813048344779.post-2264671267865578153</id><published>2009-12-23T03:37:00.000+02:00</published><updated>2009-12-23T03:37:37.365+02:00</updated><title type='text'>Hayat Fena Halde Futbola Benzer</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Trabzonspor-Fenerbahçe maçıyla süper,müthiş,perfekto ligimizin de nihayet ilk devresi sona ermiş bulunmakta.Hal böyle olunca insan bir yarı-sezon değerlendirmesi yapmak istiyor tabi.Her ne kadar bu blogu futbol yazmak için kullansam da ve de kullansak da,maalesef işimizin zor olduğunu düşünüyorum çünkü bence -ki bunu insan belirli bir olgunluğa erişince anlıyor- ülkemizde futbol adına bir konuşacak birşey&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt; yok.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Ama neyse ki buranın genel yayın yönetmenlerinden biri de ben olduğun için her türlü konuda yazmakta serbestim.Yani anlayacağın,değerlendirme;sadece ligin ilk yarısında olanlarla ilgili değil,''Güz Dönemi'' boyunca olanlarla ilgili.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Sezon başında gazetelerde çıkan haberler nedeniyle Rijkaard'ın gelebileceği tek kulübün Fenerbahçe olduğuna inandırılmak,Galaasaray'la anlaştığını öğrendikten sonra insanda ister istemez bir hazımsızlık yaratıyor.Hele ki haberi öğrendiğinizde, aylarca ''ya olm bırak bu işleri,Rijkaard Türkiye'de bir takıma gelir,o da Fenerbahçe'dir !'' diye dalga geçtiğiniz Galatasaraylı kuzeniniz yanınızdaysa,insan ilk başta şöyle bir yutkunuyor,ve ister istemez gözleri doluyor.Bu hayal kırıklığı ve insana hiçbir heyecan vermeyen Daum hamlesiyle başladık sezona.Fakat ne kadar şanslıydım ki,öğrenim hayatımda tam tersi oldu.Uludağ olacak diye beklerken,Ege geldi.Daum-Rijkaard gibi yani.Ege Üniverstiesi'nin heyecan verici çok özelliği vardı,mesela İzmir'de olması.Tıpkı Rijkaard'ın Hollandalı olması gibi.Ama göz ardı ettiğim bir şey daha vardı,o da Uludağ Üniversitesi'nin İstanbul'a daha yakın olmasıydı.Ve yine tıpkı Daum'un şampiyonluğa daha yakın olması gibi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Haftalar ilerledikçe,köprünün altından baya bir su aktı.Galatasaray gelene gidene 3-5 çekti.Gerçi gelen giden tırı vırıydı ama aynı sekansta Fenerbahçe'nin oynadığı oyun zevk bile vermiyordu.Ne olduğunu anlayamadığınız bir şekilde gol atıyorlardı,Lugano ve Bilica,zaman zaman Önder,sayesinde de gol yemeyince işler tıkırındaydı.Ancak bir zaman geldi ki,hem ben hem de Galatasaray, bir sorunla karşılaştık.Peş peşe gelen galibiyetlerden sonra Galatasaray önce beraberliklerle,sonra mağlubiyetlerle tanıştı.İşte o günler,benim de artık yavaş yavaş ''yahu ben niye buradayım?'' diye sormaya başladığım günlerdi.Artık İzmir'in bir çekiciliği kalmamıştı.Yine de yaşancak yerdi doğrusu.Tıpkı Galatasaraylılar'ın Rijkaard için ''yaşanacak adam'' demesi gibi.Ya tamam arkadaşım ya,belki o kadar duygusal değillerdir ama ileride bir gün hatırlamak isteyecekleri günlerdir bu günler.Ancak hayat her zaman hatırlanacak anılarla geçmiyor doğal olarak...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.sporx.com/images/galeri/29/8481/B_f32bd38e93ad9a436987a18c51246a51.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://www.sporx.com/images/galeri/29/8481/B_f32bd38e93ad9a436987a18c51246a51.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Çok geçmedi ki Fenerbahçe'de de sorunlar başlamasın.Fenerbahçe'nin Avrupa Ligi ile beraber yeni bir ''maceraya'' başladığı günler,benim de yeni ama aslında eski denilebilecek bir heyecana başladığım günlere denk geliyordu.Ancak o günler hiç de iyi gitmedi.Lige peş peşe pu an kayıpları ve mağlubiyetler,bende ise hüran,uykusuzluk ve karın ağrısı vardı.Tabiki de Fenerbahçe yüzünden değil,büyüdük artık.Şampiyonlar Ligi Finali'nde ilk yarısını 3-0 önde kapattığımız maçı vermedikçe Fenerbahçe için kendimi üzmem.Gerçi o günleri görebilsek,buna bile katlanırım ama benim asıl derdim başkaydı.Dert diyorum ama aslında geceleri uyumamı sağlayan kişiydi,belki görürüm diye.Ancak beklenen olmadı ve alınan mağlubiyet sonrası puan cetvelinde tepetaklak düşüş yaşadım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.haber01.com/images_up/besiktas-3-fenerbahce-0_715_o.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.haber01.com/images_up/besiktas-3-fenerbahce-0_715_o.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Ancak sağolsun,ileride inşallah psikolog olacak bir arkadaşım sayesinde -denilebilecek şekilde- bu olayı atlattım.Roland Koch'un takıma etkisi gibi.Koch,o motive edici konuşmalarını yaptı ve liderlik geldi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.365gunspor.com/resimler/habergorsel/danielguiza_emrebelozoglu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="259" src="http://www.365gunspor.com/resimler/habergorsel/danielguiza_emrebelozoglu.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;Derken,insan bir de bakıyor ki zaman geçmiş,ilk devrenin sonu gelmiş,finallerin tarihleri açıklanmış.Ve de anlıyor ki futbol her zaman hayatla paralellik göstermez,çünkü bizim maçlarımız yeni başlıyor.Devre arasında ise istikamet Antalya değil,İstanbul...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1294741813048344779-2264671267865578153?l=basintribunu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://basintribunu.blogspot.com/feeds/2264671267865578153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1294741813048344779&amp;postID=2264671267865578153&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2264671267865578153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1294741813048344779/posts/default/2264671267865578153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://basintribunu.blogspot.com/2009/12/hayat-fena-halde-futbola-benzer.html' title='Hayat Fena Halde Futbola Benzer'/><author><name>Cem Salih Yıldırım</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17142455501123581157</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_mSBJjurIfa0/TK3UxffNvjI/AAAAAAAAAVs/HLRvpo25ido/S220/33472_437537852549_735377549_5246079_5962676_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
